19 Aralık 2008 Cuma

Birdenbire

Gündelik yaşam sürerken birden hiç olmadık bir yerde, herhangi bir şeyden sevdiğin biri gelir aklına... Ya da bir an için her şeyi bir kenara atıp sevdiğin kişiyi düşünmeyi çeker canın. Öylesine... Babanla aşkımızın ilk günlerinde, henüz uykum gelmeden heyecanla giderdim yatağa onu düşünmek için. Sadece ona konsantre olduğum, onu hayallediğim bu anlar benim için paha biçilmezdi.

Sonra onu hatırlatacak o kadar çok şey biriktirdim ki birlikte geçirdiğimiz yıllar boyunca, gün içinde birkaç kez onu düşünmemek, hislenmemek mümkün olmaz hale geldi benim için. Ambulans gördüğümde bir keresinde burnunun dibinden geçip hayatını tehlikeye atan ambulansı, alttaki tabağa dökülmüş kahve gördüğümde benim her defasında döktüğüm kahvelerin altına koyduğu peçeteleri, osmanbeyden her geçişimde ilkokul öğretmeninin pastanesini... Saymakla bitiremeyeceğim detaylar, incelikler... Ve onu düşündüğüm bütün aşk dizeleri, aşk şarkıları...

Geçtiğimiz gün de Mehmed Uzun'un bir romanını okurken şu ifade çıktı karşıma; "İhsan Nuri Bey'in karısı ve sevgilisiydi". İşte bu sefer de bir hastane koridorunda, bir romanın sayfalarından çıkıp gelmişti baban.

Kocamdı ve sevgilimdi...

Hiç yorum yok: