26 Ağustos 2008 Salı

Bu adamları seviyorum...

Aman başlık korkutmasın seni, iki tane çok sevdiğim adamı anlatacağım sana ama beyazperdeden. Münir Özkul ve Sadri Alışık... Bu adamları ekranda görüp de kanalı değiştirebildiğime rastlanmamıştır. 

Sadri Alışık'ın da Münir Özkul'un da üç hali vardır.
Yalın halleri
Neşeli halleri
Hüzünlü halleri

Münir Özkul, yalın halinde fabrikadan eve döner sessiz sakin, kahvenin pişmesini bekler, oğlunun gömleğini ütüler, turşu kurar. Sadri Alışık ise, kayıkta balık tutar, bir iskelede İstanbul'u izler, mahkemede suçlamaları dinler...  Sadri'nin neredeyse bütün yalın halleri hüzünlü halleriyle kardeştir.

Neşeli halleri bambaşkadır. Münir Özkul hep birilerinin mutluluğuyla, ailesinin huzuruyla, sınıfının başarısıyla neşelenir. Türk sinemasında babacan tiplemesinin sırf biraz daha tombul diye Hulusi Kentmen'e verilmesi tam bir haksızlıktır bence. Onun kadar başkalarının hisleriyle yaşayan görülmemiştir. Sadri Alışık en çok aşıkken ve meyhanede neşelidir. En hüzünlü hallerine de yine meyhanede rastlanır. Ha bir de top yekün neşeye kestiği zamanlar vardır kendisinin; turistken tabii...

Hüzünlü halleri hiç sorma gitsin. Başını sessizce önüne eğer Münir Özkul, bir sigara yakar mutlaka. Çaresizliği bütün yüzüne yansır. Evden çıkıp iş aramaya gittiği bir sahne vardır Bizim Aile'de. Sigarasını yakıp uzaklaşır. Arkasından baktığın anda senin de hüzün haline geçmemen imkansızdır. Sadri Alışık'ın hüznüne ise en çok İstanbul yakışır. En hüzünlü anlarında deniz kenarındadır ve tıpkı Münir gibi sigara içmektedir. Uzaklara bakar, hele bir de o bakışlara eşlik eden dış sesi varsa annen o an erir. Meyhanede tek başına rakısını yudumlerken ise hüznüne bir gramofondan yayılan dertli bir şarkı eşlik eder. Meyhanedeki arkadaşları gibi annen de içi ezilerek izler onun bu halini...

Bir de karışık bir halleri vardır bu iki adamın. Bunlar ağlarken güler, gülerken ağlarlar. Öyle güzeldir, öyle kendi şahıslarına münhasırdır ki bu halleri ancak izlemen gerekir anlamak için.  Münir Özkul'un bu hali biraz ezilmişlik kokar, biraz mahcubiyet. Sadrininki ise isyanla karışıktır kimi zaman, kimi zaman ise çaktırmamaya çalışan bir mahalle delikanlısının gururuyla harmanlanır.

Önümüzdeki kış, çok sevdiğim minicik bir adamla birlikte izleyeceğim bu çok sevdiğim adamları. Duble keyif diye işte ben buna derim.

3 yorum:

cemal dedi ki...

peki ya ben?

Hürücan dedi ki...

Biz oğlumla film keyfi yaparken sen iş yerinde bizim için para kazanıyor olacaksın. Eve döndüğünde ise film izlemeyi bırakıp film çevirmeye başlayacağız. Efenim gülmeler, sarılmalar, hoppidik yapmalar, huzurla bebeği izlemeler ve benzeri...

Unknown dedi ki...

e ben de çilek teyze olarak hariçten gazel okuyarak şöyle diyorum; gözlerini dört aç ve keyifni çıkara çıkara izle :))