26 Kasım 2008 Çarşamba

Kıskanç bir baba

Baban seni ben taşıdığım için müthiş bir kıskançlık içinde. Ne zaman telefonda senin hareketlerini balllandıra ballandıra anlatsam "bu haksızlık, biraz da ben taşımak istiyorum" diyor. Bence de babalar için büyük kayıp; çünkü bir çocuğu içinde taşımanın onun hareketlerini her an hissetmenin yarattığı duygu bambaşka. Artık babalara da dışardan hissedilen kısmıyla idare etmek kalıyor.

Şimdilik seni ben taşıyorum ama doğumdan hemen sonra işler tam tersine dönecek gibi geliyor bana. Senin şişkoluğunla benim tembelliğim birleşince genelde babanın kucağında olacaksın. Anneni ve dünyayı epey yükseklerden seyredeceksin yani... Hele babanın omuzlarında gezecek yaşa geldiğinde; iki metre yukarda bakacaksın hayata. Eminim bu işten ikiniz de çok keyif alacaksınız. Ben de sizin bu keyfinizi büyük bir keyifle seyredeceğim...

2 yorum:

cemal dedi ki...

omuz denen şey bende epeycenem var, sankim taşımak için şekil almış. bi tarafına aras'ı, bi tarafına da firat'ı bindirip gezmelere götüreceğim günleri sabırsızlıkla bekliyorum. seni unuttuğumu sanma evin annesi, başımın üstünde senin yerin var.

Hürücan dedi ki...

Omuzlarını, başını, kalbini santim santim vücudunun her yerini parsellemişiz :)

Ee iki çocuk babası ve Hürücan'ın kocası olmak kolay mı? :)