<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239</id><updated>2011-09-30T05:05:31.897+03:00</updated><category term='defter kaplamak'/><category term='Merd'/><category term='tuzla'/><category term='Ruhi Su'/><category term='anne sevgisi'/><category term='Barbie'/><category term='Lost'/><category term='Güler Beydağ'/><category term='Sadri Alışık'/><category term='pipi'/><category term='Hafıza nakli'/><category term='pollyanna'/><category term='Çıkrıkçılar Yokuşu'/><category term='20. hafta'/><category term='Oxford'/><category term='Fakir ama mutluyduk'/><category term='Amerikan hastanesi'/><category term='Cemal Özken'/><category term='Oyun'/><category term='Dönüş'/><category term='hamilelik'/><category term='İlhan Berk'/><category term='Marjinal'/><category term='Küçük Prens'/><category term='mutlu evlilik'/><category term='Andrei Zvyagintsev'/><category term='Yaşam'/><category term='Herman İşçi'/><category term='şimdi sevişme vakti'/><category term='yoğurt'/><category term='Ramazan Dinçsoy'/><category term='Aşk'/><category term='venedik'/><category term='Anne olmak'/><category term='doğum öncesi eğitim'/><category term='Hafıza'/><category term='Kirlenmek güzeldir'/><category term='Metin Altıok'/><category term='Su'/><category term='Sünnet'/><category term='dünyayı güzellik kurtaracak'/><category term='isim arayışı'/><category term='büyük aşk'/><category term='manda sütü'/><category term='Mert'/><category term='Ozan Beydağ'/><category term='Doktor'/><category term='kiraz mevsimi'/><category term='Puslu Manzaralar'/><category term='fırat özken'/><category term='Hürücan Beydağ'/><category term='Münir Özkul'/><category term='ilkokul'/><category term='Yaşamsal'/><category term='paris'/><category term='Ece Ayhan'/><category term='üç boyutlu ultrason'/><category term='ağa lokantası'/><category term='Theo Angelopoulos'/><category term='Arkadaş Z. Özger'/><category term='İstanbul'/><category term='dayak'/><category term='Büyük Londra Oteli'/><category term='oyuncak'/><category term='Jack'/><category term='Sait Faik Abasıyanık'/><title type='text'>seni beklerken</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>243</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-4041938401516368774</id><published>2011-09-29T23:32:00.001+03:00</published><updated>2011-09-29T23:33:46.111+03:00</updated><title type='text'>Tanıdık yabancılar</title><content type='html'>Bazen bir yürüyüşte olmanın en büyük anlamı o an orada senin gibi düşünen insanlarla birlikte olmaktır. Umuttur bu. Yalnız olmamaktır... Seninle aynı şeye ağlayan, aynı şeye gülen, aynı şeyi düşünen, aynı kavga için mücadele eden insanlar güçlendirir seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin için bu blogu yazdığımda, herkese açmaya karar verdim. Ortak bir emeğin ürünü olsun istiyordum bu blog. Fakat ne yazık ki elimiz klavyeye pek varmadığından çok sevdiğim insanlar -baban da dahil- çok da yazmadılar. Ama belki ondan da önemli bir şey yaptılar; okudular. Benim seni büyütme serüvenime tanıklık ettiler, gözyaşlarıma, kahkahalarıma, geçmişime, hayallerime. Bana yalnız olmadığımı hissettirdi bu blogun sessiz sakin okuyucuları. Yalnız tanıdıklarım mı? Ne mutlu ki hayır. Bazen yolu bu bloga düşen biri hiç tanımadığı bu kadının ve senin yaşamına giriverdi. Haberimiz bile olmadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün bizimle aynı şeylere gülebilen, aynı şeyler için gözyaşı dökebilen bir blog misafirimiz şöyle yazmış:&lt;br /&gt;“Nereden, nasil baslayacagimi bilemez bir halde yazmak istedim size. Nasil geldim buralara bilmiyorum ama bloglardan bloglara ucarken gordum Firat icin yazdiklarinizi. Once soyle bir baktim. Ilk yazidan basladim sonra. 2 aksamdir,cok naif,cok mutlu,ask dolu,sevmenin ve sevilmenin cok guzel ,cok gercek anlatildigi bir roman okudum sayenizde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailemi,dostlarimi,memleketi (ustelik hemseriymisiz de mersinden),binlerce kilometre uzakta birakip sevdigim adamin pesinde dolasiyorum.Ve onun isi geregi de bazi aksamlar tek basimayim. 2 aksamdir ,yine tek basima evde otururken oyle guzel isittiniz icimi,oyle cok aglattiniz ki beni, oyle sevdim ki sizi,kendimle ilgili bu detaylari paylasiyor olmam da ondan. &lt;br /&gt;Uzatmadan, Firat'a, size ve butun sevdiklerinize hep sevgi dolu, saglikli,uzun omurler dilerim. Iyi ki yazmissiniz ve iyi ki tesadufen tanimisim hepinizi. E-mailinizi bulamadigim icin buradan aradim sizi ve kendimi tutamadim,yazmak istedim. Rahatsiz ettiysem affola.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar kıymetli değil mi? Seninle ben burada konuşuyoruz ve bizim yaşamımız bir başkasınınkine dokunuyor. Ve tam da bizim gibi seven, sevdiğinin peşinden cesaretle giden bir kadın gelip bizim yanımızda soluklanıyor. Küçük ama anlamlı bir çoğalma bu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu blog senin için küçük bey evet; ama biraz da bizim için biliyor musun? Yalnız olmadığımızı hissetmek için; dostlarla sohbet için. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıskanmayasın, benim tatlı ve bu aralar bir o kadar da huysuz olan oğlum.&lt;br /&gt;Bu blogdaki her kelimenin altı senin için çarpan minik kalplerle çiziliyor çünkü.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-4041938401516368774?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/4041938401516368774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=4041938401516368774' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4041938401516368774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4041938401516368774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2011/09/tandk-yabanclar.html' title='Tanıdık yabancılar'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-9200529710348027179</id><published>2011-08-20T01:53:00.002+03:00</published><updated>2011-08-20T01:55:44.392+03:00</updated><title type='text'>Akşamüstü telefonunun gecesinde</title><content type='html'>Bu blogda neler neler konuşuldu kimler kimler konakladı belki de bir onun adı geçmedi hiç. Hiç iz bırakmadı o. Bir seferinde hafiften kafaları bulmuşken beyoğlunda; azıcık bir üstünden geçti konunun. Bu bloga ne denli yazmak istediginden bahsetti ve şimdi az biraz kırıntısını bile hatırlamadığım yazamama nedenlerinden. Boşver be demiştim o zaman ona, senin geleceğinde bütün doğallıyla olacağından o kadar emindim ki... Ondan hiç kopmayacağımdan. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın kafasına bir fotoğraf gibi kazınan anlar vardır. Kimi zaman o anın yaşanmaktayken içinde olmasan da filmini çeker hani beynin. İşte benim beynimde öyle bir anısı vardır onun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kötü bir haber vermek için aradığımda bir yokuş çıkmaktadır, kesin yine bir yere yetişmenin telaşesinde. Telefonu kapatır devam eder yürümeye yokuşta ve durur sonra. O an yapmakta olduğu, yapacağı her şey anlamsız gelir. “Ne yapıyorum ben?” der ve ilk taksiye atlayıp kapımızı çalar. Kapıyı açtığım o anı, sarıldığımızı ve şeffaf torbadaki meyve sularını kaydetmektedir o sırada beynim. Filmin ilk kısmını yine bir kız kıza akşamında öğrenecektir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadın yani senin Müge teyzen; annenin ciğerini bilir. Annen daha bir yemeğe uzatırken elini “yiyeyecek misin ki sen onu, yemezsin” der. Doğrudur, o tabak mutlaka tırtıklanıp bırakılır. Bir ortamdan kaçmak için bahane mi üretecek annen, hemen gözlerini devirip üç numaralı “bahane uydurduğunun farkındayım ama hadi takıl bakalım” bakışını atar.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bazen bir çocuk gibi “ya Hürüüüüüü” deyip ve tabii azıcık da eğilip annenin omzuna kafasını koyar. Sığınır, sığındırır. Annenin yaşamının, tüm zamanlarda  çekimli yüklemidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani bir keresinde senin için babanın beni sevdiği, benim onu sevdiğim gibi seven bir kadın dilerim en çok demiştim ya. Bir de benim birkaç iyi dostum var oğlum, hakikatli birkaç dost ama; işte onlar gibi, Müge teyzen gibi iyi dostlar dilerim sana.&lt;br /&gt;Öyle ki kardeş bilesin onları, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin de telefonun bugün benimkinin çaldığı gibi sadece “ama ben seni çok seviyorum” demek isteyen bir dostun eliyle çalsın. Daha dün gündelik bir vedalaşmayla, tatlı bir sohbetle ayrılmışken üstelik... Öyle araya zaman, özlem falan da girmemişken.&lt;br /&gt;Hadi bakalım, şimdi kapatıp blogu hemen Müge teyzeni ara. Bu yazıyı hatırlat ona. Git bir çayını iç, elini öp. Hayırsızlık etme.  Kırarım boynuzunu iblis.  Belki hazır gitmişken “bizimkiler” dizisiyle heba olan bir kuşağı da anlatır sana. Baksana bunca yıl sonra çıkıyor bilinç altımızdan kelimeler... Hey gidi yıllar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahi sen bu blogu ilk kaç yaşına geldiğinde okuyacaksın?&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-9200529710348027179?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/9200529710348027179/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=9200529710348027179' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/9200529710348027179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/9200529710348027179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2011/08/aksamustu-telefonunun-gecesinde.html' title='Akşamüstü telefonunun gecesinde'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-2244422438194335752</id><published>2011-08-07T01:08:00.002+03:00</published><updated>2011-08-07T01:09:23.835+03:00</updated><title type='text'>Ve bir nehir akar gider</title><content type='html'>Sen çok güzel gülen bir çocuksun biliyor musun oğlum? Kikirdiyorsun, sonuna kadar neşeleniyorsun, hayatın hakkını veriyorsun. Sinirlendin mi de tam sinirleniyorsun ama... Kırıp döküyorsun, küsüp gidiyorsun. Keskin duygularında kendimi görüyorum. Dalgalanmalarında... Yüzünde minicik bir nokta gibi burnunun ucundaki kıvrımda...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Neler paylaşmıyoruz ki bu aralar seninle... Bir masal kitabın var benim bayılarak aldığım, onu okuyoruz sık sık. Hep aynı yerlerinde aynı soruları soruyorum sana ve sen hep aynı heyecanlı cevapları veriyorsun. Ölüp bitiyorum. Neler görmüş diye sorduğumda bir “balıklar, gemiler” deyişin var ki ses hafızamda bundan gayrisi olmasa gam yemem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sohbet ediyoruz artık seninle. Bir de kibarsın ki sorma. Ne yapacak olsan nezaketen izin istiyorsun “yapabilir miyim anne”, “ben de gelebilir miyim baba” ve birinden bir şey kopardığında mutlaka teşekkür ediyorsun “tişikür” ediyorsun daha doğrusu. Hiç “teşekkür et yavrum” diyen anne babalardan olmadığımız halde, kendi kendine geliştirdiğin bir şey işte. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fenalıkların da az değil hani... Yemekleri doyduğun anda döküveriyorsun, bardaktı çanaktı, ipdaddi acımadan yere atıyorsun öylesine hobi olarak. Baban müthiş sabırla bunları karşılarken ben kızıp küsüyorum. “Benimle konuşma Fırat, üzüldüm” dediğimde öyle tatlı “konuşmak istiyorum ama, konuşacam. Baba annem bana küsmüş” deyişin var ki alelacele bir bahane bulup sarılıyorum sana. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün biz adanada, baban istanbuldayken; kendiliğinden telefonda babana şöyle söyledin “babacığım seni çok seviyorum, artık gel”. Bunu değil yaşamak aradan günler geçtikten sonra hatırlamak bile gözlerimizi ıslattı babanla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir deli oğlansın işte. Uzun zamandır takılmışız peşine, sürükleniyoruz o duygudan bu duyguya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne iyi etmişiz de bir nehrin adını vermişiz sana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Sen hep çağlayasın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-2244422438194335752?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/2244422438194335752/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=2244422438194335752' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2244422438194335752'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2244422438194335752'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2011/08/ve-bir-nehir-akar-gider.html' title='Ve bir nehir akar gider'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-2363300330126942793</id><published>2011-06-30T02:36:00.000+03:00</published><updated>2011-06-30T02:37:28.391+03:00</updated><title type='text'>İki adam</title><content type='html'>Küçüğüm,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben hayatta iki kez aşık oldum biliyor musun? Bir babana bir sana... Bir baban için bu kadar gözyaşı döktüm, bir senin için. Bir seni böyle kokladım böyle içime çeke çeke, bir babanı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir babana açtım kapıyı böyle, bir sana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle durduk yere, öyle elimi tutsam işte hemen oracıkta oldukları için iki adam düğümledi boğazımı sadece; biri sen biri baban.&lt;br /&gt;İki adam geldi aklıma şarkılarda, iki adam şarkılar söyletti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki adamla çıktığım yolculuklarda yaşadım en mutlu günlerini ömrümün. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bozcaada iskelesine yanaşan otobüsten inen üç kişiden ikisiydi iki adam. Ve güneşin yeni doğduğu saatlerde annen, bu iki adamla sahildeki üç kişiden biri olmanın sonsuz mutluluğunu yaşadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çanakkalede üç yıldızlı bir otelin küçük odasında mutlulukla uyuyan üç kişiden ikisiydi iki adam. Annen, iki kişilik bir yatağı üçe bölmenin mutluluğunu bu iki adamla yaşadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edirne’de bir bahar yağmurunda ıslanmak pahasına bir taksiye atlayıp şehrin kalan yerlerini gezen üç kişiden ikisiydi iki adam. Biz tam da biz onu görmeye geldiğimizde yağmur yağan bir şehirde bile mutsuz olmayan üç kişiydik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yedigöller’de, Terkos’ta, Amasra’da, Safranbolu’da, Riva’da, Eskişehir’de, Bursa’da, Kıyıköy’de... daha buluşmalarının üçüncü yılı bile dolmadan dört bir yanda bir arada olan üç kişiden ikisiydi iki adam. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve annen, ta içinden ama çok içinden minnet duygusunu en çok bu yolculuklarda hissetti. Ve bir yerlerde bir zaman yazdığı gibi inanmadığı bir dinin olmayan tanrısına en çok bu anlarda şükretti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok şükür oğlum, hayattayız, mutluyuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok şükür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-2363300330126942793?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/2363300330126942793/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=2363300330126942793' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2363300330126942793'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2363300330126942793'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2011/06/iki-adam.html' title='İki adam'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-5778443934853925928</id><published>2011-04-27T00:31:00.001+03:00</published><updated>2011-04-27T00:33:28.284+03:00</updated><title type='text'>Teklif var ısrar yok</title><content type='html'>Canım oğlum, uzun zaman oldu sana yazmayalı. Bu arada yazılarımızı biriktirdiğimiz site yasaklandı, sen birkaç santim uzadın, baban bir yaşına daha girdi ve emekli oldu, abin bir sınav daha atlattı, annen birkaç temiz sonuç daha aldı, kış gitmemekte yaz gelmemekte direndi. Hayat aktı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün seninle birlikte bir hafta içi gündüz kaçamağında (annenin bütün kaçamakları gibi sevinç dolu) başbaşa bir alışveriş merkezindeydik. Baban da katıldı bize öğle molasında. Biz üçümüz AVM’deki bir minik trenin minik lokomotifine binip (sen yalnız binmeye korkuyorsun diye) üç beş tur attık. Babanı işe yolladıktan sonra; oyun alanında başbaşa vakit geçirdik. Ve sonra senin koşarak giriş yaptığın oyuncakçıdan “büyük büyük kepçe’ aldık. Pizza Hut’a oturduk. En yeni menüden söyledik. Pizzayı da kolayı da tam ortadan bölüştük. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen küçüğüm tam karşıma oturdun. Gözlerimin içine bakarak, gülümseyerek mutlulukla yemeğini yedin.  Öyle anlar geldi ki kendimi kapıp koyvermemek için çok tuttum. Miniğim annesiyle ilk randevusundaydı sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takside bu güzel günün ardından eve dönerken, kokunu içime çektim. Nasıl anlatsam öyle bebek bebek kokmuyorsun sen sanki. Biraz yaramazlık kokuyorsun... Biraz adam adam, biraz uykudan yeni kalkmış insan kokusu... Biraz bebekliğinin yine o hiç bebek gibi kokmayan saç kokusundan izler... Biraz biraz her şeyden, biraz biraz yaşam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O koku, o randevu, o bakışlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalbimi ellerinde tutan bir oğul sevgisi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarın yeniden yemeğe çıkar mısın benimle?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-5778443934853925928?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/5778443934853925928/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=5778443934853925928' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5778443934853925928'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5778443934853925928'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2011/04/teklif-var-srar-yok.html' title='Teklif var ısrar yok'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-3354142492018420245</id><published>2011-01-14T02:23:00.003+02:00</published><updated>2011-01-14T03:16:32.156+02:00</updated><title type='text'>Fıratçığımla gece yarısı sohbeti...</title><content type='html'>Fıratcığım,&lt;br /&gt;Neden bilmiyorum gecenin bu saatinde ustelik cok da yorgunken oturmus saatlerdir burada yazilanlari okuyorum. Duygularım karmakarışık. Sana anlatmak istedigim ne cok sey var ve ne kadar azını anlatabilmişim simdiye kadar.&lt;br /&gt;Bir masal anlatmistim sana annen ve babana dair. Onlarin askini bir matbaa ziyareti sirasinda "su yuzune cikardigimi" :) Biliyor musun senin geleceginin haberini aldigimda, yani annen telasli sesiyle beni arayip "Firat geliyor" dediginde ben de acil bir is icin matbaaya gitmek uzere yoldaydim. Ve yanimda o zaman "is arkadasim" olan Evren abin vardi. Annenin o gunlerdeki deyimiyle "tiramisudan sorumlu devlet bakani" bu da ayri hikaye tabii :) Neyse, annen hastaneye gitmek icin yola ciktiklarini soyledi. Ben surekli seni dusunerek ve bu durum çeneme de yansıyarak matbaadaki islere hizlica goz atip döndüm ve ajansa cok da yakin olan hastaneye "uçtum" :) Gittigimde anneni ameliyathaneye almışlardı, müzi ve barış vardı, baban sizin yanınızdaydı sanırım. Sonra herkes toplandı zaten :) Bir süre sonra da seni getiriverdiler. Şimdi fıratçığım sana bir itirafım var; Geldiğine çok sevindim bu kesin. Ama benim aklım annendeydi ne yalan söyleyeyim. Neyse ki az sonra annen de yorgun ama mutlu bir şekilde yanımızdaydı da biz de o anın tadını doyasıya çıkardık hep birlikte...&lt;br /&gt;Sonra hiç hatırlamak istemediğimiz o günler başladı. Şimdi ilk defa sana söyleyeceğim bir şey var sırada kuzum; Ben o hastalığı annene hiç "konduramadım" evet konduramadım. Annen bu dünyada "hasta" olacak son insandı, olamazdı yani, nasıl olurdu... Asla kabul edemedim, asla yüzleşemedim. Fıratçığım sen asla, asla yaşama bu duyguları umarım ama bazen hayatta öyle büyük acılar vardır ki baş edemeyeceğini hissedersin...ne yapacağını, o duyguyu nereye koyacağını bilemezsin... Tabii bu o acının "gerçek"liğini değiştirmez maalesef... yalnız ağlamalar başlar. Acının "gerçek"liği içini yakar ama içinden çıkaramazsın... İçinden çıkarsa büyümesinden, durmamasından korkarsın... Sonra bir akşam vakti o berbat "gerçek" karşına çıkar, yağmurlu, soğuk bir sokakta ağlayarak nereye gittiğini bilmeden yürürken bulursun kendini. Sonra "yüzleşme" günleri, sağlam durma çabaları... bu sefer sabahları "dostum dün gece çok ağladım biliyor musun" haberleri olmadan gecelerce ağlamalar...&lt;br /&gt;Fıratcığım, böyle kötü şeylerden bahsetmek istemiyorum aslında sana. Ama sen büyüdüğünde ve bu satırları okuduğunda bütün bunlar annenin de dediği gibi sadece "kötü bir rüya" olacak. En büyük mutluluklarımdan biri senin bu günleri hatırlamayacak olman.&lt;br /&gt;Bu konuyu şöyle kapatmak istiyorum; senin annen nasıl ki senin canınsa benim de canımdır, kanımdır... Her kötülükten iyilikler öğreniyoruz. yaşam da biraz budur aslında. Ben bu acı günlerden ne öğrendim dersen; Fıratım tüm kalbimle dilerim hep güzel günler yaşayasın. Ama ola ki üzüldün, canın yandı, kalbim ve kucağım sana her daim açıktır. Seninle ağlamaya hazırım....&lt;br /&gt;Tatlıya bağlayalım yahu bu yazıyı artık :) Annen kesin ağlıyordur şimdi güldürmemiz lazım. Senin geldiğini öğrendiğimde yanında olan "iş arkadaşım" var ya, iki senedir yanımda inanır mısın? Senin "eki"nci doğumgünün ardından bu haftasonu biz de "eki"nci yıldönümüzü kutluyoruz hatta :) Seninle birlikte biz de büyüyoruz yani. O da sana bayılıyor bu arada. yalnız tabii kendisi asla kabul etmiyor ama bir de kıskançlık söz konusu, çünkü sen de güzelden anlıyorsun şekerim daha bu yaşında ihihihhhhiiiiiii! aklıma gelmişken annen de bu aralar güzelliğinin doruğunda yahu! Bi parlamalar bi ışıklı haller, bi mutluluk durumları :)) daim olsun inşallah maşallah :)&lt;br /&gt;uzun bir sohbet oldu, oo saat de 3'ü geçmiş. sen şimdi mışıl mışıl uyuyorsundur. uyu da büyü kuzu, büyü de gezelim, tozalım, suşi yemeye gidelim :)&lt;br /&gt;Seni çok seviyoruz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-3354142492018420245?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/3354142492018420245/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=3354142492018420245' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3354142492018420245'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3354142492018420245'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2011/01/fratcgmla-gece-yars-sohbeti.html' title='Fıratçığımla gece yarısı sohbeti...'/><author><name>teyzen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08560437252681457754</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-7521073578426764642</id><published>2010-12-29T02:48:00.004+02:00</published><updated>2010-12-29T03:03:17.779+02:00</updated><title type='text'>2011'e "düş yakamdan" dedirten kadın: Annen</title><content type='html'>Neruda’nın bir şiiri vardı. Bir gece yarısı okumuş ve hemen o an “bu bizim şiirimiz sanki” diyerek babana mail atmıştım. Sonradan bu şiiri baban nikah çikolatalarımızın olduğu bir kutuya iliştirivermişti. Kimbilir belki o şiirin bu blogda da bir konusu, değilse bile ona dokunan bir cümlesi olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatın kolaylaşmasından bahsediyordu şiir.  Mutluluğu bulunca. Ve mutluluktan, sevgilin sana sokulunca...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün canımı sıkan bir şey olduğunda, takside eve gelirken yapmak istediğim tek bir şey vardı babana sokulmak. Onun kollarının arasında minicik bir kadın olmak. Eğer sen Müzi’yle minik bir geziye çıkmamış olsaydın; bir de sana sokulmayı eklerdim isteğime. Sen bizim kocaman yatağımızda, minicik bedeninle yatarken bile sana sokulmak... Senin yanında da tıpkı babanın yanında olduğu gibi soluklanmak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni bir yıl geliyor. Senin deyiminle, “ekiii”nci yılını geride bırakıyorsun ömrünün. Öyle tatlı, öyle tatlı büyüyor, gelişiyorsun ki anlatamam. Çevrende bir sevgi haresi. Çok sevildiğinden emin, özgüveni yüksek afacan bir çocuksun. Gece yarılarına kadar hoplayıp, zıplıyorsun. –ki bu beni bazen isyan ettiriyor- &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk üç kelimeli cümleni kurdun bu aralar Müzi’yi taklit ederek: “bakkal mama getir”. Abiye hala dilin dönmedi ama Araş demeye başladın. Ve birisinin yanında sana yeni öğrendiğin bir kelimeyi ya da nispeten zor bir kelimeyi söyletmek için bir şeyler sorduğumda; başını hafifçe öne eğip, muzip bir gülümsemeyle cevap veriyorsun. Araş diyorsun, mandalina diyorsun... Peki neden dolduruyor gözlerimi benim şimdi bu, gecenin bir yarısında. Çünkü senin küçük hareketlerin, seni tanımlayan o küçük, minicik şeyler seninle benim tanışıklığımızın çok ama çok önemli bir parçası. Bu benim babanın bir şeye kızmadan tam önceki yüz ifadesini bilmem gibi bir şey veya onun bazı özel ses tonlarını.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Evet yeni bir yıl geliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık kendimi iyice ihtiyarlar gibi hissederek sağlık istiyorum sevdiklerim için. “Her şeyin başı sağlık” diye başlamak istiyorum bütün cümlelere ve “Cana geleceğine mala gelsin” diye bitirmek istiyorum cümleleri. Ne yapalım bu böyle artık. Sağlıkla ilgili bütün güzel haberlerde, sevdiklerimi toplayıp bir araya bir minik kutlama yapmak istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sevdiklerim için alınacak onlarca kabartma tozu istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araş efendi sınavı kazansın istiyorum, 2011 bitmeden x üniversitenin y bölümüne kaydolsun. Ve ben o kabartma tozlarından bir - iki paketini onun sınavı kazandığı gün açayım. Süsleri unuttuysam, bir saat tam olarak hangi reyondan hangi ürünü alacağını anlatarak Migrosa göndereyim babanı istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abin ve seninle ilgili çok şey istiyorum. Onun senin için nasıl bir şans olduğunu biliyorum ve senin onun için. İkinizin yıllar yıllar sonra bir barda iki tek atıp, sonrasında anlık bir kararla bize gelmenizi istiyorum. Kabartma tozunu bu kez hızlı bir kek için açmak istiyorum. Ama abin kek sevmez ki... Belki o zaman abin daha çok yemek sevsin de istiyorum. Üstüne alınmasın 2011’den istemiyorum bunları. Sözüm 2025’e...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu dükkan işi iyi gitsin istiyorum. Çiçekli ve pamuklu pijamalarla donansın evler... Hadi müşteri velinimetimizdir; o evlerin de vanilyası bol olsun istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine ihtiyarlar gibi “ağzımızın tadı hiç bozulmasın” demek istiyorum. Her şeyin başı sağlık demiş miydim? Yok yok merak etme ihtiyarlar gibi alzheimer olmak istemiyorum. Fakat şimdi geldi aklıma, alzheimerdan muzdarip büyüknineni anlatmak istiyorum sana. Hadi şunu da ekleyelim o zaman listeye, daha çok anlatmak istiyorum sana yeni yılda. Hikayeler, masallar, tanıdıklar, anılar... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu yeni yılda sevdiklerime daha çok sokulmak istiyorum, onları daha çok sarıp sarmalamak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevdiklerim için daha çok mutfağa girmek istiyorum. Onlara onları ne kadar çok sevdiğimi daha çok hissettirmek. Baban çok kızsa da paket paket kabartma tozu almak istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha çok incelik istiyorum yeni yılda hepimiz için. Ve yine baban kızsa da minik renkli süsler istiyorum kurabiyelerim için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsteyenin bir yüzü kara!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-7521073578426764642?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/7521073578426764642/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=7521073578426764642' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7521073578426764642'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7521073578426764642'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2010/12/2011e-dus-yakamdan-dedirten-kadn-annen.html' title='2011&apos;e &quot;düş yakamdan&quot; dedirten kadın: Annen'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-2168925535831258646</id><published>2010-12-08T23:31:00.004+02:00</published><updated>2010-12-09T00:17:18.467+02:00</updated><title type='text'>Antenler açık mı?</title><content type='html'>Oğlum, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar kanser olup iyileşmiş olmanın en güzel yanı; hayati olmayan bütün hastalıkları hafife almaktır. Bu sadece kanser olan kişi için değil çevresi için de geçerli. Sen bizim bu dönemlerimizi minik bir bebek olarak yaşıyorsun. Dolayısıyla senin için son iki yıldır içimizde kopan fırtınalar çok da bir şey ifade etmeyecek. Sen büyüdüğünde de umarım artık bizim için çok bir şey ifade etmeyecek. Bir tuhaf rüya gördük diyeceğiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz aylarda bir doktorun verdiği raporla; nüks ihtimali belirdi karşımızda. Üstelik artık rüya gibi gelmeye başlamışken her şey. Kabus gibi geçen bir iki haftanın sonunda öğrenebildik ancak korkulacak bir şey olmadığını. Raporu aldığımızda babanla yine bir hastane koridorundaydık. Birbirimize sarılıp, etraftakileri hiç umursamayarak ağladık, ağladık... Mutluluktan ağlamayı ilginç bulur, inanmazdım. İki şey bana yanıldığımı gösterdi: sen ve bu hastalık. İkiniz de o kadar çok ağlattınız ki beni mutluluktan. Senin ilk sözlerin, ilk adımın, geleceğine dair hayaller, komikliklerin ve hastalıkla ilgili temiz olduğumu gösteren her tür belge :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafife almak demiştim ya hani... İşte bugün hayati olmadığı için güle oynaya gittiğim bir operasyondan çıktığımda baban beni bekliyordu. Biraz anestezinin bulanıklığı vardı üzerimde. Baban; elimi tuttu, saçlarımı okşadı, verdikleri sandviçin son lokmasıyla vişne suyunun son yudumunu denk getirmek için çabaladı (başardı da), telefonundan twitter sayfalarını gösterdi zaman daha hızlı geçsin diye; sonra tümseklerde dikkatli olması için taksiciye uyarılarda bulundu... Bunların her biri "seni seviyorum" demekti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatın içinde "seni seviyorum" demenin binbir türlü yolu vardır. Aman sakın ha ıskalamayasın bunları, hafife almayasın. Benim yemen için ısrar ettiğim bir dilim peynir, babanın sen düştüğünde suratını asması, abinin seninle top oynadığı saatleri sen çok mutlusun diye uzun tutması, halanın çok uzak bir yoldan sırf seni görmek için gelmesi, bir arkadaşının misal en sevdiği yemeği seninle paylaşması, anneannenin "yavrum" derkenki sesinin tonu, sen evden çıktığında arkandan uzun uzun bakmalarımız... Daha ne çok ne çok şey... Her biri birer "seni seviyorum"dur. Duyasın, bilesin... Duydukça, bildikçe hakkını verip, mutlu olasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annen her şeyden önce ve öte çok ama çok mutlu bir kadın. &lt;br /&gt;Çok sevdiği ve çok sevildiği için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bu yazıyı yazarken içerden öpücük sesleri geliyor. Baban kah kendi uyku aralarında kah sen döndüğünde kocaman kocaman öpüyor seni. Huzurlu bir uykunun kollarına bırakmak için kendimi ben de yanınıza geliyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu gece de yanaklarından biri benim biri babanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutma her öpücük bir "seni seviyorum"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni çok seviyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-2168925535831258646?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/2168925535831258646/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=2168925535831258646' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2168925535831258646'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2168925535831258646'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2010/12/antenler-ack-m.html' title='Antenler açık mı?'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-4798162385159356467</id><published>2010-08-05T12:03:00.001+03:00</published><updated>2010-08-05T13:19:50.656+03:00</updated><title type='text'>Bir film ve Muko deden</title><content type='html'>Kuzum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir film vardı bizim ilk gençliğimizden... Ayı. Bilmem senin karşına çıkar mı bir vesileyle. Bu filmde yavru ayı bir yırtıcı hayvandan kaçıyordu tek başına. Dağlardan nehirlere uzanan bir kovalamacadan sonra köşeye kısılınca ayaklarının üstünde durup direniyordu. Ve yırtıcı arkasını dönüp uzaklaşıyordu. Kamera geniş açıya geçtiğinde arkada ayakları üzerinde kükreyen kocaman bir ayı görünüyordu. Büyük ayıyla yavru ayının kavuşması, büyük ayının yavrunun yarasını yalaması... Bugün filmden bu pasajı izledim tekrar ve sonrasında bir de Ahmet Kaya’nın Büyüdün bebeğim şarkısı rast gelince çaresiz bıraktım gözyaşlarımı. Sana yazmaya başladım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün babaannen anlattı; Muko dedenle manava gittiklerinde deden hep malın en kötüsüne sarılır “Elif bunları alalım, zayi olmasın.” dermiş. Babaannen itiraz ettiğinde de “E adam bunlardan da para kazansın bunlar da işe yarasın” diye kızarmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu satıcıya da zayi olmak üzere olan eciş bücüş meyvelere de kıyamayan adam, senin Muko deden, sana gururlanacak bir şeyler veriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onu tanıyamamış olsan da bu blogdaki yazılardan bir resim çizebilirsin diye düşünüyorum. Ve o resim, o filmdeki büyük ayı gibi senin arkanda bütün heybetiyle durur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne mutlu...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-4798162385159356467?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/4798162385159356467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=4798162385159356467' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4798162385159356467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4798162385159356467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2010/08/bir-film-ve-muko-deden.html' title='Bir film ve Muko deden'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-632130393898306934</id><published>2010-07-23T10:50:00.001+03:00</published><updated>2010-12-09T00:19:34.846+02:00</updated><title type='text'>Bebekliğe veda</title><content type='html'>Bir oğlan çocuğu dün ilk kez berber koltuğuna oturdu. Ve kendisiyle annesini kan ter ve kıl içinde bırakarak veda etti bebeklik buklelerine. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bu sabah, yeni küçük oğlan çocuğu haliyle poz verdi annesinin objektifine. Annesi bilgisayarda seyrederken oğlunu müthiş duygulandı. Şaşırdı onun böyle büyüdüğüne. Bakışlarında anlamlar biriktirdi oğlan, boy attı, zayıfladı, sallanarak uyumalardan annesinin boynuna sarılarak uyumalara geçti, kendi yemeğini kendi yemeye başladı, yürür idi koşar oldu. Bir oğlan sanki tez çabuk büyüdü. Annesi bugünkü fotoğrafta tüm bunları gördü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sonra yine bu sabah Ortaçgilden bir zamanlar nefret eden  bir kadın, Ortaçgil’in konserini kaçırdığına yandı. Ve şaştı bir zamanlar sevmediği bir şeyi şimdi bu kadar çok sevebilmesine, böyle Ortaçgil şarkılarını uzun uzun dinlemesine, eşlik etmesine. Sevindi değişebildiğine. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sabah sevmediklerini sevebilen bir kadın büyüdüğünü fark etti. Ve bir oğlan bakışlarına binbir anlam katarak büyüdüğünü kanıtlar bir fotoğraf için poz verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadının hayatında sevmediği fakat ilerde belki de seveceği binbir sürpriz...&lt;br /&gt;Oğlanın hayatında sevilmeyi ve sevilmemeyi bekleyen binlerce şey...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değişmek de yaşamak da ne güzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıradaki Ortaçgil şarkısı kadından oğlan çocuğuna gelsin:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen, ben... değirmenlere karşı... bile bile  birer yitik savaşçı... akarız  dereler gibi  denizlere... belki de  en güzeli böyle...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-632130393898306934?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/632130393898306934/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=632130393898306934' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/632130393898306934'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/632130393898306934'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2010/07/bebeklige-veda.html' title='Bebekliğe veda'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-2838121313429433857</id><published>2010-05-13T11:13:00.001+03:00</published><updated>2010-05-13T11:25:28.197+03:00</updated><title type='text'>Bebeklikten çocukluğa...</title><content type='html'>Fıratım sen bir çocuk oldun artık biliyor musun? Yere düşünce kalkıp ellerini silkeliyorsun, çikolataya bayılıyorsun, bir anlık dalgınlığımızda balkona sıvışıyorsun, nesneleri saklayıp sonra nerede diye sorarak kandırıkçılık yapıyorsun, kafana esince yanağımıza öpücükler konduruyorsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceleri elimden tutup yatağa götürüyorsun ve o sana göre koca yatakta ikimiz oyundan başlayıp uykuya giden bir yolculuğa çıkıyoruz. Defalarca öpüyoruz birbirimizi, kucaklaşıyoruz. Anne oğul olmanın keyfini sonuna kadar çıkartıyoruz. Ve sen kıkırdıyorsun ya arada, işte o zaman içimde sadece bir büyük minnet duygusu oluyor. Yanımda olduğun için. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen anne yaptın beni, bir tuhaf hisle sarmaladın. Bir tek saç lülesine, bir gülüşe, bir bakışa, bir yarım yamalak kelimeye, bir ıslak öpücüğe attırdın imzayı. Artık bir ömür senin başrolünde olduğun filmlerin yardımcı kadın oyuncusuyum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne diyelim, “action”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-2838121313429433857?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/2838121313429433857/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=2838121313429433857' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2838121313429433857'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2838121313429433857'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2010/05/bebeklikten-cocukluga.html' title='Bebeklikten çocukluğa...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-4271522841189564569</id><published>2010-03-19T15:54:00.002+02:00</published><updated>2010-03-19T15:57:41.899+02:00</updated><title type='text'>Bir adam hakkında</title><content type='html'>Theodorakis’i izliyordum, Yunan halkı cuntacıların hapse girmesinin coşkusunu yaşarken bir videoda. Sonra o kabarık saçlı ve coşkulu hali onun, aklıma getirdi senin delikanlılığını. Belki kabarık saçlı bir üniversite öğrencisi ve belki işte böyle bir konserin çılgın şefi... Belki bir doktor belki bir kadının çok sevgili kocası... Belki bir gezgin belki bir küçük kızın göbekli babası...  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şekilde benim oğlum olan o adam. &lt;br /&gt;Ve o adamı tanımak için geçirilen ömrümün geri kalanı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-4271522841189564569?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/4271522841189564569/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=4271522841189564569' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4271522841189564569'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4271522841189564569'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2010/03/bir-adam-hakknda.html' title='Bir adam hakkında'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-3750539258818036450</id><published>2009-12-31T13:33:00.003+02:00</published><updated>2009-12-31T13:42:17.613+02:00</updated><title type='text'>Bittin ha sonunda!</title><content type='html'>Ah 2009 ah. Nasıl hesaplaşsam seninle, nasıl uğurlasam seni. Hayatım boyunca unutamayacağım belki de tek bir yıl olacak ki sensin o. Neler yaşattın bana? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha ilk ayında oğlumu verdin bana. Nasıl unuturum senin o rüya gibi 8 Ocak’ını. O telaşı, bir anda toplaşıveren dostları... Ve ilk kez besleyişimi mememden oğlumu... Ve onun ilk gülüşünü, ilk adımlarını, çıkardığı tüm o garip sesleri. Ve kucağımda geçirdiği her bir huzurlu dakikayı nasıl unuturum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bana attığın keleği 2009. Cemal’den gelen o telefonu. Ve sonrasında hayatıma ilk kez giren o kelimeleri. Ve bana yaşattığın korkuları... Cemalin ve annemin döktüğü gözyaşlarını, kesilen sütümü ve Barış’ın bir umut arayan sorularını, babamın her sabah ettiği telefonları, abimin taksiden indiği o anı, Müzi’nin telefondaki halini, dostların sıklaşan ziyaretlerindeki mahcup bakışları... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unuturum sanma 2009. Affederim sanma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden diye sormayacağım sana. &lt;br /&gt;Seni derin bir oh çekerek uğurlamak istiyorum. &lt;br /&gt;Sarılmak istiyorum sana dostça sen giderken. &lt;br /&gt;Çünkü sen tüm o acıları bile yaşatırken bana; büyüttün beni, daha çok sevdirdin yaşamın bütün küçük detaylarını, sevdiklerimle daha da yakınlaştırdın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir hayırsız evlat gibi seveceğim seni. &lt;br /&gt;Ama hep seveceğim. &lt;br /&gt;Oğlumun içinde olduğu her şey gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoşçakal 2009.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-3750539258818036450?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/3750539258818036450/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=3750539258818036450' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3750539258818036450'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3750539258818036450'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/12/bittin-ha-sonunda.html' title='Bittin ha sonunda!'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-331670295789664612</id><published>2009-12-23T04:03:00.000+02:00</published><updated>2009-12-23T04:04:17.759+02:00</updated><title type='text'>"Oğlum in o kaydırağın tepesinden"</title><content type='html'>Oğlum, gecenin bu vaktinde yatak bana babanla sıcacık bir uyku vaat ederken kalktım. Kütüphanenin raflarından emektar macintosh’umu çıkardım. Her zamanki üşengeçliğime geçit yoktu. Sana uzun zaman sonra yeniden yazarken, bütün mektuplarımı yazdığım bu kaleme ihtiyacım vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgisayarımı açtığımda “ığeavc xp;ş,,”, “y;ş,+XQ” isimli dokümanlar karşıladı beni. Bir minik saldırıyla damgalamışsın onları. Ve neden bilmem öylece bırakmışım ben de... Belki de şimdiki gibi gülümseyebilmek için bilgisayarımı her açtığımda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana yazmayalı da bu bilgisayarı açmayalı da uzun zaman olmuş. Ve bu uzun zamanda ne çok şey birikmiş. Ama boşvermeli şimdi bunları. Bugün çok önemli bir gündem maddemiz var. Bugün seninle ilk adımlarını konuşacağız ve cesareti ve ikilemi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne şanslı anne babalarız ki senin hem çekingen o ilk adımlarının hem de ilk uzun yürüyüşünün şahidi olduk babanla. İlkinde İstanbul’daydık birden iki koltuk arasında iki adım atıverdin. Sen attığın o minik adımın belki de farkında bile değilken biz “doktorumuzun önceden uyarısıyla mecburen içimizden” sevinç çığlıkları atıyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra devam etti bu çekingen adımlar ve tamamen son dakika gelişmeleriyle babanla Mersin’deyken (onun deyimiyle baba ocağındayken) yerinden kalktın ve oldukça uzun bir mesafeyi kendi başına kat ettin. Koltuğa bir iki adım kala kendini ileri doğru atarak... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin yürüyüşünle başlayan bu süreç senin cesaretin gibi bizim de artık daha cesur olmamızı gerektiriyor. Seni yürümen için daha rahat bırakmamızı, sokakta elini bırakıp sana özgürlük duygusunu tattırmayı, koşup düşmenden o kadar çok korkmamayı... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin bu naif cesaretin bizi de bir sınava sokuyor ve ben bütün sınavlar gibi bu sınavdan da çekiniyorum. Çünkü sana olan sevgim ne kadar özgürlüklerden bahsedersem bahsedeyim sokakta elini sımsıkı tutmama neden olabilir. Ve sana “düşmemeye değil kalkmaya oyna” desem de kendimi ümitsizce senin düşmemen için çabalarken bulabilirim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman zaman kendimle ters düşecek hatalar yapsam ve ikilemler yaşasam da her zaman senin gibi cesur olmak için kendimle, anneliğimle, sevgimle mücadele edeceğimi bil. Ama tüm bunlara arada bir yenilme hakkımın olduğunu da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani demem o ki gün gelecek kaydırağın en tepesine çıkmak ve oradan belki de baş aşağı kaymak isteyeceksin. Peki yap bunu. Seni aşağıda bekliyor olacağım yüreğim ağzımda. Ve eğer koca bir adam olduğunda bu yazıyı okurken albümden kaydırağın tepesinde sana yapışmış bir fotoğrafımı bulursan da ayıplama beni. Çünkü diğerlerini bilmem ama benim annelik maceramda ölesiye korkak ve bir o kadar da cesur bir kadın başrolde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık hangisi ne zaman nerede ortaya çıkarsa...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-331670295789664612?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/331670295789664612/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=331670295789664612' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/331670295789664612'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/331670295789664612'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/12/oglum-in-o-kaydragn-tepesinden.html' title='&quot;Oğlum in o kaydırağın tepesinden&quot;'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-923828577576341618</id><published>2009-10-19T23:04:00.003+03:00</published><updated>2009-10-19T23:36:13.612+03:00</updated><title type='text'>Bir Ünsal Hoca Varmış...</title><content type='html'>Sevgili Fırat,&lt;br /&gt;Dün bizleri çok üzen bir haber aldık. Prof. Dr. Ünsal Oskay'ın ölüm haberiydi bu. Türkiye'de "İletişim" dendiğine akla gelen ilk insan, gerçek bir aydın, tam bir entelektüel ve ne şanslıyım ki benim Ünsal Hocam.&lt;br /&gt;Sana biraz ondan bahsetmek istiyorum. Ama birazcık araştırmayla öğrenebileceğin şurada doğdu, burada eğitim aldı, şu kitapları yazdı bilgilerinden değil de bizim (öğrencilerinin) onu tanıdığı şekliyle anlatmak isterim.&lt;br /&gt;Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi 401 no'lu sınıfı onun derslerinde gördüğü kalabalığı başka hiçbir derste görmemiştir. Üstelik devam mecburiyetinden filan değil tamamen öğrencilerin Ünsal Hocayla birşeyler paylaşma isteğinden kaynaklanırdı bu kalabalık. Ağzında sigarası, elinde çayıyla anlatırdı.... neler neler anlatırdı... en büyük derdi bizlerin daha çok okumasını sağlayabilmekti. Bir dersinde eni konu hesap yapmıştı; günde bir saat yemek yapsanız, yumurta gibi basit yemekler yapıp fazla vakit kaybetmeyeceğinizi düşünüyorum, bir saat yemek yeseniz, bir saat banyo tuvalet gibi işlere vakit ayırsanız, dört saatiniz okulda geçse, 6 saat uyusanız, geriye 11 saat kalıyor! Bu zamanı geçirmenin en kıymetli yolu kitap okumaktır!&lt;br /&gt;Ama sanma ki Ünsal Hoca sadece buna önem verirdi. Hiç de değil! Hayat çok değerliydi onun için "Çocuklar her zaman mükemmel bir eş bulamazsınız, ama o böyle şu şöyle diye yalnız kalmayın, iyi kötü biri mutlaka olsun hayatınızda, hayattan kopmayın" derdi :) En güzel anılarından biri bir gün sahilde karşılaştığı kendi kitabını okuyan "bir çift bacak"a dair anısıydı. Öyle güzel bir kızın kendi kitabını okumasından duyduğu memnuniyeti keyifle anlatırdı. Türkan Şoray'ın kirpikleri ise sanırım en büyük tutkusuydu :) Sınıftaki erkek öğrencilere "Arkadaşlar en az bir Cemal Süreya şiiri bilmeden bir kızı tavlayamazsınız" derdi. Yüzyıllık Yalnızlık'ın tamamını 3 günde son 10 sayfasını ise 10 günde okuduğunu bu kitabın ne zaman bahsi geçse gülümseyerek hatırlarım.&lt;br /&gt;Dün akşam ATV'de Ünsal Hoca'nın ölüm haberini verirken onun iletişim sektöründe ne çok öğrenci yetiştirdiğindne bahsettiler. Sadece ATV'nin haber ekibinde bile kendisinden bahsedebilecek 5-6 öğrencisi vardı...&lt;br /&gt;Türkiye'de iletişim sektörüyle ilgili her türlü soruya cevap verebilecek, birçok konuda kapsamlı ve anlamlı bakış açısı sunabilecek ender insanlardan biriydi...&lt;br /&gt;Velhasıl Fıratçığım, hem iyi bir eğitmen hem iyi bir insandı hocamız. Gerçek bir kayıp bizler için. Umarım senin de hayatında böyle değerli hocaların olur. Umarım sana sadece bilgi değil, anlamlı bir dünya görüşü de verebilirler...&lt;br /&gt;Sana Ünsal Hocamızın yazdığı ve tavsiye ettiği kitapları armağan etmek için sabırsızlıkla bekliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-923828577576341618?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/923828577576341618/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=923828577576341618' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/923828577576341618'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/923828577576341618'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/10/sevgili-frat-dun-bizleri-cok-uzen-bir.html' title='Bir Ünsal Hoca Varmış...'/><author><name>teyzen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08560437252681457754</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-4442854644121488378</id><published>2009-10-12T11:45:00.003+03:00</published><updated>2009-10-12T14:45:48.346+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Theo Angelopoulos'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dönüş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Andrei Zvyagintsev'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Arkadaş Z. Özger'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Puslu Manzaralar'/><title type='text'>Bir yolculuğun sonunda</title><content type='html'>Annen gelişigüzel yolculukları, nereye çıkacağını bilmediği yollarda yürümeyi sever oğlum. Ve bazen insan önemsiz gibi görünen bir gezintiye çıktığında, gezinti onu hayatı boyunca unutamayacağı bir manzaraya çıkarır...  Bugün nereye çıkacağını bilmediğim bir internet yolculuğunda bir dizeye düştü yolum. “Bir dağ bulur uzun uzun bakarım”. Bilmem kaç defa okudum bu dizeyi, şu son on beş dakika içinde. Okudukça işledi içime ve içime işledikçe anlamlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bir filmden bir sahneyi hatırladım. Babalarını arayan iki çocuk filmin sonunda kocaman bir ağaca sarılıyorlardı koşarak. Çarpılmıştım. Sıkıla sıkıla üflüye püflüye upuzun bir filmi bu kısacık sahne için izlemiştim sanki. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir başka film sahnesi... İki deli rus oğlan, yıllar sonra babaları çıkıp gelmiş yaşamlarına. Bir yolculuğa çıkıyorlar hep beraber, uzlaşamıyorlar. Ve adam ölüyor bir biçimiyle. Bir kayıkta yatıyor cesedi. Çocuklar sahildeyken denize doğru sürüklenip gidiyor. Küçük hırçın çocuk koşuyor arkasından ilk kez “baba” diyerek. Bu sahnenin etkisinde kalıp bütün gece ağladığımı hatırladım. Zübeyde Halan tek bir sahne için bu kadar ağladığıma inanamıyor, “bak doğru söyle abimle bir şey mi oldu” diye sıkıştırıyordu beni. Oysa o tek bir sahne bütün bir gece ağlanmaya değerdi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biliyorum büyük ihtimalle apolitik bir oğlan olacaksın. Yaşam kaygıların da bizimkilerden bambaşka olacak. Varsın olsun; ama ne olur ağladığın birkaç film sahnesi, defalarca okuduğun birkaç dize, yürümekten keyif aldığın yollar da olsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Bir dağ bulur uzun uzun bakarım” dizesini kucaklayan şiir şöyle bitiyordu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Şimdi senin uzanıp yattığın otlarda&lt;br /&gt;Yarın yeni bir yeşillik büyüyecek”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim yeşilliğim sensin ve dağım da.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-4442854644121488378?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/4442854644121488378/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=4442854644121488378' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4442854644121488378'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4442854644121488378'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/10/bir-yolculugun-sonunda.html' title='Bir yolculuğun sonunda'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-8476698629152151118</id><published>2009-10-05T16:43:00.003+03:00</published><updated>2009-10-05T16:53:22.516+03:00</updated><title type='text'>Doğduğun güne dönüş</title><content type='html'>Oğlum, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl gözümden kaçmış bu! Doğduğun günü anlatmamışım sana... Oysa nasıl heyecanlı bir gündü. O gün erkenden uyanmıştım. Marjinal hamilelerin şerefine bir kahvaltı tertip edilmişti (böyle bir kalıp var evet). Yolda anneanneni aradım, bu kadar erken aramama şaşırıp “bebek mi geliyor yoksa” diye açtı telefonu. “Daha neler” dedim daha var... Kuzenin Duru’nun aramıza katılmasına sadece birkaç saat kalmıştı. Bir yandan da dayını arıyordum her şey yolunda mı diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marjinal’deki keyifli kahvaltının ardından (Duru da sağlıklı bir kız çocuğu olarak doğmuştu bu arada), yorgan almak için Harbiye’de dolanmaya başladım. İştahım o kadar açıktı ki o mükellef (bunu da öğren, ne işine yarayacaksa) kahvaltının ardında bir de Aslı’dan su böreği ve portakal suyu ziyafeti çektim kendime. Yürüye yürüye Cevahir’e vardım. Yorganları bulup babanı bekledim. Öğle yemeğinde gelip beni eve uğurladı. O kadar yorulmuştum ki hemen uzandım yatağa. Haa öncesinde de sucuklu yumurtaları dürüm yapıp hüplettim (bunu zaten biliyorsundur).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzanalı henüz on dakika bile olmamıştı ki bir tık sesi duydum. Ve bir sıkışma hissettim. Tuvalete gittiğimde senin gelmeye niyetli olduğunu anladım. Neyse ki Müzi evdeydi. Anneanneni, babanı aradım önce. Herkes şoktaydı. Tam da istediğim gibi ☺ En başından beni senin işte aynen böyle gelmeni istemiştim. Randevuyla değil kapıya omzunla yüklenerek... Birden!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;General Herman muayenesinde doğruladı geldiğini ve hemen doğum yapacağım hastaneye yönlendirdi beni. Kanalı tıkayan kitle (bunu unutalım hepimiz) dolayısıyla normal yollarla gelemeyecektin aramıza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şey çok hızlı gelişiyordu. Yolda sürekli birilerini arıyordum, oğlum geliyor diye... İlk işaretle doğumhaneye girmem arasında sadece 1 saat vardı sanırım. Masaya yatmıştım fakat baban ortalarda yoktu. Doktoruma sürekli “Cemal’i bekleyeceksiniz değil mi?” diyordum. Anestezistin ısrarla bugün neler yediniz diye sormasına da kızıyordum. O kadar çok şey yemiştim ki... Üstelik sucuklu yumurtalı dürümü her seferinde “tost yemiştiniz değil mi?” diye tekrar ediyor ben de sanki bir önemi varmış gibi “yo yo ekmek arası yedim” diyordum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok korktuğum anestezi kısmı zahmetsizce tamamlandıktan bir süre sonra baban girdi içeri yeşil ameliyat kıyafetleri içinde. İşin komik kısmı baban bu haliyle tıpkı yanı başımdaki anesteziste benziyordu. Ve ikisi de zaman zaman yanağımı okşuyordu. Bu iki adamdan hangisi kocam diye düşünürken Herman “Bunu hissettin mi?” dedi. Sonrası şimşek hızıyla gerçekleşti, bir anda sesini duydum. Şoktaydım. Minik bir temizlik operasyonundan sonra getirdiler seni yanıma. Ha bu arada doğduğun an baban deklanşöre basacağına kapama düğmesine basmış ve buna da acayip bozulmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni ve babanı alıp götürdüler. Nispeten sıkıntılı bir yarım saatten sonra yukarı size doğru yolculuğum başlamıştı. Asansörden iner inmez gördüğüm manzarayı hiç unutmayacağım. Aradığım herkes oradaydı neredeyse. Bu kadar insan nasıl bir araya geldi diye düşündüm. Çok da mutlu oldum. Kimler yoktu ki; abin, Barış dayın, Tuncay, Arzu, Gözde, Ceyda, İlker, Zübeyde Halan, Müzi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gün, o günün aslında hayatımın en mutlu günü olduğunu bilmiyordum. Seninle aramızda oluşacak bağın sağlamlığından bihaberdim. Kucağımda bir minik bebektin. Şaşkındım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün ne zaman düşünsem doğduğun günü içim heyecanla doluyor. Seni bu kadar severken, sana bu kadar bağlıyken dönüp o günü bir daha bir daha yaşamak isterdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğduğun gün, bugünkü büyük sevgimle kucaklamak isterdim seni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünkü gibi içime çekebilmek seni.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-8476698629152151118?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/8476698629152151118/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=8476698629152151118' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8476698629152151118'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8476698629152151118'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/10/dogdugun-gune-donus.html' title='Doğduğun güne dönüş'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-777645572158316334</id><published>2009-08-18T00:55:00.000+03:00</published><updated>2009-08-18T01:25:11.842+03:00</updated><title type='text'>Anne olduğum an</title><content type='html'>Oğlum anne olmak bir tuhaf his. Her geçen gün olgunlaşan ve gelişen bir ilişki bizimkisi. Bu ilişkinin dönüm noktalarından biri 1 Ağustos günü yaşandı. O gün ilk kez "gel gel" yaptığımda boynuma atıldın ve benden kimselere gitmedin. O gün ilk kez bu kadar çok ve derinden annen olduğumu hissettim. Annen olduğum için ağladım gece boyunca, sen beni tanıdığın için artık ve tercih ettiğin için. Sevincimden "gel gel turnuvaları" düzenledim. Hiçbir yarışta kazandığım için bu kadar sevinmedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halam tamamen iyileştiğimi öğrendiğinde  "Caney sen şu an burada olsan bu müjdeyi verdiğin için sana ne verirdim biliyor musun?" demişti; "canımı verirdim, canımı". Ben de o anki hislerimi böyle anlatabilirim sana. Senin annen olduğum o an için "canımı verirdim, canımı"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık eve her geldiğimde önce "gel oğlum" diyorum sana, sonra Müzi çağırdığında ve sen gitmeyip benim boynuma saklandığında "Aferin" deyip öpücüklere boğuyorum seni. Bir annenin mazur görülebilecek bencilce hisleriyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve sen bu aralar öyle güzel öyle derinden gülüp bakıyorsun ki mutluluktan elim ayağıma dolanıyor. Bana kendimi her gün her gün çok şanslı hissettiriyorsun. Saat altı civarında kalbime minik minik oklar saplıyorsun. "Birazdan eve gidip oğluma sarılacağım heyecanının" okları. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve işlere ara verip senin fotoğrafına baktığım o an edebiyatın ta kendisini yaşatıyorsun bana; çünkü yalan değil çocuk her şeyiyle gerçek. İçimden bir nehir akıyor gibi oluyor... Sana doğru...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-777645572158316334?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/777645572158316334/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=777645572158316334' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/777645572158316334'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/777645572158316334'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/08/anne-oldugum.html' title='Anne olduğum an'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-8721388171048192893</id><published>2009-07-23T14:04:00.003+03:00</published><updated>2009-07-23T14:37:49.575+03:00</updated><title type='text'>Bankta bir bebek, yanında bir adam</title><content type='html'>Bazen öyle oluyor ki buralara hep babanı yazmak istiyorum; babana olan aşkım, babanın şaşkınlıkları, babanın gözyaşları, babanla kavgalar, babanla barışmalar... Hepsini sayfalarca yazmak... Ve kucağındaki sana aşkla bakan babanın yüzlerce fotoğrafını çekmek istiyorum. Upuzun prezantasyonlar hazırlamak istiyorum babanla yürüyüşlerimiz için. Sesim güzel olsaydı bir de sevdiği şarkılardan albüm yapmak isterdim ona. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün her sabah ve akşam yürüdüğümüz o yolda, sana ve babana gelirken bir yaşlı adam gördüm. Tek başına uzaktaki otobana bakıyordu. Neredeyse her akşam bir görev gibi... Biraz üzgün bir gündü geride bıraktığım... Sanki bu kez daha çok etkiledi beni adamın duruşu. Yüreğim biraz ezik devam ettim yola, sonra ilerde iki kişi gördüm. Minik bir bebek bankın kenarına tutunmuş çığlık atıyordu ve yanındaki adam gülerek onu arkasından tutuyordu. Meyve ağaçlarının ortasında yaşlı adamla aynı otobana doğru oturmuşlardı. Çalıların arasından yürüdüm ve "Oğlum" dedim sana yine öyle güzel bakıp öyle güzel güleceğini bilerek ve babana dönüp "Cemal baksana ne güzel kırmızı oje sürdüler bana" dedim. Neşelendik... Dönüş yolunda baban ben bütün gün çok üzüldüm diye birkaç küçük gözyaşı döktü; büyük bir aşk ilanı olarak. Sonra senden bahsedip kendimize geldik. Türlü türlü şeyler konuşup güldük, eğlendik. Baban ihmal ettiğim birkaç şey için kızdı bana. Kırmızı ojelerime şaşkın şaşkın baktık arada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürüdüğümüz o yol hayatımızın her günü gibiydi... &lt;br /&gt;Ve babanla geçirdiğim her gün, sonunda meyve bahçesi olan bu yol kadar huzur verici.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-8721388171048192893?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/8721388171048192893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=8721388171048192893' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8721388171048192893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8721388171048192893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/07/bankta-bir-bebek-yannda-bir-adam.html' title='Bankta bir bebek, yanında bir adam'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-3281064452790998464</id><published>2009-07-16T20:31:00.003+03:00</published><updated>2009-07-16T20:39:58.029+03:00</updated><title type='text'>Fırat'lı hayat, tatlı hayat!</title><content type='html'>Fıratçığım, kuzucuğum,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen büyüdükçe içimizde sevgin de büyüyor sanki. Varlığın her geçen gün içimizi daha çok ısıtıyor. Şahsen ben seni her görüşümden sonra daha çok özlüyorum. Daha da bir sabırsızlanıyorum tekrar görmek için :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtiraf etmeliyim ki beni en çok mutlu eden şeylerden biri; beni gördüğünde gülümseye başlamış olman (Herkese gülümsüyor olabilirsin ama konu bu değil, lütfen) Son zamanlarda her görüştüğümüzde bana şöyle bir bakıyor ve hemen dünyanın en sıcacık gülüşüyle, gözlerin parlayarak gülüyorsun. ne yalan söyleyeyim bu da beni pek bir mest ediyor :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen akşam televizyonda bir filmde 5-6 yaşlarında bir çocukla genç bir adam vardı. Adam çocuğu gezdiriyor, anaokuluna götürüyor, şarkılar öğretiyordu. Birden kendimi "Fıratçığım büyüse de biz de yapsak bunları" diye düşünürken buldum. Sabırsızlanıyorum seni kaçırıp parka, sinemaya, dondurma yemeye, gezmeye götürmek için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seninle birşeyler paylaşmak, daha çok paylaşabilecek olmak beni çok heyecanlandırıyor. Umarım sen de böyle düşünürsün :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni çok seviyorum Minik!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-3281064452790998464?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/3281064452790998464/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=3281064452790998464' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3281064452790998464'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3281064452790998464'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/07/fratl-hayat-tatl-hayat.html' title='Fırat&apos;lı hayat, tatlı hayat!'/><author><name>teyzen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08560437252681457754</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-3112721957109394225</id><published>2009-07-16T10:01:00.003+03:00</published><updated>2009-07-16T10:36:25.538+03:00</updated><title type='text'>"Taktı abicim taktı"</title><content type='html'>Bu aralar bakıyorum da her şeyle tam bir minik kaşif olarak yakından ilgileniyorsun. Halının tüyleri, babanın göğüs ucu, koltuğun kenarı, balkondaki domates fidesi, bütün kumandalar senin oyuncağın. Her şeyden çok çabuk sıkılıyorsun. Bir süre oynadığın bir oyuncakla yeniden oynaman için o oyuncağı uzun zaman görmemen gerekiyor. Baban senin bu halinle ilgili olarak bana yan yan bakıp "kime çekmiş acaba?" diyor... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de senin gibi bir şeye taktım mı takar, işin cılkını çıkarır sonra tamamen bıkar ve bir daha asla yüzüne bakmam. Bir dönem Metro çikolataya takmıştım kafayı; o kadar çok seviyor o kadar çok seviyordum ki günde iki üç tane yemeden rahat etmiyordum. Sonra bir gün bıktım ve bir daha bakkalda yüzüne bile bakmadım. Herhalde yemeyeli birkaç yıl olmuştur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son maymun iştahlılığımdan sen de nasiplendin. "Herkes yavrusuna bir şey örüyor hadi ben de altta kalmayayım" dedim ve beyaz bir yelek örmeye karar verdim sana. Şöyle bir sırtı kaplayacak kadar alanı ördüm fakat o kol kesme denen lanet yere geldiğimde Elife Halan defalarca nasıl yapılacağını anlatsa da bütün hevesimi kaybettim ve olduğu gibi bıraktım senin yeleği. Sonra bari sabun bezi yapayım bundan dedim ve kesip şişten çıkardım. Püskül müskül yapacaktım öyle kaldı. (Tüm bunlar olurken Gözde teyzen senin için üstelik işinin en yoğun olduğu zamanda bir battaniye örüp bitirdi. Hem de modelli). Bu annenin el emeği göz nuru parçası sanırım baban tarafından bir operasyon esnasında çöpe atıldı. Sahi ya benim depresyon çantam ne oldu? Kesin baban atmış veya birine verdirmiştir zorla. Oysa içinde şişler, ipler, ne güzel püsküller, yumak toplar  vardı ve canım sıkkınken özellikle de kışsa çok işe yarıyordu. Len Cemal, aynılarını topla bana çabuk kış gelmeden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse sözün özü, şu an tüm bebekler gibi maymun iştahlısın ama olur da bu hal sürerse suç benimdir. Yalnız sen de benim kadar şanslıysan; umarım benim babanı bulduğum gibi hiç bıkılmayacak bir eş bulur ve yıllarca bu oyuncakla hayatı neşelendiren binbir oyun oynarsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baban benim için yemekten hiç bıkılmayan bir Metro çikolata, içtikçe içilesi gelen bir bardak fındık şuruplu cafe latte, bitmesin diye dua edilen koca bir tencere yaprak sarma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yerim ben bu babanı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-3112721957109394225?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/3112721957109394225/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=3112721957109394225' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3112721957109394225'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3112721957109394225'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/07/takt-abicim-takt.html' title='&quot;Taktı abicim taktı&quot;'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-4238426149361396890</id><published>2009-07-15T13:01:00.004+03:00</published><updated>2009-07-15T13:21:40.272+03:00</updated><title type='text'>Düşmez kalkmaz bir baban</title><content type='html'>Haa düşmelerden bahsedince aklıma geldi. Şimdi kimi insan var bütün düşmelerini tek başına yaşamak ister. Ne bileyim bana bir tür güç timsali gibi gelir bu insanlar. Başlarına kötü bir şey geldiğinde en yakınlarına bile "üzülmesinler" diye söylemezler misal... Baban birazcık böyle insanlardan gibi. Bazı konularda sır küpüdür, bazı sıkıntıları tek başına göğüsler. Peki ya annen? Annen ise düşmeleri söz konusu olduğunda tam bir gevşek ağızdır yavrum. En ufak bir yeri ağrısın bire bin katarak anneannene, babana, dostlarına anlatır da anlatır. Onların ilgisinden, onların da o an üzülüyor olmasından bir tür iç huzur bulur. Birazcık bencillik ama böyle ne yapalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben acılarımı paylaşmazsam deliririm. İşte bu yüzden halan bir kist ameliyatı olacağı zaman bunu sadece babana o da ne olur ne olmaz diye söylediğinde şoka girmiştim. Ben olsam ooo, bütün risk faktörlerini de sıralayarak toplamıştım milleti başıma. Bugün yine kan verirken damar bulunamadığından canım çok yandı ve söylemediğim kalmadı nerdeyse... (Baban "içim sızladı, keşke yaptırmasaydın" dedi de mutluluktan öldüm bittim. Kolumun sızısı geçti gitti sanki)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen erkeksin, ilk gruba girersin diyeceğim ama hiç de öyle olmayabilir. Çünkü örneğin dayılarının  da benden aşağı kalır yanı yoktur. Barış ne zaman hastalansa arayıp bana bildirir hemen. Bizim ailede "şu rahatsızlığı çaktırmadan yaşayıp geçireyim" diyen bir anneannen vardır oğlum. Onun dışında biz ne zaman düşsek "yahu kimleri toplasak başımıza" diye sevdiklerimizi şöyle bir yoklarız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence sen de bizim gruba dahil ol. Çok eğlenceli. &lt;br /&gt;Ne o öyle tek başına acılara göğüs germek falan, film gibi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-4238426149361396890?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/4238426149361396890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=4238426149361396890' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4238426149361396890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4238426149361396890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/07/dusmez-kalkmaz-bir-baban.html' title='Düşmez kalkmaz bir baban'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-6845732335540797023</id><published>2009-07-15T12:42:00.003+03:00</published><updated>2009-07-15T13:21:04.195+03:00</updated><title type='text'>Deneme bir ki</title><content type='html'>Bu sabah uyandığında seni alıp içeri odaya götürdüm. Yere açtığımız minderin üstüne bıraktım. Kıpırdana kıpırdana kenara kadar geldin. Düştün düşeceksin... "Dur bakayım" dedim "düşsün bir ne olacak". Nasıl olsa 15-20 cmdi hepi topu. Ama o da ne düşer düşmez kopardın yaygarayı, ağladıkça ağladın. Bir yandan üzüldüm sen böyle çok ağladığın için; bir yandan da gözünde ilk kez bir damla yaş gördüğüm için sevindim. Müzi kızdı bana "çocuk deneme tahtası mı?" diye... Aslında biraz öyle bence... Deneye ve (umarım azıcık) yanıla yanıla öğreneceğiz bazı şeyleri. Koltuğun taa kenarına kadar gidip bir kerecik düşmezsen böyle bir şeyin varlığından nasıl haberdar olacaksın. Düşmelisin ama bizim desteğimizle veya kendi kendine hep kalkmalısın. Tabii bir de mümkünse aynı koltuğun kenarından on kere düşüp, kafanı gözünü yarmamalısın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence yaşamın boyunca düşmemeye oynama, düştüğün zaman kalkabilmeye oyna. Daha kazançlı çıkarsın sanki... Öyle ya da böyle düşmemek mümkün olmadığına göre.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman yapamayız -ve yapmamalıyız da belki- ama sen düştüğünde ne zaman istersen at kendini kollarımıza. Ağla, sinirlen, iç çek... Biz de seninle ağlarız, sinirleniriz, iç çekeriz. Ve sonra hep beraber ayağa kalkıp en yakın tatlıcıya pasta yemeye gideriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nitekim sıkı sıkı sarılıp, üstüne bir dilim pasta yedikten sonra bütün düşmeler vız gelir tırıs gider.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-6845732335540797023?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/6845732335540797023/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=6845732335540797023' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6845732335540797023'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6845732335540797023'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/07/deneme-bir-ki.html' title='Deneme bir ki'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-1242772188930832617</id><published>2009-06-26T18:32:00.005+03:00</published><updated>2009-06-28T00:17:21.832+03:00</updated><title type='text'>Her gün yeni bir sen</title><content type='html'>Fırat'ım şöyle bir baktım da son zamanlarda sana seni anlatacak şeyler yazmamışım hiç. Oysa seni büyütme maceramız tam gaz sürüyor ve sen her geçen gün yeni bir şeyler yaparak şaşırtıryorsun bizi... Nerden başlamalı bilmem. Mesela artık bizi uzaktan görünce de tanıyorsun. Bir aralar sen balkonda veya pencerede olduğunda dikkatini çekmek için boşuna sallardık elimizi kolumuzu ve boşuna bağırırdık "Fıraat, fırat" diye. Bütün sokak yolcuları dönüp bakardı da sen bakmazdın. Bir süredir ise bizi görür görmez gülmeye başlıyorsun. Ve en çok hoşuma gidense neredeyse her gülmende kendini kucağında olduğun kişinin göğsüne, boynuna doğru kapatıyorsun. Bu utangaç, mahcup tavır beni büyülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son birkaç haftadır emekleme çalışmaları yapıyorsun. Poponu yukarı kaldırıp kendini ileri -ve bazen de geri- doğru atıyorsun. Arada yorulup kafanı yatağa gömüyorsun veya sinirlenip "ııııııııı ıhhhhhh" diyerek bütün vücudunu kasıyorsun. Artık farklı sesler çıkararak, şımarık şımarık ağlıyorsun. Bu ağlamaların o kadar komiğime gidiyor ki kahkahalar atıyorum. Sen de bir süre sonra "ne yapıyor bu kadın" diye sanırım bana dikkat kesiliyor ve ağlamayı unutuyorsun. Bu beni daha da çok güldürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında neredeyse her yaptığın hareketle güldürüyorsun bizi. Mesela sen uyanıp da yumuşak yumuşak kaşındığında ya da kafanı kaldırıp bize baktıktan sonra yine aynı mahcup tavırla kafanı yeniden yatağa gömdüğünde biz saat sabahın altısı olmasına rağmen çok gülüyoruz babanla. Sen büyürken içimizde hep bir sevinç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babanla her akşam yıkıyoruz seni. Bir zamanlar sadece seyirciydim artık su dökücü oldum. Bir nevi terfi işte... Banyoda çok mutlusun. Bu aralar neden bilmem banyodayken sürekli göbeğini kaşıyorsun. Pipin eline değdiğinde de "sanırım bir tür oyuncak bu" diye merakla onu da kaşıyorsun. Biz bir yandan gülüyor bir yandan da kıpkırmızı olan göbeğinin yarattığı endişeyle eline oyuncaklar tutuşturuyoruz. Baban banyonun ilk dakikalarında mutlaka "oğluma jakuzi yapacağım" diyerek duşun fıskiyesini alttan alta tutuyor sana; ben her seferinde engellemeye çalışıyorum onu "çocuk korkacak, canı yanacak" diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mamanı epey azalttık. Kerata sen de az değilsin kabağın tadına baktıktan sonra o son zamanlarda hep reddettiğin mamaya saldırmaya başladın. Senin için buharda pişirdiğim sebzelerden püre yapıyorum. İçine azıcık da kabak koyuyorum tabii. Kahvaltılarda pekmez, yumurta, labne peynir, tereyağ, cicibebe bulamacı yiyorsun. Üstelik buna bayılıyorsun. Senin cicibelerine ben de dayanamıyorum, sütün içine koyup koyup yiyorum. Ne yapayım çok güzeller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yoğurt hikayesi var ki tek başına bir yazı olarak girmeyi hak ediyor bu bloga. Sana yoğurt yapmak en büyük zevkim. Her seferinde o 4 saatlik sürede tuttu mu tutmadı mı diye beklemek, sonra heyecanla kavanozun kapağını açıp tuttuysa acayip mutlu olmak için yapıyorum sanki bu işi. Ayıptır söylemesi artık hep tutuyor. Üstelik küçük kavanozlarda da yapabiliyorum; önceden nedense hiç tutturamıyor hep koca koca tencerelerde 1 kilo sütü mayalıyordum. İyi ki de pes edip yoğurt makinesi almamışım. Bu heyecanı yaşamadıktan sonra iki günde bir yoğurt yapmak görevden başka bir şey olmazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskisinden farklı olarak artık öyle uzun saatler duramıyorsun arabanda. Hele ki yemek masasındaysak hemencecik gelmek istiyorsun yanımıza. Her seferinde senin dediğin oluyor tabii. Bugün kahvaltı yaparken kaselerimizden birini kırdın çeke çeke. Evet artık nesneleri tutup fırlatabiliyorsun. Bakalım daha neler neler zayi olacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müzi'yle neredeyse bütün gün başbaşasınız. Ben sürekli "aşk yaşamayın ha, oğlum aman Müzi'yi benden çok sevme" diye telkinlerde bulunuyorum sana. Daha önce baktığı çocuk "anne" dermiş Müzi'ye; aynısı başımıza gelmesin diye "oğlum bu müzi ben de annenim" diyorum. Geçen gün kucağımda ağladığında hemen deney yaptım. Teyzemi çağırıp onun kucağına verdim seni. Baktım susmuyorsun, "aferin oğlum" deyip gezmeye götürdüm. Müzi "bu anneyle başımız dertte" diye şikayet ediyor beni sana. Eee ben ona daha hamileyken söylemiştim kıskanç bir anne olacağımı. Baksana aşkınızı bölmek için sıcak mıcak dinlemeyip her öğlen baskın yapıyorum size.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En büyük zevklerinden biri de ayakta durmak. Tabii şimdilik desteğimizle. Ayaktayken pis pis sırıtıyorsun önce. Sehpanın yanındaysan sehpaya vuruyorsun. Bir gün o kadar hızlı vurmuşsun ki ağlamışsın acısından. Müzi anlattı. Ha bir de oda seçtiğini söyledi Müzi. Penceresinden dışarı seyrettiğin için onun odasını seviyormuşsun en çok. Balkon ise senin vazgeçilmezin. Orada saatlerce durup; arabaları, insanları seyredebilirsin. Dışa açık yönünü benden almadığın kesin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin sokakları sevdiğini bildiğimiz için mutlaka her akşam arabana koyup gezmeye gidiyoruz birlikte. İstikametimiz bizim sokağın sonu. Orada meyve ağaçları ve otoban manzaralı bir bank var. Ana ziyaretçileri çocuklar, kediler ve bir de biz. Baban ağaçlardan olgunlarını seçip meyve topluyor benim için. Eriği pis bulduğumdan yemiyorum ama dut verirse anında götürüyorum. Annenin psikilojisi böyle tuhaftır işte yavrum. Geçen gün Gözde'ye yazdığım gibi "şu beynimi bir aldırsam da midem de diğer organlarım da bir rahat nefes alsalar artık"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyurken mutlaka sallanmak istiyorsun hınzır seni. Ben türküler söyleyerek uyutuyorum seni, baban kendi dilinde tuhaf sesler çıkararak. Sallama ve uyutma faslı bitip de yatağına bıraktığımızda seni hemen yan dönüyor ve uyumaya böyle devam ediyorsun. Çok hoşumuza gidiyor bu. (Müzi'nin çok hoşuna gitmiyor. Hep aynı tarafa dönüyorsun, kafan yamuk olacak diye endişeleniyor)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bol bol konuşuyoruz seninle. Sen de özellikle sabahları tuhaf sesler çıkararak karşılık veriyorsun bize. En çok da "uuuu" dememizden hoşlanıyor ve gülüp sen de tekrarlıyorsun. Karşılıklı "uuu"laşıyoruz uzun uzun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözün özü büyüyorsun oğlum, bizi çocuklaştırarak hem de. Ne güzel.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-1242772188930832617?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/1242772188930832617/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=1242772188930832617' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1242772188930832617'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1242772188930832617'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/06/her-gun-yeni-bir-sen.html' title='Her gün yeni bir sen'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-1251522330684164518</id><published>2009-06-19T10:51:00.000+03:00</published><updated>2009-06-19T10:52:06.875+03:00</updated><title type='text'>Uğur'un elleri</title><content type='html'>Oğlum hatırlar mısın babanın ellerini yazmıştım sana, neşeyle bir zamanlar, sevgiyle... Bugün yine sevgiyle ama büyük bir acıyla bir başkasının ellerini anlatacağım sana... Uğur’un çocuk ellerini... 12 yaşındaki bu ellere isabet eden 4 kurşunu. Uğur’u vurdular oğlum. Yakın mesafeden hem de; 13 kurşunla. Nasıl bir nefretle ve nasıl bir körlükle yaptılar bunu? Hiç mi sevmediler bir çocuğu, bir çocuğun minik avcuna hiç mi öpücük kondurmadılar? Bunu yapanlar yargının en yüksek kademesinde, tüm bilirkişi raporları görmezden gelinerek aklandılar oğlum. Hiçbir şey olmamış gibi, sanki Uğur ölmemiş, öldürülmemiş gibi tuttular evlerinin yolunu. Bugün bunu öğrendiğimde içimi kaplayan çaresizliği anlatamam sana... Evde olsam utanır bakamazdım ellerine... Şirketteydim tuvalete kapandım; ağladım, ağladım... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ülkenin milyonları ayaklanmadı elbet karar karşısında, gazeteler manşetten vermediler bu haberi. Uğur’un minik elleri kimsenin umrunda olmadı. Bu ülkede bugün de adalet; içi boş, acı veren bir kelime olarak takılı kaldı boğazımızda. Bugün de sustuk ve ağladık sadece...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin zamanında çocuklar böyle kolay, böyle gözü dönmüş bir nefretle öldürülmesin... Sen yaşama böyle çaresizlikleri. Senin zamanında çocukların ellerinin dokunulmazlığı olsun. Uğur’un elleri de unutulmasın ama... Sen bil en azından oğlum. Kötü bir film değil bunlar, yaşandı gerçekten bu ülkede. Bu ülkede 12 yaşında bir çocuk 13 kurşunla öldürülebildi. Yargıtay katillerin ellerinin temizliğini onaylayabildi. Kararı veren yargıçlar evlerine gidip; çocuklarını, torunlarını sevebildi. Bil bunları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annen bugün utanıyor anneliğinden bil. &lt;br /&gt;Annen bugün öğlen gelemeyecek yanına;&lt;br /&gt;Uğur’un annesi orada öyle çaresiz ağlarken seni sevmeye yüzü yok bil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annen bugün senin geleceğin için ümit etmek istiyor ama başaramıyor. Bil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-1251522330684164518?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/1251522330684164518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=1251522330684164518' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1251522330684164518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1251522330684164518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/06/ugurun-elleri.html' title='Uğur&apos;un elleri'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-8591443941013755324</id><published>2009-06-17T10:21:00.003+03:00</published><updated>2009-06-17T10:40:29.698+03:00</updated><title type='text'>Yün yeleğin çekim alanında</title><content type='html'>Bugün bir fotoğraf karesini hatırladım ve Gözde'yle paylaştım. Olur da albümlerimizi sana bırakabilirsek bu fotoğrafı biraz daha dikkatle incelemeni isteyeceğim senden. İşte o fotoğrafta anne olmanın gücünü göreceksin. Önce hikayesini anlatayım sonra fotoğrafta ne olduğunu söylerim... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneannen biz ne zaman Adana'ya gitsek; ısrarla uyanır uyanmaz yelek giymemizi, yelek giymezsek üşüyeceğimizi söyler. Elbette kendisi uyanır uyanmaz yelek giydiğinden ve giymediğinde üşüdüğünden :) İşte bahsettiğim bu komik fotoğrafta Barış Dayın ve ben Adana'dayız. Gözlerimizin durumunda anladığım kadarıyla sabah saatleri. Barış Dayının üzerinde annemin pembe yün yeleği, benim üzerimde annemin yeşil yün yeleği var. İkimize de bol gelmiş ve çok abes duruyor ama bir şekilde orda işte. Annem ikimizi de ikna edip giydirmeyi başarmış. Efsunlu bir şekilde annemlere her gittiğimizde bu yün yeleğin çekim alanına giriyor ve giyiyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin ilginç yanlarından biri benim nefret ettiğim şeylerden biridir yelek. Çok yerel bulur ve sevmem. Anneannen doğduğunda sana yelek giydirmek için bin dereden su getirdiyse de babanın ve benim muhalefetimizle bunu hiç başaramadı. (Biz yokken giydirdiyse bilemem)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ilerleyen yıllar için bir sahne daha canlanıyor gözümün önünde ve çok gülüyorum. Dayın ve ben yine Adana'dayız. Sen ve Duru ilkokul çağındasınız, Sude neredeyse bir genç kız artık. Annem hepimize rengarenk birer yün yelek giydirmiş, bir de başarı vesikası olarak fotoğrafını çekmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapar mı yapar!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-8591443941013755324?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/8591443941013755324/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=8591443941013755324' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8591443941013755324'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8591443941013755324'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/06/yun-yelegin-cekim-alannda.html' title='Yün yeleğin çekim alanında'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-1505618061605806841</id><published>2009-06-11T11:59:00.004+03:00</published><updated>2009-06-11T16:13:56.410+03:00</updated><title type='text'>Felek zaten borçluydun bana</title><content type='html'>Dün gece seni ve Deniz'i babalarınıza satıp Müge’yle dışarı çıktık. Müge’yi de, onunla başbaşa dışarda olmayı da, şarabı da özlemişim. Gece boyunca kah güldük tokuşturduk kadehleri, kah ağladık... Hatta o kadar çok ağladık ve o kadar çok güldük ki sanırım bizde bir tür acınacak veya sevilecek bir şeyler olduğunu düşünen şef garson şişemiz bittiğinde birer kadeh şarap daha getirdi ikramları olarak. Ve sonra birer kadeh daha... En sonunda kendisine “evde bebeklerimizin bizi beklediğini böyle devam ederlerse bizi eve iyice sarhoş göndereceklerini” söyleyip teşekkür ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masamızda haydari, paçanga, şakşuka ve Müge’nin isteği üzerine ahtapot; kalbimizde geçmişten kalan tatlı izler, unutulmaz anılar, zor zamanların kuvveti; dilimizde türküler, şarkılar... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve tüm bunların üstüne eve döndüğümde babana sarılmanın, yatağında yan dönmüş mışıl mışıl uyuyan oğlumu, seni izlemenin mutluluğu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaymaklı bir kadayıf, felekten çalınmış unutulmaz bir gece...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-1505618061605806841?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/1505618061605806841/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=1505618061605806841' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1505618061605806841'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1505618061605806841'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/06/felek-zaten-borcluydun-bana.html' title='Felek zaten borçluydun bana'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-8770999674497418469</id><published>2009-06-05T12:52:00.003+03:00</published><updated>2009-06-05T13:00:53.725+03:00</updated><title type='text'>"Gide gide bir söğüde dayandım dayandım"</title><content type='html'>Son birkaç haftadır dilime takıldı; seni uyuturken sürekli “gide gide bir söğüde dayandım dayandım” türküsünü söylüyorum. Sen de beni üzmeyip altıncı veya yedinci tekrarda uykuya dalıyorsun. Şu an için bir problem yok; yalnız ilerisi için kaygılıyım. Bebekken dinlenen ezgiler bir biçimde beyinde yer ediniyor ve ilerleyen dönemlerde de seviliyormuş. İş bu durumda yarın öbür gün en ağırından metalci bir abi veya rocker bir genç olursan; Beyoğlu’nda arkadaşlarınla bir o yana bir bu yana dolanırken es kaza bu türküyü duyup da “bu nasıl bir ezgidir aga, daha da ayrılamam ben bu türkü bitene kadar” dersen velhasıl arkadaşlarının alay konusu olursan bil ki tek suçlu annendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır nerden kazınmış bu türküler beynime onu da bilmiyorum ki; yıllardır dinlememişim tam seni uyutacakken bir bir aklıma geliyorlar. Adana’dayken de anneannen gülmeye başlayınca bir de baktım sana Mahmut Tuncer üstadımızdan “uyandım sabah ile, gözyaşım sile sile” türküsünü söylüyorum. Sözlerini hatırlamadığım için de sürekli bildiğim yerlerini tekrarlayıp duruyorum. İşte dediğim gibi olan senin delikanlılık zamanlarına oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Affet yavrum... Gönül sana Ortaçgillerden, Kızıloklardan yumuşacık ezgiler fısıldamak ister; ama bırakmıyor yakamı körolasıca bilinçaltı müzik kültürü.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-8770999674497418469?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/8770999674497418469/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=8770999674497418469' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8770999674497418469'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8770999674497418469'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/06/gide-gide-bir-sogude-dayandm-dayandm.html' title='&quot;Gide gide bir söğüde dayandım dayandım&quot;'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-3133374852920257616</id><published>2009-05-18T10:02:00.000+03:00</published><updated>2009-05-18T10:03:21.788+03:00</updated><title type='text'>Ergen ülkede erkek olmak</title><content type='html'>Oğlum, bu ülkede kadın olmak zordur derler hep... Haksız olduklarını söyleyemem; ama erkek olmak da zordur gelişmekte olan, ergen ülkede. Örneğin bu ülkede erkeksen doya doya kahkaha atamayacaksın; cıvık diyecekler yakıştıramayacaklar. Futbol takımı tutmazsan olmayacak, milli takım gol attığında kendinden geçmezsen... Olur da ağlamak gelirse içinden rahat rahat gözyaşı dökemeyeceksin; ya “yakışır mı lan erkek adama” diyecekler ya minik bir kedi şefkati gösterecekler “ah canım ne tatlı ağlıyor” diye... Çocuklarının bütün sorumluluğunu her şart altında senin sadece senin üstlenmeni isteyecekler; hatta karın bile bazen buna hakkı olduğunu düşünecek yanlış bir tercih yapmışsan. Onun işsizliği kimselere batmayacak da örneğin, seninki herkeslere batacak. Canın rengarenk giyinmek istediğinde ya da kendine süslü bir salata tabağı hazırlamak istediğinde ya da özel hayatını kimseyle paylaşmak istemediğinde arkandan konuşacaklar. Yoksa diyecekler... En çok senin bir baltaya sap olman istenecek. Güle oynaya askere gitmezsen, silah tutmam dersen vatan haini olacaksın. Sonra sünnet olmadığını görenler kimi zaman alaylı bir ifadeyle kimi zaman küstahça gelecekler üstüne. Eşine ev işlerinde yardımcı olsan “kılıbık” olacaksın. Olur da cinsel tercihin diğerlerinden farklı olursa yaşayacaklarını ise söylemek bile yersiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oğlum, bu ülkede erkek olmanın bütün ağırlığını yaşayacaksın sen de. Kaçış yok. Toplumun sana yüklediği kimi rolleri benimseyeceksin, kimilerini reddedeceksin. Her halde isterim ki eğer doğrusunun bu olduğuna inanıyorsan kulak asma kimselere. Attığın adımdan eminsen bakma geriye... Farklılıkların değil mi seni sen yapacak olan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni bütün farklılıklarınla kucaklamak isterim ben annen olarak. Farklılıklarının mecburi diyetlerini ödediğinde -küçük ya da büyük- yanında olmak isterim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erkek olmak zordur oğlum bu ülkede; ama erkek anası olmak da hiç kolay değildir. Onun çekeceği bütün potansiyel sıkıntılar için yüreğin daralıyorsa şimdiden...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-3133374852920257616?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/3133374852920257616/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=3133374852920257616' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3133374852920257616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3133374852920257616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/05/ergen-ulkede-erkek-olmak.html' title='Ergen ülkede erkek olmak'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-4714961430221397774</id><published>2009-05-15T16:07:00.001+03:00</published><updated>2009-05-15T17:02:45.964+03:00</updated><title type='text'>"Tamamen mi yok olmuş?"</title><content type='html'>Geçtiğimiz gün babanla doktor kontrolü için hastanedeydik yine. Muayene bitip de odaya geçtiğimizde doktor anlatmaya başladı. Tümöre latince bir şey olduğunu söyleyip duruyordu. Sonunda ben dayanamayıp “Hocam nedir bu söylediğinizin Türkçesi, ne olmuş tümöre” dedim. “Yani silinmiş, yok olmuş” demez mi???? Hoca milleti işte, soğukkanlı, mesafeli... Kalk bir yanaklarımızdan öp, hadi geçmiş olsun de, iki kahve söyle, hatta mümkünse akşam buyur yemeğe gel; ben her “tamamen mi yok olmuş yani” dediğimde sabırla “tamamen yok olmuş” de... Ne bileyim işte yap bir şeyler... Yok; herhangi bir haberi herhangi bir hastaya verir gibi söyledi ve elindeki –içinde ne olduğunu çok merak ettiğim- naylon torbayı büküp, arkasını dönüp gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babanla başbaşa kaldığımızda “tamamen mi yok olmuş yani” dedim doya doya. Neyse ki o yanımdaydı. Anneanneni aradık hemen, iyi haberlere gözyaşı vizesi olduğundan ağladı. Dedenden müjdeyi istediğimde “annenle seni İtalya’ya göndereyim bu güzel haber karşılığında” dedi. Dayıların nihayet “oh be” dediler. Sonra dostları aradık ve birkaç akrabayı. Akşam evimiz kendiliğinden bir parti mekanına döndü. (Ah hoca da olsaydı hep beraber bol bol “tamamen mi yok olmuş yani” diyebilseydik ☺) Hazır kalabalıkken ve dostlar bir iki laf beklerken kadeh kaldırayım dedim. İlk sözüm “ağlayacağım galiba” oldu ve sözümde durup hemen ağladım. Hal böyle olunca kadeh kaldırma meselesi rafa kaldırıldı.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecenin gözbebekleri, bebeklerdi. Sen, Deniz ve Cansu... Bir ara üçünüzü yan yana getirip fotoğraflar çektik. Cansu senin üzerine atılmaya çalıştıysa da Ceyda teyze tarafından engellendi. Deniz her gördüğünde işaret parmağını fotoğraf makinesine dikip “ha hahah” deyip hepimizi güldürdü. Gecenin sonuna doğru hepiniz, sanırım biraz kalabalıktan, biraz uykusuzluktan ağlamaya, mızırdanmaya başladınız. Seni salona denemek için getirdiğimde dudağını büzüp büzüp etrafa bakman, sonra da ağlaman itiraf ediyorum ki çok hoşumuza gitti. “Aman da aman” dedik “oğlumuz büyümüş de kalabalıklardan sıkılır olmuş”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dostlarla, akrabalarla geçirilen bu güzel akşamın sabahında, senin gülücüklerinle uyandım yine. Yine kahvaltı için köşedeki simitçiden, simit peynir alıp işe geldim. Maillerimi kontrol ettim, senin birkaç fotoğrafına baktım, babanla telefonlaştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve belki on kez doktorun raporunu okudum.&lt;br /&gt;“serviks normal, parametrium serbest”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat devam ediyordu işte. Seninle yaşanacak o güzel günler için en çok da...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-4714961430221397774?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/4714961430221397774/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=4714961430221397774' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4714961430221397774'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4714961430221397774'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/05/tamamen-mi-yok-olmus.html' title='&quot;Tamamen mi yok olmuş?&quot;'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-5347543236684034047</id><published>2009-05-10T04:34:00.002+03:00</published><updated>2009-05-10T04:37:22.300+03:00</updated><title type='text'>Bir anneden diğerine...</title><content type='html'>Oğlum,&lt;br /&gt;Bu blogdaki en uzun yazı olacak belki de bu... Öyle kısa cümlelerle geçiştiremeyeceğim, konuyu hemencecik kapatamayacağım. Çünkü bugün senin aracılığınla annemle konuşacağım, ona yazacağım... Annen duygulanmadan, ağlamadan söyleyemeyeceği ne varsa bugün söyleyecek annesine. Blogundan bir minik yeri büyük bir sevgi için kiralayacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem,&lt;br /&gt;Bir an var ki unutamıyorum... Seninle ilk gidişimizdi kemoterapiye. Ben oturmuştum yerime sen sandalyeni çekmiş, etrafımda dolanıyordun bilmem ne için... Bir an sana baktım ve o an orada paylaşmak üzere olduğumuz şeye inanamadım. Gözlerim doldu ve sen fark ettin bunu. Ne oldu diye sormadın bile, üstelemedin hiç. O an bile gülümsedin. Koca bir üç ay boyunca o an da dahil bir kere dahi görmedim gözyaşını. Nasıl bir güçtür ki? Hayır sadece anne olmakla ilgili olamaz bu... Bu sen olmakla ilgili... Aynı durumda birçok anne belki de kızından çok ihtiyaç duyardı teselliye, onun yanında ondan daha çok dökerdi gözyaşını. Taş olsa çatlardı kimi anlarda... Sen çatlamadın. Dönüp arkaya baktığımda içim boşuna gururla dolmuyor işte. Boşuna bu kadar şanslı hissetmiyorum kendimi sen benim annem olduğun için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine başka bir an daha var. Ve yine hastanede... Cemalle son radyoterapi öncesi kontrolüne gitmişiz ve tümörün beklediğimizden fazla küçüldüğünü öğrenmişiz. Üzerimizden koca bir kayayı kaldırmışlar sanki, hafiflemişiz. Hepimizin birbirimize çok da çaktırmadan yürek çarpıntılarıyla beklediğimiz, korktuğumuz o sınavdan geçmişiz... Haberi aldıktan, doktorla kısaca sohbet ettikten ve son seansı gördükten sonra yukarı çıkıyoruz kafeye. Yüreğiniz ağzınızda çalacak telefonu beklediğinizi biliyorum hepinizin. Önce seni arıyorum tabii. Anne diyebiliyorum sadece ve 2 cm... Boğazıma diziliyor kelimeler. Ağlıyor, konuşamıyorum. Telefonu cemale uzatıyorum anlatsın diye her şeyi sana. Bakıyorum o da benimle aynı durumda. Kapatıyorum telefonu çaresiz... İşte o an ilk kez aynı anda ağlıyoruz seninle. Ancak bu mutlu anda bırakıyorsun kendini. Oysa ben yaşamım boyunca bırakıyorum kendimi senin yanında. Ve öyle rahatlatıcı öyle güven verici ki kendimi bırakmak sana... Hani o yatakta olduğum günlerden birinde gelmişti aklıma birden: “insana annesi yanındayken ölmezmiş, ölemezmiş gibi geliyor” Benim annem bana kendimi böyle hisssettiriyor işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırakiterapideyiz... Anestezinin etkisi hala üstümde. Seni içeri alıyorlar, planlama yaparken onlar. Ellerim buz kesmiş, sana söylüyorum bunu. Avcunun içine alıyorsun ellerimi. Ellerin öyle sıcak ki... Bunu söylüyorum sana. “Genelde benim de ellerim buz gibi olur hayret” diyorsun. Ama o an sıcacık işte ve ısıtıyor beni. Her şey bitiyor çıkıyoruz hastaneden. Köşedeki simitçiden bir simit alıyor ve taksiye atlıyoruz yine eve dönmek için. Annemin yanında, gezmeye çıkarılmış bir çocuğun huzuruyla yediğim o simidin tadını unutamıyorum. Ellerinin sıcaklığını unutamıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok çok eskilerden bir an sonra... Havuzdayız ikimiz. Yüzüyoruz öyle bir taraftan diğerine. Sonra göz göze geliyoruz. Ben bir an gülüyorum, sen de karşılık veriyorsun. Sonra nedendir bilinmez bir gülme krizine giriyoruz. Gülmekten yüzemiyoruz havuzun ortasında. İki koca kadın utanmasak boğulacağız oracıkta gülmekten. Bunu düşündükçe daha da gülesim geliyor. Zor bela kenara atıyoruz kendimizi. Yüzün kıpkırmızı olmuş yine gülmekten. Bizim anne kızlığımızın en güzel rengi o kırmızı  işte. Böyle çok, böyle rahat, böyle güzel gülebilen bir annenin kızı olmak nasıl güzel...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin kızın olmak kolaylaştırıyor yaşamımı, renklendiriyor... Seninle konuşmadan, seninle bir şeyler paylaşmadan geçmiyor bir günüm; geçemiyor. En çok sana nazlanabiliyorum öyle kolay. Senin kızın olmanın keyfini sonuna kadar çıkarıyorum. Şimdi düşünüyorum da oğlumun hayatında senin benim yaşamımda kapladığın kadar bir yer kaplayabilirsem ne mutlu bana. Ona senin bana destek olabildiğin gibi destek olabilirsem. Onunla seninle eğlendiğim zamanlardaki gibi eğlenebilirsem...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Direkt söylemekte fayda var, lafı çok da dolandırmadan: seni seviyorum. Seninle paylaştığım her anı seviyorum. Bunca yıl; çocukluğumu paylaştık, genç kızlığımı, kadınlığımı ve şimdi anneliğimi paylaşıyoruz seninle. Ben bu yeni yolculuğumda da hemen arka koltukta senin oturuyor olmanın rahatlığını yaşıyorum. Sevincini... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüz kutlu olsun...Her günümüz mutlu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün güzel, kocaman bir öpücüğü sanki en çok benim annem hak ediyor. Uzaktan da olsa öperim. O kırmızı, o kocaman yanaklarından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annem benim... Dostum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-5347543236684034047?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/5347543236684034047/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=5347543236684034047' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5347543236684034047'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5347543236684034047'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/05/bir-anneden-digerine.html' title='Bir anneden diğerine...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-5015826138391884041</id><published>2009-05-08T14:34:00.005+03:00</published><updated>2009-05-11T11:54:31.654+03:00</updated><title type='text'>Olur da borsa işine girersen</title><content type='html'>Gözde'yle maillesirken cok komik bir hikaye geldi aklıma. Anneanneni daha yakından tanıman için anlatayım sana da. Zamanında anneannen ve yakın arkadaşı Çiçek teyze borsadan 100 liralık mı ne kağıt almışlardı. Ve sanki milyon dolarlarını borsaya bağlamışlar gibi, ne zaman bir araya gelseler cnbc-e izleyip alt yazılardan kağıtlarını takip ediyorlardı. Tatile gittiğimde ben de alışmıştım, onlarla beraber oturup i harfi gelene kadar alt yazı okuyordum. İş Bankası'na bağlamışlardı o kadar parayı :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işin sonu nasıl bitti bilmem, ama ne zaman onların televizyon karşısında gündüz vakti cnbc-e izleyen ciddi hallerini düşünsem çok gülüyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bak aklıma bir şey daha geldi; yukardaki olayı pekiştirecek. Dayın üniversite için tercih yapacağı zaman anneannen formu o kadar çok okumuştu ki özel şartları ezberlemişti. Valla. Soruyorduk 2.13.101 diye misal. Hemen başlıyordu "bu okulu tercih edenlerin bilmem nesinin bilmem ne olması için bilmem ne gerekmektedir" diye. Böyle bir şey olamaz ya... Kelimesi kelimesine söylüyordu. Barışla sorup sorup hayretler içinde kalıyor, gülmekten ölüyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baban bunları okuduğunda eminim herkesten biraz daha farklı tebessüm edecektir. Benim neden böyle olduğumun işaretlerini yukarda gördüğü için. Nitekim örneğin ben de Paris'e gideceğim zaman neredeyse Paris emlak piyasasının kurdu olmuştum. Her lokasyondan günlük ev kiralarını biliyordum... Uçuş alternatiflerini yazdığım not defterini hele anlatmayayım hiç :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az önce tatil için Rodos'a gitme ihtimali olduğunu söyleyen Gözde'den şöyle bir mail aldım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yalniz dostum itiraf etmeliyim ki performansın cok düşmüş, benim bildiğim hürücan şimdiye kadar bana bi rodos tur programı göndermişti bile :)))"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yapayım armut dibinden uzağa düşemiyor ki istese de :) &lt;br /&gt;Bakalım sen kimin dibine düşeceksin; babanın mı benim mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ek: Şimdi dayını aradım bu olayı hatırlatmak için. Çok komik bir örnek verdi; yine soruyormuş böyle karışık rakamlardan. Zor olsun diye arıcılık bölümünden sormuş; pat diye cevap vermiş anneannen "Bu bölümü seçenlerin arı sokmasına alerjisinin olmaması gerekmektedir" diye. :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-5015826138391884041?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/5015826138391884041/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=5015826138391884041' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5015826138391884041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5015826138391884041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/05/olur-da-borsa-isine-girersen.html' title='Olur da borsa işine girersen'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-5663513533137828813</id><published>2009-05-07T16:31:00.001+03:00</published><updated>2009-05-07T16:31:51.000+03:00</updated><title type='text'>“Pamukladı mıydı kavaklar, kiraz gelir ardından”</title><content type='html'>Bugün işten sana gelirken kavak pamukları uçuşuyordu havada. &lt;br /&gt;Kavaklar pamukluyor, kiraz geliyor; oğlumun ilk yazı yaşanmak için bekliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kiraz, deniz, kayısı, ilk sözler, ter, sıcak, karpuz, bir minik diş, şapka, terlik, hamak, ilk emekleme, köy, dağdan gelen sürü, yıldız dolu gökyüzü, dalından vişne...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yaz biliyorum ki mutluluk vaat ediyor. Oğlumun bütün mevsimleri gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fonda Selda gencecik sesiyle türküler söylüyor, annenin içinden eşlik etmek geçiyor. Annen koynunda sen uyuyakalmak istiyor türküler söylerken. Bir yaz gününün akşamüstünde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana söylemek için bir an önce ezberlemeliyim bu türküyü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gara dağda gar aldında ufağ ufağ mezerler &lt;br /&gt;Yeddi ceset hetim hetim zap suyinde yüzerler &lt;br /&gt;Hökümata arzeylesem azarlar &lt;br /&gt;Ben ketumo ben hetimo &lt;br /&gt;Ben ne biçim votandaşşam, hoooyyy babooov?&lt;br /&gt;….&lt;br /&gt;Angara’da anayasso &lt;br /&gt;Ellerinden öpiy hasso &lt;br /&gt;Yap bize de iltimasso &lt;br /&gt;Bu işin mümkini yoh mi, hoooyyy babooov?&lt;br /&gt;….&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-5663513533137828813?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/5663513533137828813/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=5663513533137828813' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5663513533137828813'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5663513533137828813'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/05/pamuklad-myd-kavaklar-kiraz-gelir.html' title='“Pamukladı mıydı kavaklar, kiraz gelir ardından”'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-4091929836315611819</id><published>2009-05-05T16:34:00.001+03:00</published><updated>2009-05-05T16:37:24.074+03:00</updated><title type='text'>Komik bir acıklı hikaye</title><content type='html'>Geçen gün Tuncay anlattı; kuzenim Gülay ablayla halam evde oturuyorlarmış. Gülay abla halama “Teyze ben ölsem nasıl ağıt yakardın?” demiş. Halam başlamış Gülay abla için ağıt yakmaya. O kadar içten söylüyormuş ki Tuncay eve geldiğinde bunları divanda ağlaşırken bulmuş. Geçen gün de ben sana bir ninni söylerken dayanamayıp ağlamaya başladım. Sabahın köründe öyle çok ağladım ki bir süre sonra “şimdi Cemal uyanıp bu dağılmış halimi görse ne derim” diye gülmeye başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ninni de ninniydi hani... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelin kızlar çaydan geçek &lt;br /&gt;Çay bulanık nerden içek&lt;br /&gt;Bebek ölmüş kefen biçek &lt;br /&gt;Nenni oğul oğul nenni yavrum yavrum &lt;br /&gt;Nenni balam balam nenni bebek oy&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki işin komik yanı ne… Ben bu ninninin sadece son iki mısrasını biliyordum ve söylediğimde ezgisinden etkilenip gözyaşı döktüm. Meğer üst mısralarda ne gözyaşları gizliymiş. Onu da youtube sayesinde gördük. Döktük…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-4091929836315611819?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/4091929836315611819/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=4091929836315611819' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4091929836315611819'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4091929836315611819'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/05/komik-bir-ackl-hikaye.html' title='Komik bir acıklı hikaye'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-6135257316402786187</id><published>2009-05-05T16:09:00.001+03:00</published><updated>2009-05-05T16:10:39.692+03:00</updated><title type='text'>"Baharda kuşlar gibi geldin kondun dalıma"</title><content type='html'>Küçük bey, ülkece ağladığımız bir filmden bir replik yankılanıyor arada bir beynimin içinde. Babam ve Oğlum filminde babasına “oğlumun hayatında yutkunamadığı bir yumru olmak istemiyorum” diyordu Sadık. Ya da buna benzer bir şeyler... Bu sözü düşündükçe bir yumru oturuyor boğazıma... Özelde hastalığımdan genelde anneliğimden... Bir çocuk sahibi olmanın bütün ağırlığını hissediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç şüphe yok bizi borçlandırıyorsunuz yaşama karşı...  Sen doğduğundan beri ölmek hakkım yok benim. Yayalara yeşil yanmadan karşıya geçme hakkım, dışarda unutulmuş yemekten bir tabak yemek hakkım, grip olmuş bir dosta sarılma hakkım... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen doğduğundan beri; evet veda ettim kimi özgürlüklerime, kimi anlaşmalarımı yırttım attım, kimi büyük sözlerimi yuttum. Hiç zorsunmadan hem de, bir kere bile düşünmeden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen doğduğundan beri anladım, bir minik bedenin aşkıyla vazgeçiş ne kolaymış kendinden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni öyle çok seviyorum işte. Kendimden çok.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-6135257316402786187?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/6135257316402786187/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=6135257316402786187' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6135257316402786187'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6135257316402786187'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/05/baharda-kuslar-gibi-geldin-kondun-dalma.html' title='&quot;Baharda kuşlar gibi geldin kondun dalıma&quot;'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-7436274466962810619</id><published>2009-05-01T12:15:00.001+03:00</published><updated>2009-05-01T12:16:35.700+03:00</updated><title type='text'>Son mektup</title><content type='html'>Canım torunum Fırat,  &lt;br /&gt;Bu bloga yazacağım son mektubum olacak bu. Sana bir teşekkür mektubu aslında Fıratım. Annen sana hayat verdi dokuz ay karnında taşıyarak. Her gün seni sevdi seninle konuştu. Bir kitap oluşacak şekilde sana seslendi.  Bilebilir miydi ki sen ona hayatı armağan edeceksin? Bilebilir miydi ki erken gelme arzunla anneni büyük bir beladan kurtaracaksın? Sana sonsuz teşekkürler canım torunum; annen sana sen annene hayat verdiniz…  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Varlığın hepimizi öylesine mutlu etti ki acılara katlanmamızı kolaylaştırdın. Çok ileri yaşlarda anlayacaksın ki ilk üç ay çok zorlu günler yaşadık. Tabii ki en cefakarı annendi. Sana teşekkürlerimin yanında annene de teşekkür ediyorum; hayata dört elle sarılıp senin sevginle bu hastalığı yenme çabası gösterdiği için; acılara zorluklara direnip “bu bir süreçtir geçecek” diyerek hayata sımsıkı sarıldığı için; sevgili annene canım kızıma sonsuz teşekkürler ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fıratım izin verirsen birçok kişiye senin aracılığınla teşekkür etmek istiyorum. En başta anneni ve beni bir an olsun yalnız bırakmayan hele hele benim kaprislerime ağlamalarıma katlanan  sevgili müzimize [müzeyyen teyze] teşekkür ediyorum. Her şeyin başında sonunda “müzeyyen” diye seslenmelerime katlandığı için de teşekkür ediyorum. Babana teşekkür ediyorum; mükemmel bir baba ve eş olduğu için… Cemal dedene, ozan ve barış dayılarına teşekkür ediyorum korkularını, acılarını sessizce içlerinde yaşadıkları için. Gülçin yengene teşekkür ediyorum annene adaklar adadığı için ve uğur teyzene her gün anneanneni arayarak teselli ettiği ve ağlamalarına katlandığı için sonsuz teşekkürler. Sabahın köründe balkona çıkıp ellerini gökyüzüne açarak annen için dua eden Gülay teyzene teşekkür ediyorum. Telefonla ya da gelerek bize moral veren tüm dost, arkadaş ve akrabalara teşekkür ediyorum. Son teşekkürüm hiç tanımadığım birine annenin gözlerindeki hüzne dayanamayıp, kendimi dışarıya attığım günlerde oturduğum bir cafede sessizce ağlarken bana mendil uzatan garsona sonsuz teşekkürler ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok şükür bugünlere; çok şükür kızımın senin her gülüşünde gözleri parlıyor. Senin kahkahaların içimizi ısıtıyor… İyi ki doğdun Fıratım en güzel anneler gününü yaşatacaksın bu yıl annene. Annenin başka hediye almasına hiç gerek yok birtanem en büyük en muhteşem en güzel armağan sensin ona… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANNELER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-7436274466962810619?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/7436274466962810619/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=7436274466962810619' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7436274466962810619'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7436274466962810619'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/05/son-mektup.html' title='Son mektup'/><author><name>Anneannen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06312049603890588145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-951216455522592676</id><published>2009-05-01T09:12:00.001+03:00</published><updated>2009-05-01T09:14:23.094+03:00</updated><title type='text'>Üstündeymişik yeşilmişik</title><content type='html'>Yeşil bir koltuğumuz var. Eve ilk geldiğinde önce onun üstünde konakladın. İlk ağıtını bu koltuğun üstünde yaktın, ilk gülücüğünü bu koltuğun üstünde attın. Her tarafına salyan bulaştı bu koltuğun, dört bir yanına kustun sonra... Anneannenle başbaşa verip, 2 ay boyunca bu koltukta uyudun geceleri mışıl mışıl... Arada bir çişinle lekeledin. İlk kez bu koltukta yana döndün, başını kaldırdın. Gece beslenmeleri için bu koltuğa geldik seninle... Ana oğul bu koltukta bakıştık sen beslenirken ve ben senin varlığının mutluluğuyla ilk kez bu koltuğun üzerinde akıttım gözyaşlarımı... Neredeyse bütün fotoğrafların videoların bu koltuğun üzerinde çekildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil koltuk senden önce sadece bir yeşil koltuktu, şimdi her yanına sen sinmiş bir değerli eşya... Anneler hatıra olsun diye bebeklerinin bir şeylerini saklarlar ya, işte ben mümkünse bu koltuğu saklamak istiyorum senin için. Biraz irice bir hatıra nesnesi ama ne yapalım ne bir tulum ne bir ayakkabı; bebekliğinin en önemli tanığı, nesnesi bu koltuk...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olur da ilerde “karın olacak o kadın” bu eski yeşil koltuğu atmaya kalkarsa; sen hemen bu yazıyı okut ona yavrum. Baktın olmuyor bu koltuğun ne kadar önemli olduğunu anlamıyor, koltuğunu da al dön yuvana he hehe.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-951216455522592676?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/951216455522592676/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=951216455522592676' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/951216455522592676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/951216455522592676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/05/ustundeymisik-yesilmisik.html' title='Üstündeymişik yeşilmişik'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-3501695409067107388</id><published>2009-04-17T17:37:00.004+03:00</published><updated>2009-04-17T17:52:51.898+03:00</updated><title type='text'>"Anneyim ben yaaa"</title><content type='html'>Geçtiğimiz gün taksiyle hastaneye gidiyordum. Yolu yarılamıştık ki taksici "delikanlı hangi okuldasın" dedi. Kısacık saçlarım, sırt çantam yanıltmıştı adamı... Şaşırdım ve ne diyorsunuz der gibi adama bakmaya başladım. Arkasına dönüp "hangi okuldasın delikanlı?" diye tekrarladı. Bir an ne diyeceğimi bilemedim. Ağzımdan gayri ihtiyari şu kelimeler döküldü: "Anneyim ben yaaa". Sonra hastaneye varana kadar güldüm. Adam yol boyunca "yaşını çok iyi şaklamışsın" deyip durdu, ben şaklamışsının saklamışsın olduğunu ancak inmeme yakın anladım. Hiç bu kadar neşeli bir taksi yolculuğu yapmamıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada gördüğün gibi artık kadınlığımın da büyümüşlüğümün de simgesi olmuş annelik... Alışmışım bu yeni kimliğime... Geceleri senin mırıltılarınla uyumaya ve sen gözünü açtığında uyanmaya alıştığım gibi. Eee ne de olsa "anneyim ben yaaa".&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-3501695409067107388?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/3501695409067107388/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=3501695409067107388' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3501695409067107388'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3501695409067107388'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/04/anneyim-ben-yaaa.html' title='&quot;Anneyim ben yaaa&quot;'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-7215022608204591175</id><published>2009-04-08T22:17:00.000+03:00</published><updated>2009-04-08T22:18:38.552+03:00</updated><title type='text'>Bir berber bir berbere...</title><content type='html'>Sana daha önce de yazmıştım değil mi; işini bir tür aşkla yapan insanlara duyduğum sevgiyi… Maalesef Adana’da saçımı kestirmek istediğimde yolum bu insanlardan biriyle kesişmedi önce. Kapısını çaldığım kuaför abi, saçımı “lise müdürü sinirlenmiş de ara ara makas atmış” modelinde kesti. Mecburen ikinci bir kuaföre gitmek zorunda kaldım. Fakat bu kuaför saçımın çok kısa olması nedeniyle düzeltemeyeceğini ve erkek berberi saçı olduğunu söyledi. Ben de haliyle “e o zaman bir berbere gideyim” dedim. Berber koltuğuna oturduğumda gözüm öndeki lavabodaydı hep, kesim bittiğinde adamın kafamı oraya eğip yıkaması ihtimaliyle heyecanlanıyordum. Bu abi işini aşkla mı yapıyordu bilmiyorum ama saçımı keserken makasla tarağı birbirine vurarak çıkardığı sesler bende adama karşı bir tür sempati oluşturmuştu. Daha sonra babana bunu söylediğimde berberlerin çoğunun bu sesi çıkardığını söyledi. Ne güzel şıkırtılı bir saç kesme seansı… Artık bu nameleri ancak senin saçını kestirmek için berbere gittiğimizde dinleyeceğim. Yalnız Gözde’ye sözüm var bir süre saç kestirmek yok sana…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Berberden çıktığımda, artık tam bir oğlan çocuğuydum. Saçlarım yarım santime kadar kısaltılmış, ensem bir güzel tıraş edilmişti. Burun kıllarımı yaktırmadan, losyon sürünmeden oradan ayrıldığım için kendimi şanslı sayıyordum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse eve geldiğimde babana bu yeni halimin fotoğraflarını gönderdim. Baban çok beğendiğini, pek de yakışmış olduğunu söyledi. Şimdi oğul söyler misin bana, bu her şart altında anneni beğenen ve yaşadığı abuk olayları her defasında sadece gülerek karşılayan adamın karısı olmak dünyanın en güzel şeyi değildir de nedir… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok özledim, çoook…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-7215022608204591175?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/7215022608204591175/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=7215022608204591175' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7215022608204591175'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7215022608204591175'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/04/bir-berber-bir-berbere.html' title='Bir berber bir berbere...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-5193566976923449075</id><published>2009-04-08T00:40:00.000+03:00</published><updated>2009-04-08T00:41:17.250+03:00</updated><title type='text'>Babamın seni sevişi</title><content type='html'>Babam yani senin deden öyle güzel seviyor ki seni… Sevgisini ancak uzaktan hissettiren bu adamın torunlarıyla arasındaki bütün sınırları kaldırmış olması; torununun peşinden kaydırağa çıkması örneğin veya zaman ve mekan fark etmeden her an torununun elinden tutup bakkala gitmeye hazır olması şaşırtıyor beni. Mutlu ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahları onun sana olan sevgi sesleriyle uyanıyorum. Oturma odasının kapısından seni sevmek için uzatıyor kafasını. Kucağında sen ona gülümserken şen kahkahalar atıyor. Ve kızıyor bize klima eğer doğrudan yüzüne üflüyorsa sıcak havayı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bunlar olurken içimi tuhaf bir mahcubiyet kaplıyor. Babamın seni böyle coşkulu sevişi sanki bir tür sır gibi geliyor bana. Babaların yeni yönlerini keşfetmek utandırıyor demek insanı. Ama en çok da ölesiye sevindiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanki babam seni her öptüğünde beni de öpüyor.&lt;br /&gt;Seni severken beni de seviyor…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-5193566976923449075?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/5193566976923449075/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=5193566976923449075' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5193566976923449075'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5193566976923449075'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/04/babamn-seni-sevisi.html' title='Babamın seni sevişi'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-1368574936092600991</id><published>2009-03-21T11:03:00.001+02:00</published><updated>2009-03-21T11:03:58.172+02:00</updated><title type='text'>Yine sen</title><content type='html'>Seni izliyorum. Uyuyorsun... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellerini iki yana açmışsın &lt;br /&gt;-Yüz kere daha görsem yine dayanamayıp minicik öpeceğim.- &lt;br /&gt;Dudakların yarı aralık ve afacan şekilde büzüşmüş &lt;br /&gt;-Yüz kere daha görsem yine “hadi bir an önce uyan da sarılayım” diye geçireceğim içimden...-&lt;br /&gt;Poponu havaya dikmişsin&lt;br /&gt;-Yüz kere daha görsem yine aynı şekilde gülümseyeceğim.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine uyu&lt;br /&gt;Yine gül&lt;br /&gt;Yine bak bana&lt;br /&gt;Yüzlerce kere daha seveyim seni&lt;br /&gt;Yüzlerce kere daha “iyi ki” diyeyim&lt;br /&gt;“İyi ki annesiyim Fırat’ın.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-1368574936092600991?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/1368574936092600991/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=1368574936092600991' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1368574936092600991'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1368574936092600991'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/03/yine-sen.html' title='Yine sen'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-4298718010623129319</id><published>2009-03-10T01:07:00.004+02:00</published><updated>2009-03-10T10:26:59.748+02:00</updated><title type='text'>Damarımdaki kan</title><content type='html'>A'yı abin aldı&lt;br /&gt;B'yi sana verdim&lt;br /&gt;Pozitifi bende kaldı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-4298718010623129319?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/4298718010623129319/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=4298718010623129319' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4298718010623129319'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4298718010623129319'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/03/ab-rh.html' title='Damarımdaki kan'/><author><name>cemal</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12242561373066414107</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-gYpahXTA5Js/TfC7XRBNtNI/AAAAAAAAAAY/BVHSanx-57s/s220/IMG_2454.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-878746889843498760</id><published>2009-03-03T17:20:00.000+02:00</published><updated>2009-03-03T17:21:01.648+02:00</updated><title type='text'>Babanın elleri</title><content type='html'>Kocaman, hünerli elleri babanın... Senin, benim, abinin yaşamını kolaylaştıran eller. Sonra kalem tutan yaratıcı eller. Gurur duyduran. Yanağımızı okşayan, kalbi olan... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tuttu mu ellerimden gözlerimi kapattıran elleri babanın... Gözlerimi kapattırıp her yere götürebilecek beni. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avuçları içinde kaybolduğum eller... Geçmişinden nice izler taşıyan yaralı ve anlamlı eller. İş gören, seven, her daim sıcak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babanın elleri teslimiyetim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-878746889843498760?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/878746889843498760/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=878746889843498760' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/878746889843498760'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/878746889843498760'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/03/babann-elleri.html' title='Babanın elleri'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-6095195092672520451</id><published>2009-03-02T14:44:00.001+02:00</published><updated>2009-03-02T15:02:08.462+02:00</updated><title type='text'>İki güzel ay</title><content type='html'>Fıratım,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki ayını doldurmak üzeresin. İki ayda yanakların şirin bir buldog yavrusu gibi çenenden sarktı. Yüz üstü uyurken kafanı koca adamlar gibi bir o yana bir bu yana çevirmeye başladın. Ve sosyalleşmeye... Yalnız kaldığında şımarık şımarık ağlamaya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki ayda boğum boğum oldu bacakların. Gözlerimizin ta içine bakmaya başladın. Gülmeye... Her biri kahkahalarla karşılanan minik gülümsemeler. Sonra geceleri daha çok uyumaya başladın. Dönencenin müziğini pür dikkat dinlemeye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki ayda sen  daha çok Fırat oldun, ben daha çok anne. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ben bir çiçeğin büyümesini hızlı çekimde seyreder gibi tanıklık ettim bir mucizeye. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki ay iki gün gibi geçti... Hayatın yeniden, yenilenerek ve her türlü zorluğun üstesinden gelinerek başladığı iki gün...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-6095195092672520451?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/6095195092672520451/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=6095195092672520451' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6095195092672520451'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6095195092672520451'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/03/iki-guzel-ay.html' title='İki güzel ay'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-3379695151358761689</id><published>2009-02-25T13:47:00.002+02:00</published><updated>2009-02-25T14:00:25.642+02:00</updated><title type='text'>Bir küfürbaz tatlı adam</title><content type='html'>Dedemi anlatmadım sana henüz değil mi? Mutlaka tanımalısın oysa onu. Yıllar önce yazmıştım... Büyükdeden İsmail'i takdimimdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Lise yıllarımdı... Dedem geçiçi bir süre için köyden gelmiş ve bizde kalıyordu. Babaannemin ismini taşıdığım için ne yapsam hoşgörüyor, aileye karşı koruyor; beni sanki ayrı bir seviyordu... Dedem sürekli köyünü özlüyordu ve ben mutlu olacağını bildigim için hep o günleri soruyordum ona:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Dede neleriniz vardı köyde?&lt;br /&gt;- Uuu her bir şeyimiz vardı. İneğimiz, eşeğimiz tavuklarımız. Tavuklar künde yumurtlardı künde yumurtlardı. 10 baş koyunum vardı. Hepsini sattım iki tane güzel inek aldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedem malına mülküne çok düşkün bir adamdı. Şehirde tanıştığı kulakçöplerini bile eğer yeteri kadar kirlenmemişlerse peçeteye sarıp saklardı. bir gün elinde bir sürü çiviyle gelmişti eve: “bunlari su inşaatin oraya atmışlar yazık!” diye söyleniyordu. bir şey diyemez, bir köşeye kaldırırdık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Köyde vişne ağaçları vardı dedemin. İlle de ille bize saklardı o en güzel vişneleri. Köyün çocukları ve hatta bazen diğer torunlarıyla kavga eder korurdu agaçları biz gelene kadar. Köy biraz da dedemin bize sakladiği o vişne ağaçlarıyla, arkamızdan ışığı kapatmadığımız için ettiği küfürlerle güzeldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zamanki gezilerinden birinin dönüşünde kapıda kollarıma yığıldı. Eve gelen doktor bütün iç organlarının iflas etmiş olduğunu hastaneye yatmasının şart olduğunu söyledi. Ne yaptıysak ikna edemedik dedemi hastaneye yatmaya. Boşa para diyor ve ille de ille köye dönmek istiyordu. Dedemi halamla birlikte köydeki evine gönderdi babam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölmedi. “Hastaneye yatmazsa 2 ay içinde ölür” diyen doktoru mahcup etti. Tam üç yıl daha yaşadı köyünde. Köyde olmasının verdiği mutluluk onu üç yıl daha yaşatmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ölmeden önce babamı görmek istedi, "ben ölürüm oğlum gelsin" dedi. Babam köye vardığında dedem yaşıyordu, onu beklemiş gibi iki saat sonra öldü. Köylüydü, dirençliydi, tutumluydu, duyguluydu, küfürbazdı... Dedemdi..."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-3379695151358761689?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/3379695151358761689/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=3379695151358761689' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3379695151358761689'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3379695151358761689'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/02/bir-kufurbaz-tatl-adam.html' title='Bir küfürbaz tatlı adam'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-332709397290454260</id><published>2009-02-20T10:22:00.000+02:00</published><updated>2009-02-20T10:24:28.796+02:00</updated><title type='text'>Yuva...</title><content type='html'>Nasıl oluyor da Adana’ya her gittiğimde aradan geçen onca yıla; İstanbulda kurduğum yaşama rağmen kendimi evime dönmüş gibi hissedebiliyorum hala? Nasıl oluyor da hala salondaki koltuğa uzandığım anda, evin küçük kızı oluveriyorum birden? Nasıl oluyor da her şey hızla değişirken annemle babam hiç değişmiyor veya apartman görevlisi Ali abi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl sürüyor bu sıcaklık, bu güven?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yuva...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın yaşamı boyunca hep iki yuvası oluyor işte böyle. Mekan, şehir, ev ve eşyalar istediği kadar değişsin; anne ve babanın nefes aldığı her yer yuvaya dönüşüveriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen de yıllar geçip de kapımızı çaldığında; hatta daha güzeli anahtarınla açıp içeri daldığında bu güzel hislerle dolarsın umarım. Umarım hep bir yuva sunabiliriz sana babanla... Ve sen salonumuzdaki o koltuğa ayaklarını uzattığında, yaşın kaç olursa olsun bizim yavrumuz olmanın mutlululuğunu, huzurunu yaşarsın. Biraz şımarıklık yapma hakkını her zaman saklı tutarak... Bizim seni, kazık kadar herif olduğunda bile mıncıklayıp, öpme hakkımızın saklı olduğunu da unutmayarak ama...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-332709397290454260?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/332709397290454260/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=332709397290454260' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/332709397290454260'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/332709397290454260'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/02/yuva.html' title='Yuva...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-1338557475551680413</id><published>2009-02-15T23:02:00.000+02:00</published><updated>2009-02-15T23:04:03.368+02:00</updated><title type='text'>Adak</title><content type='html'>Adakların hep beni hüzünlendiren bir tarafı var. Yoğun bir isteğin kimi zaman biraz çaresizliğin gölgesinde bir vaat; adak. Bir çeşit umut etme... Cezbedici de. Köşeye sıkıştığında hemen sığınmak istiyor insan. Annen bu aralar annesine, annesi ise işte bu rahatlatıcı adaklara sığındı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneannen hastalığımı öğrendiği günden beri sürekli yeni adaklar adıyor... Gün itibariyle adak sayısı sekizdi... Neler yok ki adaklar arasında; çocuklara dağıtılacak bir kilo çikolata, Avcılar’da ve Adana’da kesilip dağıtılacak birer adet kurbanlık koyun, Züleyha Teyze’ye ve onun bir tanıdığına alınacak birer hırka, Müzü’ye bir adet saç düzleştirici ve bence en şekeri saçım dökülmezse Uğur ve Gülay Teyze’ye kuaför sefası... Herhangi bir ihtiyacı olan bu aralar anneannene yanaşmalı... Hayır bu kadar adağı bırakıp Adana’ya kaçmasından korkuyorum; Adak alacaklıları kapımıza dayanırsa yandık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu furyadan daha fazla uzak kalamayıp ben de bir adak adayacağım şimdi. Nisan ayında o güzel haberi aldığımızda bu blogun tüm katılımcılarını baban araba tutup pikniğe götürecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu da böyle bir adağımdı. Ne derler bilirsin “baban sağolsun”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında böyle başkası adına olabildiğini varsayarak, birkaç tane de dedene mi adak fatura etsem :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-1338557475551680413?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/1338557475551680413/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=1338557475551680413' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1338557475551680413'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1338557475551680413'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/02/adak.html' title='Adak'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-571604797174896575</id><published>2009-02-13T11:46:00.000+02:00</published><updated>2009-02-13T11:47:43.434+02:00</updated><title type='text'>Baharı beklerken...</title><content type='html'>Hadi gel bugün biraz zor şeylerden konuşalım seninle; ama sonunu güzel bağlayacağımıza söz vererek... Annen bu bloğu doğumun hemen ertesinde senin doğumuna dair hislerini yazıp kapatmayı düşünüyordu. Derken kötü bir haber aldı ve hayatında ilk kez kendi ölümünü düşündü. Öyle uzaktı ki o güne kadar bu fikre; ya baban bir gün metro çıkışında bombalı bir saldırıya denk gelirse diye gözyaşı döktü de bunu aklının ucundan bile geçirmedi. Peki neden?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü annen –belki biraz da ölümden sonra yaşama inanmamanın rahatlığından- kendi ölümünün kendisi için anlamsızlığını bildi. Ama sevdiklerini kaybetmenin acısını bir ömür boyu taşımanın ağırlığından korktu hep... Ve sonra işte o kötü haberi aldığı gün bir başka korku yerleşti kalbine... Sizleri yalnız bırakmanın korkusu. Kendini size haksızlık yapıyormuş gibi hissetti. Babanın yalnız geçireceği gecelerin üzüntüsünü hissetti, ailesinin yaşayacağı acıyı, dostlarının gözyaşlarını. Biraz deliliğinden biraz aşkından; önce babanın bir an önce yeniden aşık olup mutlu olması için çareler düşündü, sonra “onunla ben yaşlanmalıydım” diye gözyaşı döktü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni düşündüğünde ise ilk aklına gelen ne kadar şanslı olduğuydu. Çünkü baban yanında olduğu sürece senin çok mutlu, çok sağlıklı bir delikanlı olacağından o kadar emindi ki... Bu eşine az rastlanır güven için minnet duydu babana ve bir kere daha sevdi onu. Annen işte eninde sonunda yine dönüp dolaşıp babanı sevecek bir şeyler buluyor görüyorsun. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günler geçti tabii; o ilk şoklar atlatıldı, istatistiklerle barışıldı, umut yeşertildi. Annen şimdi bu bloğu son bir yazıyla değil bir fotoğrafla kapatmak istiyor. Güzel haberleri aldıktan sonra çekilmiş bir fotoğraf... Güneşli bir günde çekilmiş... Parkta, çiçek açmış bir ağacın önünde. Kucağında sen. Baban deklanşöre tam da birbirimize gülerken basmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin, benim, baharın, yaşamın, mutluluğun fotoğrafı.&lt;br /&gt;Hiç solmayacak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-571604797174896575?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/571604797174896575/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=571604797174896575' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/571604797174896575'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/571604797174896575'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/02/bahar-beklerken.html' title='Baharı beklerken...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-3186865975269102779</id><published>2009-02-09T04:20:00.007+02:00</published><updated>2009-02-09T04:37:30.343+02:00</updated><title type='text'>Geldiğinde...</title><content type='html'>Oğlum, sanmıştım ki sen doğduğunda bir annelik haresiyle sarmalanacağım. Sanmıştım ki bir anda bütün dünyam sen olacaksın ve sanmıştım ki senin doğduğun o an seninle aramızda onlarca yıldır bir aradaymışız gibi, birbirimiz için varız gibi bir sevgi olacak. Ve yine sanmıştım ki senin kokunla sarhoş olacağım... Yanılmışım. Anne olmak o kadar kolay değilmiş meğer. Filmlerdekine veya anlatılanlara benzemezmiş işin iç yüzü... Ya da benim için öyle olmadı diyelim. Peki bu kötü bir şey mi? Elbette hayır. Dinle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen karnımdayken ilk aylarda tutuk bir ilişkimiz vardı seninle. Sabahları çekinceli bir günaydınım vardı sana; elim belirli belirsiz dolaşırdı karnımda. Sonra aylar geçti, geçtikçe yeni bir dil kurdum seninle, yeni bir dünyaya girdim, o dünyadaki her şeyi adım adım çok severek... Artık seninle konuşmadan, seni sevmeden bir anım geçmez oldu. Senin doğduğun güne kadar sürdü bu. Doğduğun gün biraz hayal kırıklığıyla fark ettim ki şimdi her şeye yeniden başlamak gerekiyordu. 9 ayın devamı gibi yaşanmadı ilk günün. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kucağımdaki ilk anında tanıştık ilk kez. Biraz yabancı, biraz tutuk öptüm seni. Sonra seni izledim hep, bu yeni duruma alışmaya çalıştım. Karnımdaki Fırat’la karşımdaki Fırat arasında bir bağ kurmaktan çabuk vazgeçtim, işe yaramayacağını bildiğimden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saatler geçti ve sonra günler... Ben her saat ve her gün seni sevecek yeni şeyler keşfettim. Esnerken yüzünü yukarı bir çevirişin vardı örneğin çok kendine has; onu sevdim. Sütünü emerken sonlara doğru inleyişini, ağlamadan az önceki miyavlar gibi seslerini, ilk göz göze gelişimizi ve senin gözlerini hiç kaçırmadan bana bakışını... Kimi zaman gözün açık öyle sakince etrafını izleyerek yatışını... Sen gazını çıkardığında hissetiğim rahatlamayı... Ve elbet böyle yakışıklı bir oğlan oluşunu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet annen varlığınla sarhoş olmadı, bir anda (ve bir bakıma hala) kendini “anne” gibi hissedemedi, çokça bahsedilen o büyüleyici süt kokusunu alamadı senden ama hep bildi. Bildi ki ilmek ilmek, emek emek örülecek bu sevgi de diğerleri gibi. Bildi ki babanı sevdiği gibi seni de çoğalan duygularla ve her geçen gün artan bir hazla sevecek. Bildi ki bu da bir arkadaşlık nihayetinde. Biraz tanışıklıkla büyüyen. Ve bildi ki anneliği küçük arkadaşından öğrenecek; biraz sabır ve çokça mutlulukla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni bir yolculuk başladı işte, 9 ayın sonunda...&lt;br /&gt;Merhaba küçük yol arkadaşım!&lt;br /&gt;Merhaba oğlum!&lt;br /&gt;Sana eşlik etmek ne güzel...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-3186865975269102779?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/3186865975269102779/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=3186865975269102779' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3186865975269102779'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3186865975269102779'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/02/geldiginde.html' title='Geldiğinde...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-9018094050337893045</id><published>2009-01-14T13:51:00.003+02:00</published><updated>2009-01-14T14:08:00.610+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşamsal'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Su'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yaşam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fırat özken'/><title type='text'>Su</title><content type='html'>Su Fırat'tır&lt;div&gt;Fırat ise su&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Su yaşamsaldır&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Su yaşatandır&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-9018094050337893045?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/9018094050337893045/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=9018094050337893045' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/9018094050337893045'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/9018094050337893045'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/01/su.html' title='Su'/><author><name>cemal</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12242561373066414107</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-gYpahXTA5Js/TfC7XRBNtNI/AAAAAAAAAAY/BVHSanx-57s/s220/IMG_2454.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-3444959030043261031</id><published>2009-01-08T22:16:00.002+02:00</published><updated>2009-01-08T22:52:23.679+02:00</updated><title type='text'>Bayramımız Olsun Bugün!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_giLnu_ixvno/SWZneX4RwxI/AAAAAAAAADI/v3futSH7_zw/s1600-h/DSC00082.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289028583897023250" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_giLnu_ixvno/SWZneX4RwxI/AAAAAAAAADI/v3futSH7_zw/s320/DSC00082.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;8 Ocak 2009, saat 16:15...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fırat Özken dünyaya geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar mutluyuz ki...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-3444959030043261031?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/3444959030043261031/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=3444959030043261031' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3444959030043261031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3444959030043261031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/01/bayrammz-olsun-bugn.html' title='Bayramımız Olsun Bugün!'/><author><name>teyzen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08560437252681457754</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_giLnu_ixvno/SWZneX4RwxI/AAAAAAAAADI/v3futSH7_zw/s72-c/DSC00082.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-5572780800600185502</id><published>2009-01-07T14:37:00.004+02:00</published><updated>2009-01-07T14:56:32.202+02:00</updated><title type='text'>Hazırlıklar tamam</title><content type='html'>Doğum çantamı hazırlayıp hazırlamadığımı soranlara gülüyoruz babanla. Çünkü çantamı neredeyse yedinci ayın başında hazırlamıştım bile. Ki bu tarihlerde buhar makineni bile almıştık. Yalnız bu çantanın gelişimi durmadı. En temel şeyleri çoktan koymuş olmama rağmen bir türlü kapanmıyor fermuarı çantanın. Habire bir şeyler ekliyorum. En sonunda geçen gün fotoğraf makinesini de koydum, şimdi gözümü bilgisayara diktim. Abinden aşırıp onu da koydum mu içim rahatlayacak. Tam teşekküllü bir hastane çantasıyla bekliyorum seni...&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hazırlıklarımızdan biri de bebek şekerleriydi. Marjinal tatlı bir jest yaptı ve senin için minik güzel çubuklarda şekerler gönderdi. Sadece onlar mı; kapı süsleri, resim çerçevesi. Seninle yaşamımıza giren, mavi ve tatlı şeyler... Fazladan gelen çubuklar için dün de abinle (abinin nüfusunu kullanarak) pastaneden yeni badem şekerleri aldık ve akşama kadar onları jelatinleyip kurdaleledik. Pek güzel oldu her şey... Asuman teyzeye bizi düşündüğü için ve diğer teyzelere bu güzellikleri hazırladıkları için teşekkür edelim bu vesileyle...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bugün son olarak senin için birkaç parça daha şey alıp hazırlanma defterini sanırım kapatacağım. Alışveriş listemde; bir uyku tulumu, bir iki parça kalınca pantalon ve minik minik atlet tarzı bodyler var. Bir de belki minik şirin bir ayakkabı. Senin için alışveriş yapmak benim için de kredi kartımızın bağlı bulunduğu banka için de büyük keyif...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sözün özü Fırat Bey, hazırlıklar tamam. Baban da ben de iyileştik. Çantamızı kapıya yakın yere koyduk. İhtiyaçlarını çoktan tamamladık. Herman'ın vereceği tarihi beklemek zorunda değilsin, istediğin zaman çık gel. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-5572780800600185502?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/5572780800600185502/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=5572780800600185502' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5572780800600185502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5572780800600185502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/01/hazrlklar-tamam.html' title='Hazırlıklar tamam'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-9073866822002649542</id><published>2009-01-07T14:01:00.002+02:00</published><updated>2009-01-07T14:12:27.992+02:00</updated><title type='text'>İki büyük yuvarlak</title><content type='html'>Doktora her gittiğimizde iki yuvarlak görüyoruz. Bunlardan biri kafan diğeri göbeğin... Her seferinde bir umut başka bir şeyler de seçebiliriz diye baksak da nafile. İki yuvarlağın ölçümü yapılıyor ve tamamdır. Son yuvarlak ölçümlerine göre 3945 gramsın. Prensip sahibi doktorumuz sen tam 4000 gram olmadan gün vermemeye kararlı. Bu yüzden cuma günü için tekrar çağırdı ve artık doğum gününü de o gün kararlaştıracağımızı söyledi. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Doğumgünün hala evde bir tartışma konusu. Ben cumartesi günü için Herman'ı ikna etmek istesem de baban bir sonraki cumartesi gününe bırakmak konusunda çok ısrarlı. Sen bir saat bile daha fazla kalsan karnımda baban bunu kar sayıyor. Zübeyde halan ise konuya farklı bir açıdan yaklaşıyor ve 13'ünün uğursuz olduğunu ya bir gün önce ya bir gün sonra doğumun olması için ısrar ediyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Neyse ki dananın çokça çekilen kuyruğu iki gün sonra kopacak. Şimdilik görünen o ki en geç salı günü kollarımızdasın. O iki koca yuvarlakla tanışacağımız güne kadar uyumayı isterdim.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-9073866822002649542?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/9073866822002649542/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=9073866822002649542' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/9073866822002649542'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/9073866822002649542'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/01/iki-byk-yuvarlak.html' title='İki büyük yuvarlak'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-7708834704394955486</id><published>2009-01-03T09:10:00.003+02:00</published><updated>2009-01-03T09:23:26.287+02:00</updated><title type='text'>O yanımdayken</title><content type='html'>Babanla birlikteyken korkmama hallerimden ikisini hatırladım şimdi sana yazınca. Birkaç sene önce çok kar yağmıştı ve neredeyse İstanbul'un her parkı, yokuşlu her sokağı kayak merkezine dönmüştü. Tuncay, Barış Dayın buldukları yokuşlarda kayıp eğleniyorlardı. Bense çok istememe rağmen bir türlü cesaret edemiyor, sadece gıptayla onları izliyordum. Birkaç gün sonra babanla buluştuk ve parka gittik. Çok dik bir yokuştan aşağı kaymaya karar verdi baban ve Barış Dayın. Baban çabucak bir leğen parçası buldu ve "hadi" dedi bana. Bir an bile düşünmeden geçtim arkasına. Baban yanımdaydı ya...&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sonra bir başka gün... Muko dedeni bir hastaneden diğerine naklediyorduk. Ambulansın önünde babanın yanında oturuyordum. Ambulans o kadar hızlı gidiyordu ki tamam dedim kesin başımıza bir iş gelecek. Sonra babanın elini tuttum ve ne olacaksa olabilir diye geçirdim içimden. O yanımdaydı. Tuhaf bir huzurla doldum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu tarz bir güven ilişkisini, sevgiyi sana da yaşatabiliriz umarım ve umarım sen de yanındayken kendini böyle bırakabildiğin, böyle huzur duyabildiğin aşklar yaşarsın, dostlar edinirsin.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yalnız karda kaymak için arkasına geçecek birini beklemeni de istememem benim gibi. Kay gitsin işte, en fazla bir yerini kırar, evde birkaç hafta yatarsın. Biz de babanla seni bol bol şımartırız bu süre içinde. Yaşamın keyfini çıkarmak için biraz da cesaret gerekiyor. Benim gibi potansiyel evhamlı bir anneye inat. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-7708834704394955486?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/7708834704394955486/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=7708834704394955486' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7708834704394955486'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7708834704394955486'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/01/o-yanmdayken.html' title='O yanımdayken'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-8608026272617449623</id><published>2009-01-03T09:01:00.002+02:00</published><updated>2009-01-03T09:10:34.419+02:00</updated><title type='text'>Yıllar sonra ilk kez</title><content type='html'>Babanla bir ilki yaşıyoruz. Kendisi yılda bir kere hasta olur ya da olmaz; ki genelde de çok hafif atlatır hastalıkları. Bense en az üç dört kez yaşarım özellikle kış hastalıklarını. Bu kez ikimiz de aynı anda hastalandık. Üstelik baban da benimle yarışacak derecede hasta. İşin tek kötü yanı bu kez tadını çıkara çıkara bakamıyorum ona ben de iyi olmadığım için. Normalde en ufak bir rahatsızlığını fırsat bilip çorbalarla, sütlerle ve onun tüm muhalefetine rağmen ilaçlarla kürler uyguluyorum. İlaçlara karşı olduğuna bakma, içmemek için direnir direnir sonra içmeye ikna olunca da iki tane ister. Sanırım ilaç içmeye değil tek bir ilaç içmeye karşı baban...&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yaşlandığımızda da hayat bugünkü gibi geçecek işte. O bir yerde yatacak ben onun bir yerine kafamı koyup yatacağım. Ben süte bal koymakta ısrar edeceğim baban bunun gereksizliğinden bahsedip huysuzlanacak. Sonunda sütü sade içip, üstüne bir kaşık bal yemesi konusunda anlaşacağız en kötü ihtimalle. Bir şekilde hep anlaşacağız, hep bir noktada buluşacağız. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Babanla yaşlanmak da hastalanmak da korkutmuyor beni. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not: Biz böyle hastayken gelmezsin değil mi?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-8608026272617449623?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/8608026272617449623/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=8608026272617449623' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8608026272617449623'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8608026272617449623'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/01/yllar-sonra-ilk-kez.html' title='Yıllar sonra ilk kez'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-6497371036197492166</id><published>2009-01-02T12:07:00.002+02:00</published><updated>2009-01-02T12:15:20.723+02:00</updated><title type='text'>Bir başka bahara kaldı vuslat</title><content type='html'>Canım benim, sana erkenden kavuşmanın hayaliyle gitmiştim Herman'a ama maalesef hayal kırıklığıyla geri döndüm. Sen 5 kilo da olsan 13 ocak gelmeden bir operasyon yapmayacağını söyledi çünkü. Beklenen doğum tarihine on gün kala olurmuş bu işler. Baban çok sevindi bu işe çünkü hep senin karnımda daha çok kalmanı, gerektiği zamanda gerektiği gibi gelmeni istiyordu. Ki sanırım normal olan da onun bu isteğiydi. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu aralar fazlaca sancılar oluyor karnımda ve ben senin gelişinin yaklaştığını hissediyorum tüm "normal" beklentilere inat. Ve heyecanım her geçen gün biraz daha artıyor. Her sabah sana biraz daha yaklaşmış olarak uyanıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Kısa bir süre sonra uyanmalarımdan birinde tam karşımdaki karyolada seni mışıl mışıl uyurken göreceğimi hayal ediyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2009 yılı en güzel uyanmaların, en yumuşak öpüşlerin yılı olacak. Gerçekten yeni ve gerçekten mutlu bir yıl bekliyor bizi...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-6497371036197492166?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/6497371036197492166/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=6497371036197492166' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6497371036197492166'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6497371036197492166'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2009/01/bir-baka-bahara-kald-vuslat.html' title='Bir başka bahara kaldı vuslat'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-8663622979002861542</id><published>2008-12-29T20:53:00.002+02:00</published><updated>2008-12-29T21:05:01.610+02:00</updated><title type='text'>Bugün de büyük bir gündü</title><content type='html'>Bugün teyzenin deyişiyle annen tam kendine yakışacak bir şey yaptı. Öğle molasında birden "ne işim var hala burada" diye düşündü ve pılısını pırtısını toplayıp insanlarla vedalaşıp doğum iznine ayrıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baban erken ayrıldığımı düşünüyor çünkü ona göre doğuma daha en az iki üç hafta var. Bense neredeyse eminim bir iki hafta içinde kucağımda olacağından.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslına bakarsan o kadar sağlıklı ve dinç geçirdim (ve geçiriyorum ki) hamileliğimi, şirketten de gidebilirdim doğuma. Yine de son birkaç haftayı keyif sürerek geçirmek istedim. Sen henüz karnımdayken ve kar evde olma mutluluğunu artıracak şekilde lapa lapa yağmaya başlamışken. Şimdi tek yapmam gereken yarın bu süreyi daha da keyifli kılacak birkaç film ve kitap almak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve kar altında biraz pazar gezintisi yapıp oğluma birkaç parça daha minik şey almak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatlı hayat dedikleri bu olsa gerek...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-8663622979002861542?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/8663622979002861542/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=8663622979002861542' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8663622979002861542'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8663622979002861542'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/12/bugn-de-byk-bir-gnd.html' title='Bugün de büyük bir gündü'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-9084093824399874086</id><published>2008-12-29T20:18:00.002+02:00</published><updated>2008-12-29T20:53:27.895+02:00</updated><title type='text'>Yarın büyük bir gün</title><content type='html'>Yarın saat 12.30'da ya da her zamanki gibi biraz gecikmeyle 13.00'da seni göreceğiz yine. Bu seferki görüşmemizin hepimiz için özel bir anlamı var. Sen yarın büyük ihtimalle 4 kilo civarında olacağın için sezaryen ihtimali kesinleşecek ve general artık doğum için bir tarih verecek. Ve ben çıkışta büyük ihtimalle Obama'dan çalarak gözyaşları içinde "o gün hiç gelmez diyorlardı" diye geçireceğim içimden. 9 aylık meraklı bir bekleyiş oğul dile kolay. Hele benim gibi aceleci bir kadın için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelişin yaklaştıkça duygularım da yoğunlaşıyor iyice. Geçen gün Akmerkez'e konser için gelen bir grup ilkokul çocuğunu dinlerken bir anda gözlerim doldu. Ortamdan hızla uzaklaştım. Büyümüş Fırat'ı gördüm bir an, anne babasının gözüne baka baka şarkı söyleyen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni büyütmek de beklemek gibi güzel bir serüven olacak. Bu şimdiden belli.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-9084093824399874086?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/9084093824399874086/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=9084093824399874086' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/9084093824399874086'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/9084093824399874086'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/12/yarn-byk-bir-gn.html' title='Yarın büyük bir gün'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-3870537157216767873</id><published>2008-12-25T12:40:00.004+02:00</published><updated>2008-12-25T13:07:43.585+02:00</updated><title type='text'>Hepimizin "karnı ağrıyor"</title><content type='html'>Dün gece yarısı pencereden dışarı baktığımda kar yağdığını gördüm. Sabahki yağmurla karışık şeyi saymazsak senenin ilk güzel karıydı. Hemen abine haber verdim (baban epey erken uykuya dalmıştı). Abin heyecanla dışarı çıktı ciddi ciddi yağan karı görünce pek sevindi göbek attı; "yarın kesin okular tatil" diye. Ben de içimden "okullar tatilse gebelere de şirketler tatil sayılır" diye geçirip sevindirik oldum. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Abin de ben de gece; ertesi gün pinekleme hayalleriyle uyuduk. Sabah kalktığımızda kardan eser yoktu, üstelik güneş pırıl pırıl parlıyordu. O doğru okula ben doğru işe...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu işten, okuldan kaçma hali öyle bir tuhaf ki insanın içine bir kez yerleşti mi 40 yaşına da gelse peşini bırakmıyor. Ben mesela bazen doğum yapacağım gün işe gelmek zorunda olmadığım için bir sevinç duyuyorum. Zaten bu kaytarma, tembellik hissiyatım yüzünden çoğu kişi benim uzun süreli bir işte barınamayacağımı düşünüyordu. Onlara bir oyun oynadım ve içimden sorumluluk sahibi bir kadın daha çıkararak uzun soluklu bir iş hayatına imza attım. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Tabii bu iki kadın birbirleriyle sürekli mücadele halindeler. Yaşam koşulları hep sorumluluk sahibi olandan yana olsa da diğerinin küçük kaçamakları ve sevinçleri hiç bitmiyor. Elimde değil azıcık kar yağınca, boğazım azıcık şişince içimi acabalı bir mutluluk kaplıyor hemen. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yani demem o ki canım oğlum bu hissiyatı yakından tanıyan annen bu konularda oldukça hoşgorülü olacak sana karşı. Okuldan kaçmak veya biraz daha uyumak istediğinde her bahaneyi kabul edecek bir annen var. Çünkü inan sen bu bahaneleri uydururken o da içinden "acaba ben de bu bahaneyle evde kalsam mı?" diye geçiriyor olacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yalnız üçümüzün de bu tip kaçamaklar için önünde büyük bir engel var: baban.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-3870537157216767873?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/3870537157216767873/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=3870537157216767873' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3870537157216767873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3870537157216767873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/12/hepimizin-karn-aryor.html' title='Hepimizin &quot;karnı ağrıyor&quot;'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-4362605850007718278</id><published>2008-12-23T17:47:00.004+02:00</published><updated>2008-12-23T17:53:39.734+02:00</updated><title type='text'>Biliyorum o halde seviyorum</title><content type='html'>Dün babanla sinemadaydık. Filmin kötülüğüne bir de salonun sıcaklığı eklenince ikimiz de iyice bunalmıştık. Ara verildiğinde Granita standının önünde buldum kendimi, yalnız bir türlü karar veremiyordum içip içmemeye. Baban içmem için ısrar ediyordu. Ben itiraz ederken bir yandan da içimden içersem kesinlikle kavunlu içmeliyim diye geçiriyordum. Baban benim kararsızlığıma bir son verip çocuğa seslendi birden “bir kavunlu alabilir miyiz?” Çok şaşırdım. Metafizik bir şeylere inanmanın tam sırasıymış gibi görünebilir ama ben öyle düşünmüyorum. Baban o beş çeşit içeceğe baktı ve benimle ilgili tüm bilgilerini süzgeçten geçirerek o an sadece kavunlu içeceğimi “bildi”. Bu kadar basit işte. Baban beni “biliyor”. Ben babanı “biliyorum”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir müddet sonra seni “bileceğiz”. Fırat’ın en sevdiği oyuncak, Fırat’ın güleceği sesler, Fırat’ın korkuları, Fırat’ın en sevdiği meyve, Fırat’ın hangi pozisyonda en rahat uyuduğu... Fırat’la ilgili her şey yazılacak defterimize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve hep birlikte sinemaya gittiğimizde, baban sen daha büfeye yeni yönelmişken, elinde o an almayı düşündüğün çikolatayla belirecek karşında.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-4362605850007718278?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/4362605850007718278/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=4362605850007718278' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4362605850007718278'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4362605850007718278'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/12/biliyorum-o-halde-seviyorum.html' title='Biliyorum o halde seviyorum'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-7332455782908057251</id><published>2008-12-19T11:56:00.003+02:00</published><updated>2008-12-19T12:17:34.636+02:00</updated><title type='text'>Birdenbire</title><content type='html'>Gündelik yaşam sürerken birden hiç olmadık bir yerde, herhangi bir şeyden sevdiğin biri gelir aklına... Ya da bir an için her şeyi bir kenara atıp sevdiğin kişiyi düşünmeyi çeker canın. Öylesine... Babanla aşkımızın ilk günlerinde, henüz uykum gelmeden heyecanla giderdim yatağa onu düşünmek için. Sadece ona konsantre olduğum, onu hayallediğim bu anlar benim için paha biçilmezdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra onu hatırlatacak o kadar çok şey biriktirdim ki birlikte geçirdiğimiz yıllar boyunca, gün içinde birkaç kez onu düşünmemek, hislenmemek mümkün olmaz hale geldi benim için. Ambulans gördüğümde bir keresinde burnunun dibinden geçip hayatını tehlikeye atan ambulansı, alttaki tabağa dökülmüş kahve gördüğümde benim her defasında döktüğüm kahvelerin altına koyduğu peçeteleri, osmanbeyden her geçişimde ilkokul öğretmeninin pastanesini... Saymakla bitiremeyeceğim detaylar, incelikler... Ve onu düşündüğüm bütün aşk dizeleri, aşk şarkıları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz gün de Mehmed Uzun'un bir romanını okurken şu ifade çıktı karşıma; "İhsan Nuri Bey'in karısı ve sevgilisiydi". İşte bu sefer de bir hastane koridorunda, bir romanın sayfalarından çıkıp gelmişti baban. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kocamdı ve sevgilimdi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-7332455782908057251?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/7332455782908057251/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=7332455782908057251' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7332455782908057251'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7332455782908057251'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/12/birdenbire.html' title='Birdenbire'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-1573418827910087868</id><published>2008-12-18T10:47:00.003+02:00</published><updated>2008-12-18T11:16:08.336+02:00</updated><title type='text'>Ruhun halleri</title><content type='html'>Yüksek sesle müzik dinlemek ve oynamak ve bira içip seni düşünerek dinlenmek ve dağıtmak ve kaf dağını aşmak ve buzullarda yürümek ve çaresiz kalmak ve çare olmak güzele ve nesli tükenen güzelliklere ve minicik elinden tutup karşı tarafı gözükmeyen mavi denizlere bakmak ve dalgınlığımı bana seslenişinle bozmak ve içi gülen gözlerin öpüşmesiyle kumsalda ayak izleri bırakmak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-1573418827910087868?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/1573418827910087868/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=1573418827910087868' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1573418827910087868'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1573418827910087868'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/12/ruhun-halleri.html' title='Ruhun halleri'/><author><name>cemal</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12242561373066414107</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-gYpahXTA5Js/TfC7XRBNtNI/AAAAAAAAAAY/BVHSanx-57s/s220/IMG_2454.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-344549140183226873</id><published>2008-12-17T17:21:00.002+02:00</published><updated>2008-12-17T17:46:47.055+02:00</updated><title type='text'>Kocaman oğlum benim</title><content type='html'>Dün uzun bir bekleyişten sonra yine karşımdaydın. Sadece 18 günde 900 gram almışsın ve 3300 gram olmuşsun. Bu gidişle bir sonraki randevumuza kadar (30 aralık) dört kiloyu çoktan bulmuş olacaksın. O randevuya kadar gelmeye karar vermiş olmazsan sanırım doğumun için bir tarih belirleyeceğiz artık. 5 Ocak Pazartesi gününe ne dersin? Anneannenle aynı gün kutlarsınız böylece doğumgünlerinizi... Ya da 09.01.09... Pek janjanlı bir tarih... Top iki haftaya kadar sende sonrasında generalde ve bizde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen bu kadar şişko olunca general yine şeker testi istedi benden. Bugünümüz yine hastanede geçti anlayacağın. Bir ara test sonuçlarını beklerken minik bir kız çocuğundan kan aldılar, öyle içli ağladı ki; benzer bir durumda senin olduğunu düşündüm ve gözlerim doldu. Sanırım uzunca bir süre senin gözyaşlarına alışmaya çalışmakla geçecek ve bir süre aşı gibi şeyler için ailemizin nispeten güçlü üyesi baban devrede olacak. Ben daha kendi kolumdaki yara bandını çekip çıkaramazken ve kan vermeye korkarken sana acı verecek işlemlere nasıl dayanayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annelik de bütün sevgiler gibi biraz ceza gibi geliyor bana... Bir ömür boyu sana olan sevgimin bedeli olarak kaygılar yaşayacağım ve senin acılarını da kendiminkilerin üstüne, üstelik kendiminkilerden daha ağır bir yük olarak, koyacağım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yapalım yaşam sefasıyla, cefasıyla anlamlı ve güzel. Kabul etmeli. Böyle kaygılar yaşatacak kadar çok sevebildiği ve sevildiği için mutlu olmalı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin gibi kocaman sevilen bir kocaman oğlana da elbet kocaman yaşatılan kaygılar yakışır zaten.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-344549140183226873?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/344549140183226873/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=344549140183226873' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/344549140183226873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/344549140183226873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/12/kocaman-olum-benim.html' title='Kocaman oğlum benim'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-2344500136524186845</id><published>2008-12-15T16:55:00.003+02:00</published><updated>2008-12-15T17:25:42.775+02:00</updated><title type='text'>Annenin doğumu</title><content type='html'>Fıratım bugün sana annenin  dünyaya geliş hikayesini anlatacağım. Ozan dayın iki buçuk yaşında... Tıpkı senin gibi tombul şeker mi şeker. Kıvır kıvır saçlarıyla herkesin ilgi odağı. Çok da akıllı ve uslu çok istediği bir şey varsa anne paranız var mı diye sorar biz var dersek ihtiyacını söylerdi. Cemal deden öğrenci olduğundan zor geçiniyorduk. Tam o sıralarda annene de hamile kalmaz mıyım.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zamanlar ultrason da yok ki bebeğin cinsiyetini öğrenelim. Ama ben hep kız istiyorum. Cemal deden BERİVAN olsun kız olursa diyor. Berivan'a beşik alalım diyoruz ama ben tam olarak istemiyorum. Cemal dedenin annesi o kadar şeker ki onun adını koymak istiyorum. Ama adı HÜRÜ olduğundan koyamıyorum. Bir gece birden aklıma HÜRÜCAN  geldi adı hürücan olacak dedim. Cemal deden de çok mutlu oldu. Ama ya erkek olursa...  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporum bitti hala annen doğmak istemiyor. Doktor "seni hastaneye yatıracağız" dedi. Ben Cemal dedenle güle oynaya hastaneye yattım. Ertesi gün saat ikide görüş vardı. Odam bahçeye bakıyordu... İkiden önce dedene pencereden el sallayacağımı söyledim. Biz dedenle ikide görüşmek üzere ayrıldık. Ne zaman doğum yapacağımı ikimiz de bilmiyorduk. Ben yattığım gece sancılanmaz mıyım... 1978 Kasım 30!  O zamanlar cep telefonu da yok ki  Cemal dedene bildireyim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben anneni sabah üçte doğurdum tabii sezeryanla...  Uyanır uyanmaz bebeğin cinsiyetini sordum, kız dediler. Öf bütün sancılarımı unuttum, rujumu sürdüm, tarandım süslendim cemal dedeni bekliyorum. Ben nereden bileyim ki Cemal deden sabahtan gelmiş; bir komşumuz vardı şehremini apartmanında Çapa'da hemşirelik yapan onu bulmuş 'bana Güler'den bir haber getirir misin' demiş. Kadın gitmiş dönmemiş. Başka bir hemşireye sormuş, "odasında yok" diye cevap almış. Eyvah öldü galiba diye saat ikiyi zor etmiş. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat ikide yüzü sapsarı bir şekilde odaya bir girişi vardı ki sorma. "Kalbim duracaktı seni görmeseydim" dedi ben de gayet neşeli bir sesle "kızımız oldu" diye bağırdım. Sarıldık mutluluğumuz sonsuzdu... HÜRÜCAN bebek dünyaya gelmişti. Simsiyah saçlı bembeyaz yüzlü pembe yanaklı dünyalar güzeli bir bebekti annen. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi ki doğdun hürücan, doğdun da bize Fırat bebeği armağan ettin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-2344500136524186845?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/2344500136524186845/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=2344500136524186845' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2344500136524186845'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2344500136524186845'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/12/annenin-doumu.html' title='Annenin doğumu'/><author><name>Anneannen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06312049603890588145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-3054023149044874873</id><published>2008-12-15T14:45:00.003+02:00</published><updated>2008-12-15T17:24:38.517+02:00</updated><title type='text'>Şok şok şok flaş flaş flaş</title><content type='html'>Sabahın erken saatlerinde aldığımız bir habere göre deden senin hastane masraflarının tümünü karşılayacakmış. İş bu durumda dedenin sponsorluğunda ilk kontrollerin ve aşıların yapılacak, Kontrol ve aşı deyip geçme bugünün parasıyla iki emekli maaşına bedel. Kereta artistlerin hastanesinde açıyorsun gözlerini dünyaya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedenin bu doğum hediyesinin altında kalamayız, ilk gördüğünde (ki sanırım yaşamının dördüncü ayına denk gelecek bu) gülücüklerinle, oyunlarınla mest etmelisin onu. Ha bu arada rüyasında görmüş deden seni. Çok şişkoymuşsun ve hiç saçın yokmuş. Deden seviyormuş seni ve bir yandan da niye hiç saçı yok diye düşünüyormuş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;He he adın da şimdiden şişko Fırat'a çıktı ha. Ne haber şişko :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-3054023149044874873?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/3054023149044874873/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=3054023149044874873' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3054023149044874873'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3054023149044874873'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/12/ok-ok-ok-fla-fla-fla.html' title='Şok şok şok flaş flaş flaş'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-8086457561317379464</id><published>2008-12-15T11:26:00.002+02:00</published><updated>2008-12-15T12:00:56.278+02:00</updated><title type='text'>Uzuuun bir tatilin ardından</title><content type='html'>Babanla çokça dinlendiğimiz güzel bir tatili geride bıraktık. Ben sen her an gelebilirsin diye uzak yerlere gitme tekliflerini reddettim. İçimde kimi soru işaretleriyle Polonezköy'e kadar gitmeye razı oldum. Bu aralar senin gelişinin yaklaştığını hissediyorum. Geceleri daha çok uyandırıyorsun beni, zaman zaman minik sancılar yaşatıyorsun... Bana kalırsa en fazla iki hafta sonra kollarımdasın. Babana göre ise daha gelişine en az 1 ay var. Zaman zaman o da benim gibi seninle konuşmalarda "hadi gel artık sabırsızlanıyoruz" dese de gönlü senin olabilecek en geç tarihte gelmenden yana. Bakalım yarın generalin yorumları nasıl olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatilde dolabımızın en çok kullandığımız yerlerini senin için düzenledik. Babana ve bana ait birer çekmecede senin minik kıyafetlerin var artık. Her gün en az bir kez o çekmeceyi yanlışlıkla açıyor ve senin kıyafetlerinle karşılaşıyoruz. Her seferinde tulumlarına bakıp elimde olmadan gülümsüyorum. O minicik kıyafetlerin içindeki seni düşünüp de 40. haftaya kadar sabretmek ne mümkün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabretmek ne mümkün diyorum ama babanla da bir yandan zamanın ne kadar çabuk geçtiğine şaşırıyoruz. Daha dün gibi sanki  varlığını öğrendiğimiz o gün. Ve "bu kadar çok hafta nasıl geçecek?" diye düşündüğümüz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi 35. haftandasın, 35 haftadır her gün anneni de babanı da mutlu insanlar yapıyorsun. Sana olan borcumuzu nasıl ödeyeceğiz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-8086457561317379464?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/8086457561317379464/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=8086457561317379464' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8086457561317379464'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8086457561317379464'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/12/uzuuun-bir-tatilin-ardndan.html' title='Uzuuun bir tatilin ardından'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-8074948314030217167</id><published>2008-12-05T10:24:00.002+02:00</published><updated>2008-12-05T10:38:13.250+02:00</updated><title type='text'>Rüya gibi.</title><content type='html'>Dün gece rüyamda sen vardın yine. Seni almış bir yerlere gidiyordum. Bir elimde ana kucağı bir elimde bebek arabası vardı. (baban gülecektir buna, bugünlerde bu mevzuya taktım da kafayı). İkisi de boş yalnız ve "cemal haklıymış bunlar hiçbir işe yaramıyor; niye ikisini de aldım ki sanki" diye geçiriyorum içimden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kucağımdasın; elim çıplak bacaklarına, bacaklarının boğumlarına değiyor. İçimi bir mutluluk kaplıyor. Sarılıyorum sana sımsıkı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayende rüyamda rüya gibi anlar yaşıyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-8074948314030217167?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/8074948314030217167/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=8074948314030217167' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8074948314030217167'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8074948314030217167'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/12/rya-gibi.html' title='Rüya gibi.'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-7805914030948779283</id><published>2008-12-03T17:32:00.004+02:00</published><updated>2008-12-03T17:51:35.226+02:00</updated><title type='text'>Sonunda bu da oldu</title><content type='html'>Evet sonunda bu da oldu otobuste hiç tanımadığım birine senin fotoğrafını gösterdim. Hamilelik döneminin kendine has bir durumu var; insanlara çok daha kolay iletişim haline geçiyorsun. "Ne kadar kaldı doğuma?" sorusuyla başlayan diyaloglar uzadıkça uzuyor. Geçen gün de otobüste ve trafiğin tam ortasında yanımdaki teyzenin sorusuyla uzun bir sohbet başladı. Senden, teyzenin potansiyel gelininden falan bahsederken dayanamayıp "oğlumun fotoğrafını göstereyim mi size?" dedim ve gösterdim de :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Laf aramızda bugün de bir müşterimize bütçeyle ilgili yazışmamızın sonunda "size ekte oğlumun bir fotoğrafını da gönderiyorum" diyerek olaya bambaşka bir boyut kattım. Bir yanda eurolar, pazarlıklar diğer yanda benim tombik oğlum Fırat. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Henüz annesinin karnında keyif süren bir şirin bebeğe kimsenin kayıtsız ve sevgisiz kalamayacağına güvenerek yapıyorum tüm bu şımarıklıkları tabii... Öyle de oluyor, sen ortaya çıktığında herkesin yüzüne bir gülümseme yerleşiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamımın son aylarını "görmemişin bir oğlu olmuş..." sözüyle de özetleyebiliriz aslında. Fazla söze hacet yok... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yapayım çok seviniyorum sen bize geldiğin için.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-7805914030948779283?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/7805914030948779283/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=7805914030948779283' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7805914030948779283'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7805914030948779283'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/12/sonunda-bu-da-oldu.html' title='Sonunda bu da oldu'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-3787130446325506388</id><published>2008-12-03T17:00:00.003+02:00</published><updated>2008-12-03T17:18:57.718+02:00</updated><title type='text'>Babamın piyango biletleri</title><content type='html'>Babam, ne zaman başladığını bile hatırlamadığım bir tarihten beri her yılbaşında aile üyeleri için birer piyango bileti alır. Bu piyango biletlerinin en sevdiğim yönü arkalarında yazan isimlerdir. Hepimizin isimlerini sessiz harfleriyle ve kendine özgü yazısıyla yazar. Hrcn, glr, cml, brs, ozn... Biz de her yılbaşında "kod adı hrcn" esprileri yaparız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılbaşlarında bir de yemek listesi yapma mevzumuz vardı. Yılbaşına sayılı günler kala herkes o gün için isteklerini bir kağıda yazardı. Sofraya dair bu istekler genelde abartılı olur ve yılbaşı sofrası aslında az çok hep aynı şeylerden oluşurdu. Biz de hep "muz yazdık şansımıza elma çıktı" temalı konuşmalarla bu işin bile keyfini sürerdik. Bu yılbaşları maddi durumumuzun çok da iyi olmadığı çocukluk yıllarımıza ait olsa da biz bu konuşmaları yapmayı hiç bırakmadık. Ve her yılbaşında eski günleri bu vesileyle yad ettik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse dönelim milli piyango biletlerine... Bunca yıl boyunca 5 tane alınan biletlerin sayısı son birkaç yıldır arttı. Ve bu sene ikiye katlanarak sayıları on oldu. Bu on biletin arkasında yazan kod isimlerden biri de sensin frt'cigim. Ailemize hoşgeldiğinin resmidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız şimdiden söyleyeyim bugüne kadar aileden herhangi birinin biletine amortiden fazlası vurmuş değildir. Boşuna umutlanma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Baban için ilk bilet alındığında çok gülmüştük. Çünkü biletin arkasında cmlttn yazıyordu. Kısaltmasını bile oku oku bitmez :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-3787130446325506388?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/3787130446325506388/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=3787130446325506388' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3787130446325506388'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3787130446325506388'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/12/babamn-piyango-biletleri.html' title='Babamın piyango biletleri'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-917672585352786041</id><published>2008-12-01T18:08:00.005+02:00</published><updated>2008-12-03T16:59:52.551+02:00</updated><title type='text'>Babanın hediyeleri</title><content type='html'>Hadi azıcık dedikodu yapalım. Bu baban çok alem... Her doğumgünümde beni şaşırtacak bir şey mutlaka bulur. Örneklerle anlatalım ki sen de doğumgünlerinde benim gibi minik şoklar yaşama.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babanın hediyeye genel yaklaşımı ihtiyaç olan bir şey almak yönündedir. Ki benim için en katlanılmaz şey doğumgünümde bir ihtiyacımın giderilmesidir. Bir keresinde bu işi o kadar abarttı ki beni bir alışveriş merkezine sokup "gel sana doğumgünü hediyesi olarak şurdan bir ayakkabı alalım" dedi. Anında ortamı terk ettim tabii... Takip eden yıllarda beni bu işe karıştırmaması gerektiğini öğrendi heyhat bu sefer de ölçüleri asla tutturamıyordu. Ne zaman bana bir şey alacak olsa en küçük bedeni alıp geliyordu eve. 3 yıl önce aldığı bir mont hala dolabımda giyileceği günü bekliyor mesela. Babanın bu bedeni bir türlü tutturamaması üzerine zaman zaman "bu adam bana bir mesaj mı vermeye çalışıyor" diye düşünsem de fazla üstelemedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl nihayet isyan ettim; "Bu yıl kesinlikle ihtiyacım olan bir şey almanı istemiyorum bana" diye. Heyhat bu kez de bu işlerden hiç anlamadığı için bir incik boncuk dükkanından kazık yiyerek çıktı. Ama ne yalan söyleyeyim çok tatlı bir seçim yapmıştı benim için... Mavi boncuklu, güzel bir kolye. Ki hastane çantama koyacaklarım arasında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani önümüzdeki doğumgünün için baban sana büyük ihtimalle bebek bezi alacaktır; sonraki doğumgününde (yani sen iki yaşına girdiğinde) 1 yaş bebekleri için bir tulum, daha sonrakinde ise herhangi bir oyuncakçıdaki en absürd fiyatlı oyuncağı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki bana bu halleri bile babanın sevimli geliyor mu? Evet, kendisinin bunu okuyacağını bile bile evet. Onun bu hediye almak konusundaki beceriksizliği, ihtiyaç olan bir şey alma konusundaki tutturmaları bile sevilesi, öpülüp koklanası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu yazıyı yazarken bile kanım kaynadı, neyse ki akşam oldu ve sayılı saatler sonra babana kavuşacağız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-917672585352786041?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/917672585352786041/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=917672585352786041' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/917672585352786041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/917672585352786041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/12/babann-hediyeleri.html' title='Babanın hediyeleri'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-9168055474731706787</id><published>2008-12-01T17:55:00.002+02:00</published><updated>2008-12-01T18:07:56.344+02:00</updated><title type='text'>Seninle ilk doğumgünü...</title><content type='html'>Dün doğumgünümdü ve ilk kez bu doğumgünümde sen de benimle birlikteydin. Zaten doğumgünüme de sen damganı vurdun. Müge teyze senin için bir müzik cdsi almıştı mesela bana ve sana da güzel bir not yazdığı defter. Gözde gebeler için güzel bir hırka. Sonra gelen mesajlarda, telefonlarda da sen vardın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baban senin verdiği en değerli hediye olduğunu ve önümüzdeki 20 yıl boyunca bana hediye almayacağını söyledi. Doğru söze ne denir; kendim için senden daha kıymetli bir hediye düşünemiyorum. Tabii bana bir de cicili bicili hediye daha almadığı için babana küsmediğim herhangi bir doğumgünümü de :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sözün kısası canım oğlum; seninle dopdolu bir doğumgünü geçirdim. Ve hiçbir yeni yaşıma bu kadar heyecanla, bu kadar huzurla, bu kadar mutlulukla girmedim... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin bana ilk hediyen ise dün bütün gün durmadan hareket etmen ve doktor muayenesinde 2400 gramlık sağlıklı bir tosuncuk olarak arz-ı endam etmendi.Bu güzel hediyeler için teşekkür ederim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seneye 30 Kasım günü sabah saatlerinde bir minik gülücük, bir yumuşak öpücük beklerim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-9168055474731706787?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/9168055474731706787/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=9168055474731706787' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/9168055474731706787'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/9168055474731706787'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/12/seninle-ilk-doumgn.html' title='Seninle ilk doğumgünü...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-3095238601039241120</id><published>2008-11-26T17:06:00.003+02:00</published><updated>2008-11-26T17:29:10.085+02:00</updated><title type='text'>Yıllar sonra bir gece yarısı yaşanacak</title><content type='html'>Oğlum, otobüs yolculuğu yapmayalı yıllar oldu... Otobüsün camına başımı dayayıp; Ahmed Arif'in sesinden şiirlerini dinlemeyeli. Ve gizliden ağlamayalı tüm yolcular uykuya çoktan dalmışken... Bugün uzunca bir süre sonra ilk kez yeniden dinledim onu ve daha sesini duyduğum dakikada doldu gözlerim. Öyle güzel öyle içli okuyordu ki yine o çok sevdiğim şiirini... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annenin çokça gözyaşı döktüğü, hislendiği bu albümü isterim ki sen de dinle büyüdüğünde... Mutlaka gece, mutlaka her bir dizenin hakkını vererek ve mutlaka yalnız... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar sonra yaşanacak o gece yarısında, ben o saatte nerede ne yapıyor olursam olayım, seninle çok özel bir şeyi paylaşmış olacağız... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hafta alıp saklayacağım senin için...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-3095238601039241120?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/3095238601039241120/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=3095238601039241120' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3095238601039241120'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3095238601039241120'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/yllar-sonra-bir-gece-yars-yaanacak.html' title='Yıllar sonra bir gece yarısı yaşanacak'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-5532048718520595685</id><published>2008-11-26T11:05:00.002+02:00</published><updated>2008-11-26T11:18:21.281+02:00</updated><title type='text'>Kıskanç bir baba</title><content type='html'>Baban seni ben taşıdığım için müthiş bir kıskançlık içinde. Ne zaman telefonda senin hareketlerini balllandıra ballandıra anlatsam "bu haksızlık, biraz da ben taşımak istiyorum" diyor. Bence de babalar için büyük kayıp; çünkü bir çocuğu içinde taşımanın onun hareketlerini her an hissetmenin yarattığı duygu bambaşka. Artık babalara da dışardan hissedilen kısmıyla idare etmek kalıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik seni ben taşıyorum ama doğumdan hemen sonra işler tam tersine dönecek gibi geliyor bana. Senin şişkoluğunla benim tembelliğim birleşince genelde babanın kucağında olacaksın. Anneni ve dünyayı epey yükseklerden seyredeceksin yani... Hele babanın omuzlarında gezecek yaşa geldiğinde; iki metre yukarda bakacaksın hayata. Eminim bu işten ikiniz de çok keyif alacaksınız. Ben de sizin bu keyfinizi büyük bir keyifle seyredeceğim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-5532048718520595685?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/5532048718520595685/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=5532048718520595685' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5532048718520595685'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5532048718520595685'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/kskan-bir-baba.html' title='Kıskanç bir baba'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-4077955771648026525</id><published>2008-11-25T18:38:00.003+02:00</published><updated>2008-11-25T18:49:40.981+02:00</updated><title type='text'>Her şeyin başı sağlık :)</title><content type='html'>Nazlı teyze, şirket bloglarında yazmış: "Taylan sağlıklı doğsun daha da güzelleşeceğim" diye. Bir kadın başka bir kadını başka hiçbir konuda bu kadar iyi anlayamaz sanırım. Gerçekten de insanın aklından, kalbinden sürekli bu geçiyor "sağlıklı olsun, hiçbir sorun yaşanmasın". Tüm bebeli kadınlar aynı histe birleşiyor. Sanırım bu histen kaynaklı yeni doğum yapmış annelerle yapılan araştırmalarda beyinlerindeki en yoğun çalışan bölgenin "kaygı bölgesi" olduğu saptanmış. Sağlıklı olmanızı o kadar istiyoruz ki ister istemez zaman zaman tersini de düşünerek kaygılanıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilindik kaygılara benim bilindik paranoyalarım da eklenince ortaya nasıl bir tablo çıkacak inan ben de çok merak ediyorum. Umarım bu kaygıların esiri olup seni bunaltmam. Neyse ki en az kaygılarım kadar baskın bir  duygum daha var; senin inisiyatif kullanan, rahat ve huzurlu bir çocuk olman. Eh iş başa düşüyor; dizginleyeceğiz kendimizi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnız birazcık nostaljiden kimseye zarar gelmez; en azından bir kez izin ver de terlediğinde arkana bir havlu, bir gazete, bir herhangi bir şey koyayım. Aaa anneliğin şanındandır canım :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-4077955771648026525?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/4077955771648026525/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=4077955771648026525' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4077955771648026525'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4077955771648026525'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/her-eyin-ba-salk.html' title='Her şeyin başı sağlık :)'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-6155748237738651860</id><published>2008-11-24T23:32:00.002+02:00</published><updated>2008-11-24T23:47:16.013+02:00</updated><title type='text'>gözyaşı ülkesi</title><content type='html'>Fıratçığım,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annen daha önceki yazılarından birinde alıntı yapmış Küçük Prens'ten "ne tuhaf yer şu gözyaşı ülkesi"...&lt;br /&gt;Bunu okuduğumda aklıma gelen birşeyi paylaşmak istiyorum seninle; bilenler bilir pek de öyle sulugöz bir insan olduğum söylenemez, özellikle de yalnız olmadığım zamanlarda. Düşünsene şu dünyada en yakın olduğum birkaç kişiden biri olmasına rağmen annenin yanında bile ağlamamışımdır. (Yaklaşık iki ay önceki telefon vakasını saymazsak)&lt;br /&gt;Biraz soğukkanlı mıyım neyim bilmiyorum :))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kardeşim tam üniversiteyi bitireceği sırada garip bir ruh haline girmiştim, ne zaman kardeşimin ismini önünde "mühendis" kelimesini koyarak düşünsem gözlerim doluyor, boğazıma birşey takılıyordu. Bir süre devam eden bu ruh hali, onu cübbesinin içinde diplomasını alıp, kepini diğer yana geçirirken gördüğümde herkesin içinde hüngür hıçkırık bir ağlama tutturmamla son buldu :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna benzer bir diğer ruh hali ise yine kardeşimin askere gideceği dönemde başladı, onu yolcu edeceğim anı düşündükçe yine aynı şey! gözlerimin dolması, boğazımda takılan birşeyler ve tabii sonu havaalanının ortasında bir gözyaşı seli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süredir gözümün önünde bir resim var. Bir hastane odası burası, annen yatakta, kucağında sen... ne zaman bu anı düşünsem burnumun direği sızlıyor, içimi bir sıcaklık kaplıyor. Sanırım bunun sonunun neye varacağını anlamışsındır Fıratçığım; gayet cool bir insan olduğunu iddia eden teyzenle tanışman bir miktar gözyaşı eşliğinde olacak :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ama devamında birlikte çok güleceğimize eminim :))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-6155748237738651860?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/6155748237738651860/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=6155748237738651860' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6155748237738651860'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6155748237738651860'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/gzya-lkesi.html' title='gözyaşı ülkesi'/><author><name>teyzen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08560437252681457754</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-5638782426763327931</id><published>2008-11-24T15:36:00.003+02:00</published><updated>2008-11-24T15:58:41.484+02:00</updated><title type='text'>Karnım bebek dolu!</title><content type='html'>Oğlum, iyice büyüdün serpildin. Artık karnımın her yerinde hissediyorum seni. Ve hareketlerin öyle çeşitlendi ki... Gün içinde çok keyiflendiriyorsun beni bu yeni hareketlerinle... Örneğin birden kayıveriyorsun yumuşakça veya bütün vücudunla sağ tarafıma toplanıyorsun; karnım çok komik bir hal alıyor. Kimi zaman da pıt pıt vuruyorsun sanırım ellerinle... İçimde bir orkestra var sanki. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babanın elleri her akşam karnımda ve o da benim gibi amatör ruhunu hiç kaybetmiyor. Her belirgin hareketinde mutlaka "aman yarabbim" ya da "oy oy oy" diyerek tepki veriyor. Dün halanlardayken beni kendine çekip "iyi ki bana bir çocuk verdin" dedi. Tuhaf, film gibi bir sahneydi... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karnım sadece benim ve babanın değil birçok kişinin ilgi odağı. Olması gerekenden biraz daha büyük olduğu için genel görüş senin hiç de ocak sonuna kadar orda durmayacağın yönünde. Neden bilmem ben de beklenen tarihe hiç prim vermiyorum. Bana kalırsa 27 Aralıkla 5 ocak arasında geleceksin dünyaya... O kadar bekledik şimdi bu süreler bile uzun geliyor bana. Evde de tüm hazırlığımızı tamamladığımız için sanırım. Bir tek küvet kaldı almamız gereken onu da bugün spor çıkışında alacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odaya her girdiğimizde karyolana bakıp duygulandığımız ve sabırsızlandığımız yetmezmiş gibi şimdi bir de her banyoya girdiğimizde küvetini görünce aynı hisleri yaşayacağız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık sadece karnım değil evimiz de sen dolu... Ne büyük keyif!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-5638782426763327931?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/5638782426763327931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=5638782426763327931' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5638782426763327931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/5638782426763327931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/karnm-bebek-dolu.html' title='Karnım bebek dolu!'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-188353173384377656</id><published>2008-11-21T11:05:00.002+02:00</published><updated>2008-11-21T11:43:23.578+02:00</updated><title type='text'>Annenin bunalımları</title><content type='html'>Çok sık değildir ama annen bunalıma girdi mi tam girer. Genelde 1 tam günle sınırlı bu bunalımlar esnasında içine kapanır, kolay sinirlenir ve içi sürekli eziktir. Üstelik bu eziklikten dolayı kendine sürekli acır. Anneni iyi tanıyanlar onun bu bunalım günlerinin ayırdına hemen varır. Ve elbet ellerinden bir şey gelmeyeceğini bunun kendi kendine geçeceğini de bilirler. Bu bunalımların gecesinde annen mutlaka babanın omzunda birkaç damla yaş döker. Böylesi günleri katlanılabilir kılan tek şey çok nadir yaşanılıyor olmalarıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babanla küsmelerimiz de benim bunalımlarım gibi eften püften sebeplere dayanır ve kısa (ama yoğun) sürer. Teyzen bizim bu anlamsız küsmelerimiz için "e siz de bunları kavga sanıp, oyalanıyorsunuz" demisti. Bir nevi enerji bosaltımı bizimki. Kavga edecek gercek seyler bulamayinca boyle oluyor iste... Bu tarz bir şeyi en son 5 ay önce yaşamıştık. Vadesi geldi aslında; bu aralar bir mini kavga şart :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki sen doğunca ne olacak? Artık ne bunalıma girmeye ne eften püften sebeplerle küsmeye hakkımız olmayacak mı? Sen bizi her gün öyle mutlu, sarmaş dolaş görürken birden kopuk gördüğünde ne hissedeceksin? Veya oyunbaz anneni birden öyle somurtup otururken görünce... Sanırım yapacak çok fazla bir şey yok; yaşamın pek çok yönünü elbet kendi kendine görüp keşfedeceğine göre; annenin ve babanın bazı olumsuz yönlerini de görecek ve sen de zamanla onlarla tanış olacaksın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim bilir belki de sen bir gün bana "Anne sen bugün çok yoruldun istersen git uyu" diyeceksin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vay be!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-188353173384377656?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/188353173384377656/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=188353173384377656' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/188353173384377656'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/188353173384377656'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/annenin-bunalmlar.html' title='Annenin bunalımları'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-1879377648076726866</id><published>2008-11-21T10:29:00.002+02:00</published><updated>2008-11-21T10:33:37.965+02:00</updated><title type='text'>Bir başka sevgili</title><content type='html'>Söz konusu videonun birinci dakika sekizinci saniyesindeki görüntüler bana bir başka sevgilimi hatırlattı: Yaş pastaaaaaa. Lamı cimi yok; akşama eve gelirken ister Pelit'ten ister Özsüt'ten fıstıklı-çikolatalı veyahut da muzlu-çikolatalı pastamı isterim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel gülüşlü babalara duyrulur!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-1879377648076726866?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/1879377648076726866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=1879377648076726866' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1879377648076726866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1879377648076726866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/bir-baka-sevgili.html' title='Bir başka sevgili'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-6285707356872658737</id><published>2008-11-21T10:10:00.003+02:00</published><updated>2008-11-21T10:34:59.297+02:00</updated><title type='text'>Babanın gülüşü...</title><content type='html'>Marjinal'in bloğunda bir video izlerken babanın çok güzel bir pozuna rastladım. Tam da sevdiğim tam da her görüşümde içimin ısındığı gibi gülüyordu baban. Görüntüyü durdurup onu uzun uzun izlediğimde gülüşlerinin her birini ayrı ayrı tanıdığımı düşündüm. Mesela dün yolda eve dönerken ben bir şeyler anlattıkça attığı çakırkeyf kahkahaları, senin fotoğrafına bakarken ki müthiş huzurlu tebessümü... Babanda da bana dair böyle bir "tanışıklık" duygusu var. Benim gülüşümden, bakışımdan, duruşumdan ne hissettiğimi çok iyi anlayabiliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen gün ben minik çaplı bir bunalım içindeyken; öyle tatlı öyle kibar bir şey yaptı ki; beni depresyona girdiğime de gireceğime de pişman etti. Eve gelirken en sevdiğim meyvelerden hem de aramızda esprisini yapıp durduğumuz bir yerden alıp getirmişti. Sarılmalar, öpmeler gece boyunca fayda etmedi ve sonunda sanırım baban da sıkılmaya başladı bu işten. Ben yanında somurtuk bir şekilde otururken dönüp "canım sen bugün çok yoruldun uyu artık istersen" dedi. Normal şartlarda çok güleceğim bu cümleye o an gülemedim ama pek hoşuma gitti. "Yeter artık"ın pek kibar bir ifadesiydi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baban hem çok anlayışlı, hem çok kibar bir adam; e üstüne harikulade gülüşlerini de ekleyince ona her bakışta bir daha aşık olmamak ne mümkün... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bugün bir videonun ikinci dakika otuzaltıncı saniyesinde babana bir kere daha aşık oldum. Bilgine.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-6285707356872658737?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/6285707356872658737/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=6285707356872658737' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6285707356872658737'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6285707356872658737'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/babann-gl.html' title='Babanın gülüşü...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-3903363200469630285</id><published>2008-11-18T11:55:00.002+02:00</published><updated>2008-11-18T12:08:08.214+02:00</updated><title type='text'>Rüyamda...</title><content type='html'>Geceleri fotoğrafına bakıp yattığımdan mıdır nedir sürekli seni görüyorum rüyalarımda. Dünkü rüyamda da daha yepyeni doğmuş ve meme emiyordun. Hemencecik doyuyordu karnın, biraz daha emmen için zorluyordum seni ama nafile hemencecik uykuya dalıyordun. Öyle huzurlu uyuyordun ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uyandığımda tam karşımdaki karyolaya baktım. Kısa bir süre sonra o karyolada -umarım- huzurla uyuyacaksın ve ben her sabah senin yüzüne bakarak uyanacağım. Dünyanın en güzel uyanmalarını seninle yaşayacağız. Hem de uzunca bir süre. Babana kalsa seni askere de odamızdan uğurlayacak. Ben ne zaman senin odamızdan çıkacağın zamana dair bir konuşmaya başlasam "çok sonra, çok sonra" deyip kestirip atıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada askere mi dedim, hayır istemiyorum oğlumun askere falan gitmesini. Silah tutmasını... Güzellikler için doğuruyorum seni ben. Renkli, gülücüklü, anlamlı bir yaşam için. Bunun dışındaki her şey için "vicdani ret"çiyiz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-3903363200469630285?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/3903363200469630285/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=3903363200469630285' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3903363200469630285'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/3903363200469630285'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/ryamda.html' title='Rüyamda...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-1973972458514377444</id><published>2008-11-17T15:52:00.002+02:00</published><updated>2008-11-17T15:57:44.760+02:00</updated><title type='text'>Selam olsun...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_5fZr4RVH-NE/SSF4Rs13EiI/AAAAAAAAAAs/P0g4PzHhwdY/s1600-h/firat-1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 244px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_5fZr4RVH-NE/SSF4Rs13EiI/AAAAAAAAAAs/P0g4PzHhwdY/s320/firat-1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5269625284490367522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte ilk fotoğrafın...  Yanakların da hemencecik sarkmış şişkoluktan. Seni yemeyip de ne yapmalı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Laf aramızda görenler hemencecik bana benzettiler seni.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-1973972458514377444?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/1973972458514377444/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=1973972458514377444' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1973972458514377444'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1973972458514377444'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/selam-olsun.html' title='Selam olsun...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_5fZr4RVH-NE/SSF4Rs13EiI/AAAAAAAAAAs/P0g4PzHhwdY/s72-c/firat-1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-8752226878157282608</id><published>2008-11-17T15:21:00.003+02:00</published><updated>2008-11-17T15:52:18.966+02:00</updated><title type='text'>"Anne olunca anlarsın"</title><content type='html'>Cuma günü seninle randevumuz için hastanedeydik... Bu kez Gökçe doktor ultrasonun başındaydı; general gelene kadar kaşla göz arasında "üç boyutlu görebilir miyiz?" diye sordum. Hemen organize etti ve işte bütün tatlılığınla karşımızdaydın. Baban, anneannen ve ben hem çok şaşkın hem çok mutluyduk. Yüzün, hatların o kadar belirgindi ki... Elini başına koymuş selam veriyordun bize. O kısacık anlarda seni içimize çektik resmen. Üç kere ağzını açıp su yuttun, biz her seferinde sevinç sesleri çıkardık. Anneannen öyle merakla bakıyordu ki sana, ekrana biraz daha yanaşsa Gökçe doktor üstüme düşecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muayenin sonunda bir de fotoğrafını verdiler elimize. Artık zevkten dört köşe olmamak için hiçbir nedenimiz kalmamıştı. Verdikleri fotoğraf günlerdir elimizde, bugün gidip çoğalttırdım. Tam karşımdasın. Sana bakıyor, baktıkça o tombul yanakları öpme hissiyle dolup taşıyorum. Karnımdaki o kıpır kıpır bebeğin yüzünü karşımda gördükçe elimde değil gözlerim doluyor. Çocuklarının fotoğrafını her yere koyan -ve bir zamanlar alay ettiğim- anne babaları öyle iyi anlıyorum ki şimdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seninle birlikte her şeyi daha derin daha iyi anlıyorum. Ve senin sevginle, bir zamanlar babana yazdığım gibi, "ağaçları, filmleri..." her şeyi daha çok seviyorum. Seni ise bir başka seviyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-8752226878157282608?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/8752226878157282608/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=8752226878157282608' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8752226878157282608'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8752226878157282608'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/anne-olunca-anlarsn.html' title='&quot;Anne olunca anlarsın&quot;'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-985476141391598577</id><published>2008-11-13T16:23:00.006+02:00</published><updated>2008-11-17T11:40:40.529+02:00</updated><title type='text'>Tamir</title><content type='html'>Bugünlerde yaptığım işlerden dolayı, geride bıraktığım günlerden aklıma geleni paylaşmak istedim Fıratçığımm senle. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bozulan bi şeyi tamir etmek için oturduğumda işin başına, abin de takım taklavat gibi hazır bulunurdu. Bilirdi bi şeylerle uğraşacağımı, daha doğrusu uğraşacağını. Ta ki abin hevesini alana kadar bi iş yapmak mümkün değildi. Çok hosuma giderdi minicik elleriyle tornavida, pense ve çekiç tutuşu ve işe yoğunlaşması. Bozulan her ne ise, bozardı kafamı, ama abinin minicik ellerinde tornavidayı zar zor tutarak vida sıkmaya çalışması alırdı kafamın bozukluğunu, yerine sevinç yüklerdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fıratçığım, evi taşıdık, almış olduğumuz eşyaların montajını yapmak için haftalardir tuncay, eniştem, abin ve ben gecenin bi vaktine kadar yuzlerce vida sıkıyor, onlarca çivi çakıyoruz. Abini izlerken çaktırmadan geçmiş ve sen geldin aklıma. Montajını yapmakta zorlandığımda bozulan kafam nasıl da yerini çakır bi kafaya bıraktı. Seni düşündüm, bozulan kafamı nasıl tamir edeceğini düşündüm, içimi mutluluk kapladı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-985476141391598577?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/985476141391598577/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=985476141391598577' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/985476141391598577'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/985476141391598577'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/tamir.html' title='Tamir'/><author><name>cemal</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12242561373066414107</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-gYpahXTA5Js/TfC7XRBNtNI/AAAAAAAAAAY/BVHSanx-57s/s220/IMG_2454.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-6355973658293115079</id><published>2008-11-11T14:47:00.004+02:00</published><updated>2008-11-11T15:11:26.988+02:00</updated><title type='text'>Bayram tatili gibi bir şey...</title><content type='html'>İşte sonunda büyük buluşma gerçekleşiyor ve yarın sabah anneannen geliyor. Şimdiden tüm hazırlıkları yaptım; önümüzdeki üç gün için izin aldım, saat saat her günümüzü programladım. Hangi gün birlikte ne yiyeceğimiz bile şimdiden belli. Çarşamba anneannenin Adanadan getirdiği ve kuvvetle ihtimal hiçbirini kendi yapmadığı harika yemekler; Perşembe öğlen balık ekmek; akşam, köfte piyaz vb. Daha neler, neler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada olduğu süre boyunca Dali sergisini gezeceğiz, Kenterlerde bir oyun izleyeceğiz, cuma pazarına gideceğiz, eminönünü tavaf edeceğiz, vapurla karşıya dayına geçeceğiz, yeni doğan bebişleri bir kere de birlikte görmeye gideceğiz; ama en önemlisi seni ilk kez birlikte ziyaret edeceğiz. Cuma günü saat 12.00 İstanbul gezimizin en önemli anlarına sahne olacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu seferki buluşmamıza sen damganı vuracaksın. Anneannen de ben de şimdiden birbirimize sana aldıklarımızı göstermek için heyecanlanıyoruz. O, eve girer girmez ilk işimiz bu olacak. İlerleyen günlerde zaten senin bütün ihtiyaçlarını tamamlayacağız. İhtiyaç da epey göreceli bir kavram, babanın yeni kredi kartı tam zamanında geliyor :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önümüzdeki 5 gün anneni unut Fıratçığım, çünkü annen annesiyle İstanbul'un muhtelif semtlerinde keyif sürüyor olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii senin varlığın dolayısıyla ikiye katlanmış bir keyif sürecek bu kez bu iki kadın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-6355973658293115079?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/6355973658293115079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=6355973658293115079' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6355973658293115079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6355973658293115079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/bayram-tatili-gibi-bir-ey.html' title='Bayram tatili gibi bir şey...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-1283560973412599313</id><published>2008-11-10T17:31:00.002+02:00</published><updated>2008-11-10T17:57:56.291+02:00</updated><title type='text'>Öpücük</title><content type='html'>Klimt'in meşhur tablosu "kiss" ne zaman görsem bana babanı hatırlatır. Babanın beni öpüşlerini ve benim bu öpüşlerin her birindeki mutluluğumu, huzurumu, eğer sabahın çok erken saatleriyse huysuzluğumu... Tabloda adam kadını yanaktan ama öyle güzel bir tutkuyla öpüyor ve kadın da öyle huzurlu gözlerini kapıyor ki... Ve ikisinin minik farklılıkları sarı bir ışıkta öyle güzel bütünleşiyor ki... Kesinlikle saf, temiz bir aşkın temsili bu tablo. Babacığınla ilk fırsatta bu tabloyu alıp salonumuzun orta yerine asmalıyız. Sen minik parmağınla bu kim bu kim diye sorduğunda da; bu baba, bu da anne diye seni kandırmalıyım he he.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaka maka anne oluyorum ya...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-1283560973412599313?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/1283560973412599313/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=1283560973412599313' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1283560973412599313'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1283560973412599313'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/pck.html' title='Öpücük'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-4734505279806020721</id><published>2008-11-10T16:47:00.003+02:00</published><updated>2008-11-10T17:30:25.284+02:00</updated><title type='text'>Yine zıtlıklar...</title><content type='html'>Geçtiğimiz günlerde sana anneannenle deden arasındaki zıtlıklardan bahsetmiştim. Ve biraz da babanla benim aramdaki... Bugün aklıma yine bir zıtlık geldi. Yemek kültürlerimiz. (Elbette bunları düşündüğümde yemekteydim). Dedenle anneannen çok zıt yemek kültürlerinden gelseler de ortak bir noktada buluşturmuş onları geçen yıllar. Deden Kürt, anneannense Arap. Bu iki halkın yemek kültürlerini de elbette içinde bulundukları ekonomik koşullar, ilişkiler belirlemiş. Kürt yemekleri neredeyse tamamen una dayalıyken; Arap yemekleri ete ve yağa dayanıyor. Bunlardan birkaç tanesini anlatayım sana. Hiçbirini yapmayı bilmiyorum ama una olan düşkünlüğüm beni her zaman Kürt yemeklerine daha yakın tutuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sir&lt;br /&gt;Bir nevi ekmek ve ayran birlikteliği diyebileceğim bu yemek için öncelikle un ve su karıştırılarak fırında pişiriliyor. Elde edilen bu bir çeşit ekmek henüz sıcacıkken elleri yaka yaka küçük ve biçimsiz parçalara ayrılıyor. Üstüne sulandırılmış sarmısaklı yoğurt dökülüyor (sarmısaklı ayran denebilir). Ve ayranla ıslatılmış ekmek parçalarının üstüne son olarak tereyağ boca ediliyor. Neyse ki ediliyor çünkü yemek bütün lezzetini bence bu yağdan alıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sira piçikan &lt;br /&gt;İsmini yanlış yazmışımdır kesin ama bu tarz bir şeydi işte ki en sevdiğim yemeklerden biridir. Farklı bir versiyonunu babanlar da yapıyordu. Benim bildiğim halinde haşlanmış patates tuzlanıyor ve bir harç hazırlanıyor. Büyük mantı dilimlerine konan harç üçgen olarak kapatılıyor. Mantılar haşlandıktan sonra süzülüyor ve üstüne tereyağ gezdiriliyor. Of of... Halana söyleyeyim de bir ara midelerimizi şenlendirsin. Ancak onun elinden gelir bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar hamurun üstüne bir tane de arap yemeğini inceleyelim insanlık namına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyt&lt;br /&gt;Yukardaki gibi okunuyor ama nasıl yazılıyor bilmem. Ben ömrümde bu kadar açgözlü bir yemek görmedim. Bu yemeğin malzemelerinde şöyle bir şey var: 1 adet koyun. Evet bir adet koyun kesiliyor, doğranıp kazana atılıyor. İçine bilmem ne kadar döğme ve nohut atılıyor. Tüm bunlar zavallı koyun etlikten çıkana kadar pişiriliyor ve koca koyunun nohut ve buğday içinde yok olduğu bu yemek afiyetle yeniyor. Tabii benim tarafımdan değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gördüğün gibi oğlum, bir tarafta sadece unla ayrandan yapılan yemekler diğer tarafta koyunların cirit attığı bulamaçlar... Kardeşim birleştirin şu malzemeleri adam gibi eti unu dengede yemekler pişirin. Evet yavrum gerçekten de "yaşasın halkların ve onların yemeklerinin kardeşliği"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-4734505279806020721?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/4734505279806020721/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=4734505279806020721' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4734505279806020721'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4734505279806020721'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/yine-ztlklar.html' title='Yine zıtlıklar...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-7564252925758147492</id><published>2008-11-07T16:08:00.003+02:00</published><updated>2008-11-07T16:31:51.303+02:00</updated><title type='text'>Uykulu günler, ilk günler...</title><content type='html'>Dün bir toplantı çıkışında, gittiğim şirkette görevli bir kadın geldi yanıma. Kaç aylık hamile olduğumu sordu ve kendisinin de hamile olduğunu söyledi. Henüz 1.5 aylıkmış bebeği... Onunla yaptığım konuşma beni seninle ilk günlerimize götürdü. Hayatımın en uzun en tatlı uykularını o aylarda yaşamışımdır. Eve gelir gelmez uyumaktan başka bir şey düşünemiyor ve kendimi hemen yatağa atıyordum. Bu uzun uyku seanslarının çoğunda baban da bana eşlik ediyordu. Sanırım seninle ilgili sorumlulukları paylaşmaya o zamandan bu şekilde paylaşmaya başladığını düşünüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seninle ilk günlerimiz uyku mahmurluğunda, müthiş sevinçli ve bugün görüyorum ki çok çabuk geçti. 4 haftalık minik bir bebeydin bugün annenin karnını hoplatan 30 haftalık bir delikanlısın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Varlığını öğrendiğim o ilk uykulu günlerden kucağımda olduğun o ilk uykusuz günlere geçmek için sabırsızlanıyorum benim canım Fıratım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uykusuz geceler için yatağımızın yanında abajurumuz, kalbimizde her cefayı göğüsleyecek sevgimiz hazır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-7564252925758147492?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/7564252925758147492/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=7564252925758147492' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7564252925758147492'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7564252925758147492'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/uykulu-gnler-ilk-gnler.html' title='Uykulu günler, ilk günler...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-6129766989963307741</id><published>2008-11-07T10:43:00.001+02:00</published><updated>2008-11-07T10:44:33.752+02:00</updated><title type='text'>Ezenler ve ezilenler...</title><content type='html'>Geçen gün hırsız anısını anlatırken aklıma gelmişti şimdi yazayım. Bir gün eve dönüş yolunda büyükçe bir kalabalık olduğunu gördüm. Her zamanki gibi vukuatın ne olduğunu merak edip usul usul yanaştım kalabalığa... Bir sürü büyük adam hırsız olduğunu söyledikleri çocuğu bir yandan darp edip, bir yandan da bağrış çağrış bir yere götürüyorlardı. O an kendimi ne kadar çaresiz hissettiğimi sana anlatmam gerçekten mümkün değil. İçimden geçen tek şey o çocuğu bu adamların elinden alıp bir yerlere kaçırabilme isteğiydi. Bu gözü dönmüş kalabalık önümden hızla geçti gitti, o çocuğun görüntüsü ise gözümün önünden yıllarca gitmedi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözü dönmüş kalabalık her zaman sonuç odaklıdır. Sonuca neden olan koşullar, sistemler önemsizdir onlar için. Ve onlar, bir şeyler çalmış da olsa küçük bir çocuğun koca koca adamlar arasında bir yere götürülürken neler hissettiğiyle ilgilenmezler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedeni ne olursa olsun güçlünün güçsüzü ezdiği her durum yaralar beni de babanı da. Umarım sen de yaşamın boyunca güçlü olduğun her an daha da özenli olursun. Ve birileri diğerlerini ezerken hep için ezilir senin de. Çünkü insan olmak biraz da kimi durumlarda ezilebilmektir ezilenle…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-6129766989963307741?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/6129766989963307741/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=6129766989963307741' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6129766989963307741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/6129766989963307741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/ezenler-ve-ezilenler.html' title='Ezenler ve ezilenler...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-373041992524500609</id><published>2008-11-05T17:03:00.002+02:00</published><updated>2008-11-05T17:25:55.072+02:00</updated><title type='text'>Bir anlık bir görüntü</title><content type='html'>Senin hayatımı bir yandan da ne kadar kolaylaştırdığını düşünüyordum. Aklıma bir an için bir manzara geldi. Eridim bittim... Baban epeydir akşamları çorabımı çıkarıp sabahları da giydiriyor biliyorsun. İşte bunu düşünürken bir an için senin minik ayakların ve çorapların geldi gözümün önüne. Ayağından teki çıkmış bir çorap ve o minicik pembe beyaz parmakların. Of of. Her bir parmağını tek tek öpmeden çoraplarını giydirebileceğimi sanmıyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz bebekler de ayaklarınızdan çorabın birini hep anne babalarınızın aklını başından almak için mi çıkartıyorsunuz nedir? Ya da çorap üreticileriyle gizli bir anlaşmanız var, lastikleri çoraplar her an sıyrılıp çıkacak kadar gevşek yapmaları konusunda... Her şekilde memnunum bu işten, o minik parmaklara şimdiden aşığım çünkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve onların  bir gün kocaman, kıllı parmaklar olacağını düşünmek tuhaf geliyor bana. Babanın abine her baktığında "vay be adam oldu resmen" demesinden bu büyüme durumunun anne babalar için her zaman "tuhaflığını" koruduğunu düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine bir not: Geçen gün abin ayak parmaklarındaki kılları almıştı, çok komik görünüyordu hi hi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-373041992524500609?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/373041992524500609/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=373041992524500609' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/373041992524500609'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/373041992524500609'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/bir-anlk-bir-grnt.html' title='Bir anlık bir görüntü'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-7499429531852774016</id><published>2008-11-05T16:33:00.004+02:00</published><updated>2008-11-05T17:03:44.180+02:00</updated><title type='text'>Kıskanç bir anne</title><content type='html'>Dün akşam halanlar bizdeydi ve halan "ooo bebek doğunca gözünüz birbirinizi görmez" dedi bir ara... Aldı mı beni bir kıskançlık duygusu şimdiden, bir de kaygı. Babanın beni bir kenara bırakıp sürekli seninle ilgilenmesi fikri katlanılmaz geldi bana. Seni ekarte etmek için gizli planlar yapmaya şimdiden başladım. Olur da babanın bütün ilgisine talip olmaya niyetlenirsen, bil ki sevgilimi öyle kolay bırakmam sana... En kötü ihtimalle depresyona girer; bir psikologdan "kocasının yoğun sevgi ve ilgisine ihtiyacı var" raporu alırım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii ki değiştiremeyeceğim ve hiç de değiştirmek istemediğim bazı gerçekler var. Baban da ben de kapıdan girer girmez ilk sana koşacağız. İlk seni öpüp koklayacağız. İlk önce senin karnını doyuracağız, ilk önce senin konforunu ve güvenini düşünecegiz. Çünkü sen minik bebeğimizsin bizim. Tek isteğim minik bebekler sevilirken "koca bebeklerin" unutulmaması...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Fırat sana söylüyorum kocacığım sen anla...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-7499429531852774016?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/7499429531852774016/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=7499429531852774016' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7499429531852774016'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/7499429531852774016'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/kskan-bir-anne.html' title='Kıskanç bir anne'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-9004348725487103237</id><published>2008-11-04T17:51:00.004+02:00</published><updated>2008-11-04T17:54:16.304+02:00</updated><title type='text'>Baban seninle konuşurken...</title><content type='html'>Her akşam yatmadan önce baban karnıma eğilip seninle konuşmaya başlıyor. Bu konuşmalarda en çok hoşuma giden şey ise zaman zaman sana sorular sorup sanki senin cevabını dinler gibi bir süre susup beklemesi... Ve konuşma aralarında ayaklarının, göbeğinin, kafanın olduğu yerleri tahmin edip oraları öpmesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet ben de şahit ve kefilim Fıratçığım, baban seni çok seviyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-9004348725487103237?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/9004348725487103237/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=9004348725487103237' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/9004348725487103237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/9004348725487103237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/baban-seninle-konuurken.html' title='Baban seninle konuşurken...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-8629945849616669428</id><published>2008-11-04T16:27:00.004+02:00</published><updated>2008-11-04T17:51:37.786+02:00</updated><title type='text'>Lafım var</title><content type='html'>Konuşmak cok işim degildir, işim olmadığını bilirim ve bilirler. Üç lafı bir araya getiririm de ne yapacağımı bilemem. Dağıtırım sonra onların her birini geldigi yerin tersi bir istikamette. Fıratçığım, nereye gideceklerini bilmeden yola çıkmaları onların da benim de hoşuma gider, laflarım ve ben memmunuz birbirimizden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşamları annenin karnına eğildiğimde konuşmak icin senle; bir araya getirdiğim lafları ne yapacağımı çok düşünmeden sana yollarken, bir huzur kaplıyor içimi sorma gitsin. Günün bütün olumsuzluklari gerimde kalıyor. Oldu ya laf edemedim sana, kendime laf ediyorum en ağırından, gideceği yeri bilene cinsinden laflar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereye gideceğini bilen lafım var sana Fırat, seni seviyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-8629945849616669428?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/8629945849616669428/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=8629945849616669428' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8629945849616669428'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8629945849616669428'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/kanusmak-cok-isim-degildir-isim.html' title='Lafım var'/><author><name>cemal</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12242561373066414107</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/-gYpahXTA5Js/TfC7XRBNtNI/AAAAAAAAAAY/BVHSanx-57s/s220/IMG_2454.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-2849740468362752079</id><published>2008-11-03T16:01:00.003+02:00</published><updated>2008-11-03T16:07:08.582+02:00</updated><title type='text'>Güvenmek...</title><content type='html'>Yemekten önce bahsedeceğimi söylediğim mevzuları bir tarafa koyalım şimdi. Teyzen çok güzel bir entry girmiş sözlüğe... Çok etkilendim, duygulandım okurken. Belki de en çok ben de babana böyle bir duyguyla bağlandığım için. Ve bıraktığım için kendimi sayısız kez onun kollarına işte böyle... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senin kitabında da olmalı bence "güvenmek" başlıklı bu yazı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"annem ve babamdan öğrendiğimdir;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;lisedeydim, henüz neyin ne olduğunu tam olarak kavrayamadığımız günlerde. bir bayram ertesinde babanem öldü. birden bire bir beyin kanaması... kalabalık bir laz ailesiyiz, özellikle kadınların sevinci de acıyı da dibine kadar yaşadıkları ve göstermekten çekinmedikleri türden. babamın 5 tane kendinden küçük, erken yaşta babasız kalmış kız kardeşi var. üstelik o günlerde biri de karnı burnunda hamile. dolayısıyla evimizin içi tam bir curcuna, bağırarak ağlayanlar, ayılıp bayılanlar... babam henüz evde değil, hastaneye gitmiş direk, cenazeyle ilgili yapılması gerekenleri yapmak için. annemin nerede olduğunu tam hatırlayamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;birkaç saat sonra babam eve geliyor, hepimizin karşısında her zamanki gibi dimdik, mavi gözleri nemli ama belli ki bırakmıyor kendini. kardeşlerinin hepsini tek tek teselli ediyor, öpüp kokluyor, kucaklıyor, sakinleştirmeye çalışıyor. bir yandan ailenin erkekleriyle yapılması gerekenleri konuşuyor. öyle güçlü, öyle sakin ve duruma o kadar hakim ki... bir kaç saat önce annesinin öldüğüne inanası gelmiyor insanın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve sonra, dün gibi hatırlıyorum; annem evimizin salonuna giriyor, babam oturduğu koltuktan kalkıyor, anneme doğru bir kaç adım atıyor ve bırakıyor kendini... öylece bırakıyor. annem hemen uzanıyor kollarından tutup yanındaki kanepeye oturtuyor, babam karısının kollarında hüngür hüngür ağlamaya başlıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sanki "artık kendimi tutmama gerek yok" der gibi bıraktı kendini babam o gün. hayatının en zor, en acı günlerinden birinde kendini zorladı, dayandı ve "artık eşim yanımda, o beni teselli eder, benimle ilgilenir" der gibi bıraktı. ve eşinin onu düşmeden tutacağından emin olarak, sonuna kadar güvenerek bıraktı... ve birçok kez olduğu gibi o günleri de ikisi birbirlerine destek olarak atlattılar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve o günden beri ne zaman birine güvenmekle ilgili düşünsem aklıma hep bu sahne geldi, babamın annemin kollarına kendini öylece bırakışı..."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-2849740468362752079?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/2849740468362752079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=2849740468362752079' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2849740468362752079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2849740468362752079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/gvenmek.html' title='Güvenmek...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-2175332367936540521</id><published>2008-11-03T13:27:00.004+02:00</published><updated>2008-11-03T13:45:15.851+02:00</updated><title type='text'>Kibar hırsız</title><content type='html'>İşte sana minik, tatlı bir anı daha...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tek ders sınavıyla uğraştığım zamanlardı, Osmanlıca sözlüğü arıyor ve bir türlü bulamıyordum. Evin tam anlamıyla altını üstüne getirdim ve sözlüğü bulup babanın yanına sığındım birkaç günlüğüne. Bu sürenin sonunda eve döndüğümde, evi nasıl bu kadar dağıtabilmişim diye şaşırdım. Salonda birkaç şeyi kaldırıp mutfağa yöneldim ve giderken gözüm bir an için odamdaki bağlamaya takıldı. Kılıfından çıkarılmıştı. Filmlerde dedektifin olayı tek bir görüntüden çözdüğü o anı yaşadım aynen. Evet koca sözlüğü o kılıfın içinde arayamayacağıma göre evde bir şeyler arayan biri daha olmalıydı. Hemen dışarı çıkıp kapıyı kilitledim, bu arada en yakında o olduğu için hemen Hasan'ı çağırdım. O gelene kadar da kendime kapıyı kilitlediğim için kızdım. Çünkü adam veya kadın hala içerdeyse şimdi onu hapsetmiştim ve içeri girmek artık daha stresli olacaktı. Neyse Hasan geldi ve birlikte evi kolaçan ettik, çok enteresan bir hırsızla karşı karşıyaydık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hırsız kişi, evde değerli bir şey bulamamış ama hazır gelmişken ne kadar krem, incik boncuk varsa götürmüştü. Ve en önemlisi bir fotoğraf çerçevesini içindeki fotoğrafı çıkardıktan sonra almıştı... Bu incelikle tavır çok etkilemişti beni... Kaç tane hırsız o kısıtlı zamanda hatırasına önem vererek bir fotoğrafı çerçeveden çıkarmakla uğraşır ki! İşte bu özel hırsız gelip bizim kapımızı "çalmıştı".&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O gün bu hırsızı ve onun psikolojisini düşündüm hep. En çok da eve ilk girdiği anda aklından neler geçirdiğini düşündükçe güldüm. Evi öyle bir dağıtmış ve her şeyi öyle bir ortada bırakıp çıkmıştım ki kesin kendisi "bu eve giren ikinci hırsızım herhalde" diye düşünmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hırsızlık mevzusu aklıma başka şeyleri de getirdi şimdi. Bir şeyler yedikten sonra paylaşacağım seninle...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-2175332367936540521?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/2175332367936540521/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=2175332367936540521' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2175332367936540521'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2175332367936540521'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/11/kibar-hrsz.html' title='Kibar hırsız'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-8270933337672181795</id><published>2008-10-30T15:40:00.002+02:00</published><updated>2008-10-30T15:57:36.104+02:00</updated><title type='text'>1461 Fırat, tahtaya...</title><content type='html'>Bugün yine rutin kontrolümüz için Herman Amca'daydık. Bu sefer kararlıydım, yüzünü görme isteğimi belirtecek ve seni görmeden çıkmayacaktım oradan. Nitekim işin sonuna yaklaştığımızı anladığımda hemen "yüzünü de görebilir miyiz" dedim. Ultrason aletini yüzüne doğru çevirdi ve saymaya başladı gözü, dudağı, yutkunuyor... Ama biz bir şey anlamıyor, siyah beyaz ekrana boş boş bakıyorduk. Anlayacağın bu kez general seni gösterdi ama biz göremedik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sonraki randevumuz 14 kasımda. Anneannen de yanımızda olacak; belki misafirimizin hatrına renkli ultrasonda gösterir general. Abinle gittiğimizde gösterdiği gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada dün yaptırdığım testle kesinlikle şekerimin olmadığı ortaya çıktı (senden başka). Anlayacağın bildiğin tosuncuksun, 1461 gramlık bir tosuncuk. 19 gün önden gidiyorsun, kimbilir belki de 2008 bebeği olursun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa biz seni görmek için bu kadar sabırsızlanıyoruz diye mi önden önden gidiyorsun sen de? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babanla her gün senden bahsediyoruz, seninle ilgili hayaller kuruyoruz. Bazen bu hayallerin orta yerinde sağlam tekmeler atmaya başlıyorsun, durup seni izliyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kadar hazırız ki sana, gelişine...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-8270933337672181795?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/8270933337672181795/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=8270933337672181795' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8270933337672181795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/8270933337672181795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/10/1461-frat-tahtaya.html' title='1461 Fırat, tahtaya...'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-1622217813503909185</id><published>2008-10-24T12:09:00.002+03:00</published><updated>2008-10-24T12:23:58.842+03:00</updated><title type='text'>Mezarlık sürprizi</title><content type='html'>İşte sana Dinçsoy ailesinin alamet-i farikası olacak bir anı. Ben her aklıma geldiğinde gülüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedemin mezarı uzunca bir süre yapılmamış. Sonra annemle Muammer teyzem diğer kardeşlerine sürpriz olarak mezarı yaptırmaya karar vermişler. Gizli gizli ve gizlilikten gelen tatlı bir zevkle çok güzel bir mezar yaptırmışlar babalarına. Sonra sırayla kardeşlerini aramış annem. "Dün rüyamda babamı gördüm, bütün kardeşler toplanıp ziyaretine gidelim." diyerek herkesi ikna etmiş. Yol boyunca da teyzemle "bir mezar yaptıramadık; bilmem kimin oğulları da atıp tutuyorlarmış" diye kardeşlerini iyice üzmüşler... Mezarın önüne geldiklerinde "sürpriiiiiiiiiiz" diye bağırmışlar. Bunun üzerine herkes önce çok gülüp, sonra çok ağlamış...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana bir film sahnesi gibi gelir bu anı. Doğumgünü partisi yapar gibi mezarlık sürprizi yapan bir aile ve babalarının mezarı başında yaşananlar... Bu sahneyi izlesem; önce filmin kahramanlarıyla beraber çok güler sonra da onlarla birlikte çok ağlardım. Soya çekim dedikleri bu olsa gerek.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-1622217813503909185?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/1622217813503909185/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=1622217813503909185' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1622217813503909185'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/1622217813503909185'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/10/mezarlk-srprizi.html' title='Mezarlık sürprizi'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-4703140928622785534</id><published>2008-10-24T12:02:00.002+03:00</published><updated>2008-10-24T12:08:58.545+03:00</updated><title type='text'>"Menopoz teorisi"</title><content type='html'>Anneannen dün pek tatlı bir mail yazmış. Az önceki yazısında bahsedilen "farklı bir aileyiz"e kanıt olarak paylaşmak istedim seninle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kızım ne güzel şeyler yazıyorsun. Sanki zamanı çok iyi ayarlanmış bir belgesel gibi... Oğlun Fırat bu yazdıklarını mutlaka başucu kitabı yapmalı. Tüm akrabaları ve onlara ait sevgileri bulacak bu kitapta... Geçenlerde akraba gününde bir şey öğrendim. Biz kız kardeşler menopoz dönemini o kadar sağlıklı geçirmişiz ki muammer ablam biz menopoza hiç girmedik diyor. Bu mutlu bir aile ortamından mı kaynaklanıyor acaba yoksa kalıtımsal mı anlamadım gitti?"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gördüğün gibi ailemizin kimi konularda bilimsel teorileri bile mevcut. Mutlulukla sağlıklı menopoz arasındaki ilişki bence de çok açık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-4703140928622785534?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/4703140928622785534/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=4703140928622785534' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4703140928622785534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/4703140928622785534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/10/menopoz-teorisi.html' title='&quot;Menopoz teorisi&quot;'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-9084010844556175976</id><published>2008-10-24T11:51:00.003+03:00</published><updated>2008-10-24T11:57:19.513+03:00</updated><title type='text'>Torun sevgisi</title><content type='html'>Torun sevgisini biz Sude ile tattık. Tanrım ne müthiş bir sevgiymiş! İlerde seninle de aynı sevgiyi paylaşacağımı çok iyi biliyorum. Bana ilaç gibi geleceksiniz. En büyük sıkıntımda bile sudenin yüzünü görmek yetiyor bana. Sen de büyüyünce annen seni benim kucağıma verince aynı duyguları yaşayacağımı çok iyi biliyorum. Yalnız senden çok önemli bir isteğim olacak bebeğim; Sude ile ve henüz adı konmamış diğer torunumla çok kaynaşmanız... Öyle ki üçünüzü hep kardeş sansınlar; hatta Barış dayının çocuklarıyla da aynı şeyleri paylaşın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinizi bir arada görmek istiyorum. El ele tutuşup anneannenizin dedenizin elini öpmeye gelirsiniz. Ben de dedeniz de hepinize harçlık dağıtırız. Yalnız ben dedenizle yarışamam harçlık konusunda. Cemal deden bu konuda birinciliği kimseye bırakmaz... Laf aramızda deden kirli çıkındır ve onda her zaman çok para vardır; ama asla cimri değildir. Çocuklara para vermeye bayılır hatta biraz mahcup olduğundan sevgisini para vererek gösterir. Annen ile dayıların iyi not aldıklarında onları para ile ödüllendirirdi. Bayramlarda bilin ki en büyük harçlığı cemal dedenizden alacaksınız benden de en çılgın sevgi gösterilerini göreceksiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi büyü bebeğim, aç gözlerini dünyaya; tanı Sude'yi, dedeni, dayılarını ve 60 yaşında olmasına rağmen çılgınlıklar yapan anneanneni. İnanıyorum ki bizleri farklı seveceksin; çünkü gerçekten biz çok farklı bir aileyiz. 12 Kasım'da görüşmek üzere hoşçakal birtanem.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-9084010844556175976?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/9084010844556175976/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=9084010844556175976' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/9084010844556175976'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/9084010844556175976'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/10/torun-sevgisi.html' title='Torun sevgisi'/><author><name>Anneannen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/06312049603890588145</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-2578834612165252021</id><published>2008-10-23T12:20:00.004+03:00</published><updated>2008-10-23T13:00:12.469+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Metin Altıok'/><title type='text'>"Ez kurbanite cane"</title><content type='html'>Ebem beni kürtçe severdi, ne zaman birisi ölse kulağıma kürtçe ağıtlar gelirdi, dedemin bizde kaldığı zamanlarda babam onunla kürtçe konuşurdu, halamlar çocuklardan gizli bir şeyden bahsedecekleri zaman kürtçeye geçerlerdi, arabada kürtçe şarkılar eşlik ederdi yolculuklarımıza... Dolayısıyla benim her zaman kürtçeyle özel bir bağım oldu. Kullanmasam da, anlamasam da bu dili hep sevdim. Hem onun bana hatırlattıklarını, hem tınısını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim için böyle anlamlı olan bu dil senin yaşamında hiçbir şey ifade etmeyecek. Öyle de olmalı... Benim geçtiğim yollardan geçmediysen, benimle aynı yere de varmamalısın. Benim sevdiğim şarkıları sevmemelisin, benim gitttiğim cafelere gitmemelisin; eğer yolun seni oraya getirmemişse... Yaşamda gerçekten zorlamaya yer yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kürtçeyle hiçbir zaman özel bir bağ kurmayacak olsan da tek bir şey isterim senden (ya da beklerim diyelim) dünyanın bütün dillerine, bütün kültürlerine, bütün farklılıklarına saygı duymanı. Irk, milliyet, cins, tür, köken, bilmem ne şehrinin insanları, travestiler... Adını ne korlarsa kosunlar farklı olanı, az olanı, ötekini dışlayan, anlamaya çalışmayan her dili reddetmeni beklerim... Tüm bunların ötesinde bakış açılarıyla, sevgiyle yaklaşmanı yaşama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böylesi çok zor ve bir tür yalnızlık vaat ediyor; ama ne yapalım şairin de dediği gibi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"insan usul usul ölmek için gelir dünyaya.&lt;br /&gt;başlar her gün biraz daha insan olmaya.&lt;br /&gt;ve ölürken usul usul ne tuhaf;&lt;br /&gt;aşık olur, kedi besler, isim verir eşyaya."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-2578834612165252021?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/2578834612165252021/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=2578834612165252021' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2578834612165252021'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/2578834612165252021'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/10/ez-kurbanite-cane.html' title='&quot;Ez kurbanite cane&quot;'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7372150811121872239.post-766393170347573209</id><published>2008-10-23T11:37:00.005+03:00</published><updated>2008-10-23T13:47:23.193+03:00</updated><title type='text'>Masal kahramanlarımızdan biri; Hürü ebe</title><content type='html'>İsmimin nereden geldiğini soranlara epey hikayeler uydururdum zamanında... Aslında ismimin kaynağı senin büyükbüyükannen yani benim ebem... Ebe lafı sana garip gelecektir büyük ihtimalle şehirde küfür dışında pek kullanılmadığı için; oysa bizim oralarda (ve benim çocukluğumda) babaanneye ebe derler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün Fatoş teyzen bir mail attı bana, mailin konu kısmına "hürücük biricik" yazmıştı. Oradan aklıma geldi canım ebem... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürü ebe beni "hürücük biricik" diye severdi. Çok az Türkçe biliyordu ve dolayısıyla uzun uzun sohbet etme şansımız olmuyordu. Ama onun beni sevdiği anlarda çok yoğun paylaşımlarımız oluyordu aslında. Şimdi sana da bu tarz bir sevgiyle yaklaşacak anneannen ve babaannen olacağı için çok mutluyum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebemi düşündüğümde en çok çeşme başında saçını tararkenki hali gelir aklıma. Kınalı, incecik telli saçları. Taradıktan sonra iki örgü yapıp omuzlarına düşürdüğü... Ve onun ne kadar iyi bir kadın olduğu... Babam onun için "ekmekçi bir kadın" derdi; babamın çevresine karşı yapıcı, paylaşımcı tavrının kaynağının da ebem olduğuna eminim... Sendeki bu tarz bir iyilik halinde de  payı mutlaka olacaktır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onun bir fotoğrafını saklamalıyım senin için. Hatta bu bloğu tamamlayan bir de albüm olmalı. Sevdiğimiz, iyi insanlarla dolu bir albüm... Senin ilerleyen dönemlerde yepyeni yüzlerle zenginleştireceğin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen minik parmaklarınla göstereceksin albümdekileri "bu, bu" diye sorarak ve sen her sorduğunda ben sana o insanların minik hikayelerini, anılarını anlatacağım masallar yerine. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen istediğin masalı albümden seçeceksin. Hürü ebenin fotoğrafını göstereceksin mesela, ben başlayacağım anlatmaya;&lt;br /&gt;"Bir varmış bir yokmuş, uzak köylerden birinde bir Hürü ebe yaşarmış. Hürü ebenin bir vişne bahçesi varmış. Çocuklar Hürü ebeyi de vişnelerini de çok severmiş....."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürü ebe bu albümün ve masallarımızın en farklı en güzel yüzlerinden biri olacak...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7372150811121872239-766393170347573209?l=ozkenbebegibeklerken.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/feeds/766393170347573209/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7372150811121872239&amp;postID=766393170347573209' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/766393170347573209'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7372150811121872239/posts/default/766393170347573209'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://ozkenbebegibeklerken.blogspot.com/2008/10/masal-kahramanlarmzdan-biri-hr-ebe.html' title='Masal kahramanlarımızdan biri; Hürü ebe'/><author><name>Hürücan</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
