5 Ağustos 2010 Perşembe

Bir film ve Muko deden

Kuzum,

Bir film vardı bizim ilk gençliğimizden... Ayı. Bilmem senin karşına çıkar mı bir vesileyle. Bu filmde yavru ayı bir yırtıcı hayvandan kaçıyordu tek başına. Dağlardan nehirlere uzanan bir kovalamacadan sonra köşeye kısılınca ayaklarının üstünde durup direniyordu. Ve yırtıcı arkasını dönüp uzaklaşıyordu. Kamera geniş açıya geçtiğinde arkada ayakları üzerinde kükreyen kocaman bir ayı görünüyordu. Büyük ayıyla yavru ayının kavuşması, büyük ayının yavrunun yarasını yalaması... Bugün filmden bu pasajı izledim tekrar ve sonrasında bir de Ahmet Kaya’nın Büyüdün bebeğim şarkısı rast gelince çaresiz bıraktım gözyaşlarımı. Sana yazmaya başladım...

Geçen gün babaannen anlattı; Muko dedenle manava gittiklerinde deden hep malın en kötüsüne sarılır “Elif bunları alalım, zayi olmasın.” dermiş. Babaannen itiraz ettiğinde de “E adam bunlardan da para kazansın bunlar da işe yarasın” diye kızarmış.

İşte bu satıcıya da zayi olmak üzere olan eciş bücüş meyvelere de kıyamayan adam, senin Muko deden, sana gururlanacak bir şeyler veriyor.

Onu tanıyamamış olsan da bu blogdaki yazılardan bir resim çizebilirsin diye düşünüyorum. Ve o resim, o filmdeki büyük ayı gibi senin arkanda bütün heybetiyle durur.

Ne mutlu...

Hiç yorum yok: